İlk Türkiye hidrojen zirvesi Ankara'da enerji ve sanayide yeni yol haritası çizdi
Türkiye hidrojen zirvesi: etkinlik ve katılımcılar
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Etlik Milli İrade Yerleşkesi Konferans Salonu'nda 22-23 Ekim tarihlerinde ilk kez düzenlenen Türkiye Hidrojen Zirvesi, hidrojen teknolojileri, temiz enerji, sürdürülebilirlik ve sektörel iş birliği gündemleriyle başladı. Etkinlik, akademi, sanayi ve kamu temsilcilerini bir araya getirerek ülkenin hidrojen vizyonunu tartışmayı amaçlıyor.
Zirveye; Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı temsilcileri, TENMAK Başkanı Abdullah Buğrahan Karaveli, Hidrojen Teknolojileri ve Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi (H2TEAM) Müdürü ve Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selahattin Çelik ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
üniversitenin stratejisi ve öncelikleri:
Rektör Köseoğlu, üniversitenin hidrojen ve güneş enerjisini tematik öncelik alanları olarak belirlediğini vurguladı ve bu yaklaşımı şu sözlerle özetledi:
"Enerji arz güvenliği, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma ve teknolojik bağımsızlık ülkelerin gelecek stratejileri belirleyen temel unsurlar haline gelmiştir. Bu dönüşümde güneş enerjisi ve hidrojen teknolojileri birbirini tamamlayan iki stratejik alan olarak öne çıkmaktadır. Güneş enerjisi temiz elektrik üretim açısından büyük bir potansiyel sunarken hidrojen yenilenebilir enerjinin depolanması ve farklı sektörlerde değerlendirmesi bakımından önemli fırsatlar oluşturmaktadır. Biz de Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi olarak bu iki alanın ülkemiz geleceği açısından taşıyacağı önemin bilinciyle hidrojen ve güneş enerjisini üniversitemizin tematik öncelik alanları olarak belirledik. Amacımız üniversitemizin bu alanda uzmanlaşmasını desteklemek, araştırma altyapımızı güçlendirmek, nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve ülkemizin ihtiyacına yönelik teknolojiler geliştirmektir. Çünkü üniversitelerin görevi yalnızca bilimsel bilgi üretmek değil aynı zamanda bu bilgiyi toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmektir"
mevcut durum ve politika öncelikleri:
TENMAK Başkanı Abdullah Buğrahan Karaveli, Türkiye'de hidrojen kullanımı ve hedeflerine ilişkin veriler vererek temiz üretim yöntemlerinin önemini vurguladı. Zirvede dile getirilen değerlendirmeler arasında mevcut kullanım ve emisyon yükü öne çıktı:
"Odaklanılan konulardan bir de hidrojen. Hidrojen Türkiye’nin enerji politikalarının yönlendiricileri dediğimiz arz güvenliğinin sağlanması dışa bağımlılığın hem kaynak hem teknolojide sıfırlanması ve iklim değişikliği mücadelenin üçüne hizmet ediyor. Asıl büyük motivasyonun iklim değişikliğiyle mücadeleden alıyor. Türkiye’de de bizim uzun vadeli politikalarımızda önemli yer ediniyor. Bu yerini ekseriyâ da bizim için yenilebilir enerjinin maksimizasyonu, şebeke esnekliğinin sağlanması, dijitalleşme, depolama gibi kabiliyetlerin kazanılmasıyla beraber bir entegre halde, optimizasyon sağlanacak şekilde ilerlemeye çalışıyor. Türkiye’de halihazırda 600 bin ton hidrojen kullanıyoruz. Özellikle petrokimya, cam, gübre gibi sektörlerimizde ve bunlar da buhar metan reformasyonu denen yöntemle daha çok doğal gazdan sağlanıyor. Bu bize 4 milyon tonluk bir sera gaz emisyonu doğuruyor. Bizim model ekibimizin yaptığı çalışmalarda bunun farklı senaryolarda 2035’e kadar 3 katına çıkacağı, yaklaşık 1,8 tona çıkabileceği ön görülüyor"
Karaveli ayrıca yeşil hidrojen üretimi için elektrolizörler ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının, karbon yakalama, kullanma ve depolama ile nükleer seçeneklerin değerlendirilmesinin altını çizdi ve hidrojenin çok disiplinli bir alan olduğunu vurguladı.
sanayinin dönüşümü ve gelecek adımları:
H2TEAM Müdürü Prof. Dr. Selahattin Çelik, sanayinin rekabet gücünü koruması için düşük karbonlu üretime geçişin zorunlu hale geldiğini belirtti ve zirvenin bu dönüşüme katkı sağlayacak bir platform olmasını hedeflediklerini söyledi.
"Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenleme mekanizması belirli ürün gruplarında karbon emisyonlarına bağlı mali yükümlülükler getiriyor. Bu durum Avrupa Pazarı’na ihracat yapan Türk firmalarımızı da doğrudan ilgilendiriyor. Artık uluslararası pazarda rekabet edebilmek için yalnızca kaliteli ve uygun mali ürünler üretilmek yeterli değil. Ürünlerin ne kadar karbon emisyonuyla üretildiğiyle giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu nedenle sanayimizin yeşil dönüşümü stratejik bir öncelik olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Enerji verimliği, yenilebilir enerji ve uygun uygulamalarda yeşil hidrojen teknolojileri bu dönüşünün önemli araçları arasında yer alıyor. Hidrojen, yenilebilir enerjinin depolanması ve farklı sektörlerde kullanması açısından önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle demir çelik kimya ve ağ taşımacılığı ve benzeri emisyon azaltımı zor olduğu alanlarda dikkat çekici bir potansiyel taşıyor. Elbette üretim maliyeti, depolama, taşıma ve verimlilik gibi çözümleri çözülmesi gereken sorunları mutlaka var. Maliyetlerin düşürülmesi gibi. Ancak bu sorunlar aynı zamanda mühendislerimize ve araştırmacılarımıza büyük fırsatlar oluşturuyor. Bu zirvenin en önemli amaçlarından bir tanesi de bu geleceği bir parçası olmayan sizleri teşvik etmektir"
Çelik, laboratuvarlarda geliştirilen teknolojilerin ticarileştirilmesine ve ulusal bir hidrojen ekosisteminin oluşmasına vurgu yaptı. Zirvenin ikinci günü yeşil hidrojen üretimi ve endüstriyel uygulamalar, sanayide hidrojen kullanımı ile hidrojen ekonomisi, Ar-Ge ve ticarileşme konularına ayrılacak; gün boyunca gerçekleştirilecek panel ve poster sunumlarının ardından poster ödülleri takdim edilecek ve H2TEAM laboratuvarına düzenlenecek teknik ziyaretle etkinlik tamamlanacak.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI, TÜRKİYE ENERJİ, NÜKLEER VE MADEN ARAŞTIRMA KURUMU (TENMAK) BAŞKANI ABDULLAH BUĞRAHAN KARAVELİ
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.