İnsani yardımda 'Türkiye modeli': 20 yılda kurumsal güçlenme ve sahadaki sınamalar
Program özeti:
Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla Ankara'da AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen 'İnsani Yardım ve Türkiye Modeli' programında, Türkiye'nin farklı coğrafyalarda yürüttüğü insani yardım faaliyetleri, kriz anlarında ortaya konan uygulamalar ve ülke modelinin taşıdığı özellikler masaya yatırıldı.
Türkiye modeli ve kapasitedeki dönüşüm:
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın programda, Türkiye'nin insani yardım kapasitesinde son yıllarda kaydettiği ilerlemeyi vurguladı. Yalçın, 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hem devlet olarak hem de sivil toplum olarak insani yardım kapasitesinde son 20 yıl içerisinde muazzam bir ilerleme kaydetti' ifadelerini kullandı. Konuşmasında 1999 depremi dönemindeki yetersizliklerle günümüz kamu ve sivil toplum kurumları arasındaki farkı örnek gösterdi; geçen 25-30 yıl içinde afet yönetiminde ve yardım ulaştırmada kurumsal kapasitenin güçlendiğini belirtti ve 'Asrın felaketi' olarak adlandırılan depremler dönemindeki yeniden yapılanma sürecine dikkat çekti.
Afet deneyimi ve sivil toplumun rolü:
Yalçın, sivil toplumun sahadaki performansına da değinerek, 'Sivil toplum örgütlerimiz deprem bölgesine yardım götürmek için birbirleriyle yarıştılar' dedi. Bu rekabetin lojistik ve operasyonel kapasiteyi artırdığını, merkeze insanı koyan bir yaklaşımla yalnızca ulusal değil uluslararası düzeyde de yardım götürülmesinin Türkiye modelinin ayırt edici yönleri arasında olduğunu vurguladı.
AFAD ve Kızılay'ın mesajları:
AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, kurumun 'insanlık için sınırların ötesinde' anlayışla çalıştığını belirtti ve Türkiye modelinin yerleşmesi için AFAD, TİKA, YTB ve ilgili bakanlıklarla koordineli faaliyet yürüttüklerini aktardı. Pehlivan, güçlü devlet iradesi, kurum yapısı ve sivil toplumun birlikte hareket etmesinin modelin temel avantajları olduğunu söyledi. Dünyada insani yardıma muhtaç insan sayısına da dikkat çekildi; Pehlivan konuşmasında kayıtlı durumda yaklaşık 239 milyon insanın insani yardıma muhtaç olduğunu belirtti ve bunun 'her 34 kişiden biri' anlamına geldiğini ifade etti.
Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz ise insani yardımın engellenmesinin hukuksuz olduğunu vurguladı. Yılmaz, Kızılay ve Kızılhaç hareketinin tarihsel kökenine atıfta bulunarak 1864 ve Osmanlı Hilal-i Ahmer bağlamını hatırlattı. Gazze operasyonlarıyla ilgili lojistik zorluklara dikkat çekerek, son dönemde gönderilen 400 tırının içinden Ramazan'ın ilk haftasından beri 100 tıra izin verildiğini, bunların 25'inin insani yardım tırı, 75'inin ticari tır olarak kaydedildiğini ve içinde 'Türk' ibaresi veya bayrak olanların geri gönderildiğini aktardı. Yılmaz ayrıca Türk Kızılay'ın dünya genelinde en çok yardım gönderen Kızılaylardan olduğunu ve hareketin her yıl 'birinci veya ikinci' sıralarda yer aldığını belirtti; buna rağmen bu başarıya rehavete düşmeden devam edilmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmacılar, uluslararası örgütlerin zaman zaman yetersiz kaldığı durumlara ve insani yardımların dış politika veya güvenlik kaygıları nedeniyle engellenmesinin yarattığı dramlara dikkat çekti. Gazze ve Suriye örnekleri üzerinden insani yardımın siyasetin merkezinde insanı tutma gerekliliğini tekrarlandı.
Programın kapanışı:
Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, TİKA Başkanı Abdullah Eren, YTB Başkanı Abdulhadi Turus, Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir ve vatandaşlar katıldı. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE İNSAN HAKLARI BAŞKANI HASAN BASRİ YALÇIN