Ana Sayfa

İstanbul barajlarında azalan su seviyeleri kuraklık riskini büyütüyor

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~2 dk Editör: Aslı Han
Paylaş
İstanbul barajlarında doluluk ortalaması yüzde 48,13 iken Arnavutköy'deki Sazlıbosna/Sazlıdere havzasında su seviyesi yüzde 26,91'e geriledi, kuraklık izleri belirgin.

barajlardaki düşüş havzada somut etkiler bıraktı

Arnavutköy'de havadan görüntülenen Sazlıbosna Barajı'nda su seviyesinin yüzde 26,91 düzeyine inmesi, bölgedeki çevresel ve fiziksel değişimi gözler önüne serdi. Çekilen suyla açığa çıkan geniş alanlarda hayvanların otladığı, yıllardır su altında kalan yapı ve yerleşim kalıntılarının yeniden görünür hale geldiği belirlendi.

sahadan gözlemler:

Görüntülerde, kuruyan baraj zemini üzerinde serbestçe otlayan hayvan sürüleri ile birlikte, Kanal İstanbul güzergahındaki önemli yapılardan Sazlıdere Köprüsü'nün yükselen ayakları dikkat çekiyor. Bu sahne, havzanın hem doğal hem de fiziki olarak hızla değiştiğini ortaya koyuyor. Bölgedeki bu konumlanma, yerel ekosistem ve altyapı planlaması açısından yeni değerlendirmeleri gerektiriyor.

verilerle karşılaştırma:

İSKİ’nin 19 Ağustos 2026 tarihli verilerine göre İstanbul’a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 48,13 olarak ölçüldü. Aynı veri setinde Sazlıdere Barajı için verilen doluluk oranı da yüzde 26,91 olarak kaydedildi; böylece Sazlıdere, İstanbul ortalamasının yaklaşık 20 puan altında kaldı.

Mevcut seviye, geçen yılın aynı dönemine göre de belirgin bir düşüş gösteriyor: 19 Ağustos 2025’te Sazlıdere Barajı doluluk oranı yüzde 40,11 iken, 2024’te aynı tarihte seviye yüzde 52,16 olarak ölçülmüştü. Bu veriler, yıllık bazda yaşanan kaybın önemini vurguluyor.

İstanbul genelindeki baraj dolulukları ise İSKİ verilerinde şu şekilde sıralanıyor: Ömerli yüzde 68,36, Darlık yüzde 65,79, Elmalı yüzde 78,04, Terkos yüzde 40,98, Alibey yüzde 46,78, Büyükçekmece yüzde 33,87, Sazlıdere yüzde 26,91, Istrancalar yüzde 34,47, Kazandere yüzde 20,87, Pabuçdere yüzde 14,03.

Bu dağılım, kent genelinde riskin bölgesel farklılıklar gösterdiğini işaret ediyor; bazı havzalarda yüksek rezerv bulunurken, kuzeybatıdaki Sazlıbosna/Sazlıdere hattı önemli oranda seviye kaybetmiş durumda.

Yerel görüntüler ve İSKİ verileri birlikte değerlendirildiğinde, yaz aylarında artan sıcaklıklar ve yükselen su tüketiminin etkisiyle İstanbul’un su yönetimi stratejilerinin gözden geçirilmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Kuraklık belirtilerinin somut sahneye yansıması, hem su kaynaklarının korunması hem de alternatif su planlaması açısından acil adımlar atılmasını gündeme getiriyor.

SAZLIBOSNA’DA AYNI KADRAJA GİREN KURUYAN BARAJ ZEMİNİ, OTLAYAN HAYVANLAR, ORTAYA ÇIKAN ESKİ YAPILAR VE YÜKSELEN DEV KÖPRÜ, İSTANBUL’UN KUZEYBATISINDAKİ BÖLGENİN HEM DOĞAL HEM DE FİZİKİ AÇIDAN GEÇİRDİĞİ DEĞİŞİMİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR.

Aslı Han — Çevre & Ekoloji Editörü
Editör: Aslı Han