İmeceyle kış hazırlığı: paranın yerine komşuluk geçiyor
Erzincan'da imece geleneği sürüyor:
Erzincan'da yüzyıllardır süregelen imece geleneği, kış hazırlıklarında kadınların bir araya gelmesiyle hayat buluyor. Gün doğumuyla başlayan çalışmalar, her gün farklı bir hanenin kışlık ihtiyacını karşılamak üzere organize ediliyor.
Günlük ritüel ve üretim süreci:
Sabahın ilk ışıklarıyla çalışmalar başlıyor; kadınlar birlikte yufka, makarna, erişte, çörek ve kete gibi temel gıdaları hazırlıyor. Her gün bir evin sıra ile kışlık yufkası pişiriliyor, pişen yufkalar akşama kadar kurutuluyor ve daha sonra dolaplara kaldırılıyor.
Kurutulan yufkalar soğuk kış günlerinde ekmek veya börek olarak tüketiliyor; bazı aileler yöresel tirit ile sofralarını zenginleştiriyor. El yapımı ürünlerin dayanıklılığı ve lezzeti, kış boyunca tercih edilme nedenleri arasında öne çıkıyor.
Paranın yerine dayanışma:
Bu uygulama, ekonomik bir değişimden ziyade karşılıklı yardımlaşmaya dayanıyor. Kadınlar "bugün sana yarın bana" anlayışıyla toplanıyor ve işler sohbet eşliğinde yürütülüyor. İmece usulünün sürdüğüne dikkat çeken Rümeysa Özdemir'in sözleri şöyle: "Her yıl Eylül ve Ekim aylarında kış hazırlıkları için komşularla toplanırız. Yufka, makarna, kete hepsini yapıyoruz. Şimdi de kete yapıyoruz. Bunlara kete diyoruz. Bugün sana yarın bana. Öyle birbirlerine yardımcı oluyorlar. Bizde para geçmiyor. Her şeyi kendimiz yaparız. Her gün bir komşuya gideriz. Sabah başlarız, akşama kadar sohbet ederek yaparız. Yaptığımız hazırlıkları dolaba doldurur kış boyunca yeriz. Yufka, makarna, erişte, çörek hepsini yapıyoruz."
Toplumsal bağları güçlendiren bu gelenek, hem pratik bir kış hazırlığı yöntemi hem de komşuluk ilişkilerini taze tutan bir sosyal ritüel olarak varlığını sürdürüyor.
ERZİNCAN’DA PARANIN GEÇMEDİĞİ GELENEK DEVAM EDİYOR