Kalbinizi korurken takviyelerden zarar görmeyin
Gıda takviyelerinde bilinçsiz kullanımın artan riski:
Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, son yıllarda hızla büyüyen gıda takviyeleri, enerji içecekleri ve sporcu ürünleri pazarındaki bilinçsiz kullanıma dikkat çekti. Uzm. Dr. Avkaroğulları, ilaç sınıfına girmeyen bu ürünlerin ilaçlar kadar sıkı denetlenmediğini ve bazı ağır maddelerin başta kalp olmak üzere tüm organlarda kalıcı hasarlar bırakabileceğini belirtti.
Kimler daha dikkat etmeli:
Gelişme çağındaki çocuklar, gençler ve kronik hastalığı olan bireylerin bu tür ürünleri kullanırken çok daha temkinli olması gerekiyor. Uzm. Dr. Avkaroğulları, vücut geliştirme ve yağ yakma amacıyla takviye kullanmayı planlayanların kesinlikle hekim ve uzman görüşü almadan bu maddelere başlamaması gerektiğini vurguladı. Muayene, klinik değerlendirme ve laboratuvar testleri sonucu kişiye özel desteklerin belirlenmesinin, sadece hastalıklardan korunmak için değil uzun ve sağlıklı bir yaşam için de gerekli olduğunu söyledi.
Kalp sağlığı için öne çıkan takviyeler ve kullanım uyarıları:
Uzm. Dr. Avkaroğulları, kalp-damar sağlığı açısından üzerinde çalışmalar bulunan bazı takviyeleri ve dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:
Koenzim Q10 (CoQ10): Hücrelerin enerji üretiminde rol oynar; kalp ve iskelet kaslarını korumaya yardımcı olabilir. Kolesterol ilaçlarının yol açtığı kas yorgunluğunu azaltabilir. Yaşla birlikte vücut üretimi azalır; sakatat, sığır eti, sardalya, uskumru ve yer fıstığında bulunur.
Lif takviyeleri (psyllium): Beslenmeyle yeterli lif alınamadığında değerlendirilebilir. Psyllium, kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olabilir; lif takviyesi kullananların yeterli su tüketmesi gerekir.
Omega-3 (balık yağı): Vücut tarafından üretilemeyen bu yağ asitleri, kandaki trigliserit seviyelerinin düşürülmesine katkı sağlayabilir.
Magnezyum: Kalp kaslarının düzenli çalışması ve ritmin korunmasında önemlidir; kabak çekirdeği, ıspanak, avokado ve somon gibi besinlerde bulunur.
L-karnitin: Yağların hücre içinde enerjiye dönüştürülmesinde görev alır; özellikle kalp-damar hastalığı olanların veya daha önce kalp krizi geçirmiş kişilerin hekim değerlendirmesi olmadan kullanmaması gerekir.
Yeşil çay: Kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir ancak içerdiği kafein nedeniyle aşırı tüketimden kaçınılmalıdır.
D vitamini: Sadece kemik sağlığı için değil, kalp ve damar sistemi açısından da önem taşır; seviyelerin kan testiyle belirlenmesi ve eksiklik durumunda hekim kontrolünde takviye yapılması gerekir.
Zerdeçal (kurkumin) ve resveratrol: Kırmızı ve siyah üzüm ile yer fıstığında bulunan resveratrol ve zerdeçaldaki kurkumin, kalp-damar sağlığı açısından araştırılan bileşenlerdir; takviye olarak kullanılmadan önce mevcut hastalıklar ve kullanılan ilaçlar göz önünde bulundurulmalıdır.
B12 vitamini ve folik asit: Homosistein metabolizmasında rol oynar; ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü bulunanların tetkik yaptırması önemlidir.
Sonuç ve hekim kontrolü şartı:
Uzm. Dr. Avkaroğulları, vitamin, mineral ve diğer destek ürünlerinin kişiye özel değerlendirme ve hekim kontrolü gerektirdiğini tekrarladı. Masum görünen takviyelerin bile yan etkileri olabileceğini, vücutta birikerek zehirleyici etkilere yol açabileceğini belirterek, bilinçsiz ve gereğinden fazla kullanımın önlenmesi gerektiğini vurguladı.
MEMORİAL SAĞLIK GRUBU MEDSTAR ANTALYA HASTANESİ KARDİYOLOJİ BÖLÜMÜ'NDEN UZM. DR. MAHİR AVKAROĞULLARI