Ana Sayfa

Kalp sağlığında üç temel adım: kontrol, beslenme, hareket

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Dr. Sefa Okar, 40 yaş ve üzeri bireyleri düzenli sağlık kontrolleri, sağlıklı beslenme ve hareketle kalp damar hastalıklarını önlemeye çağırdı.

Kalp sağlığında üç temel adım:

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Sefa Okar, 40 yaş üzerindeki bireyleri kalp ve damar hastalıklarına karşı uyardı. Okar, "Genetik mirasımızı değiştiremeyiz ancak yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek kalbimizi koruyabiliriz" diyerek koruyucu hekimliğin önemine vurgu yaptı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ölümlerin %34,7'sinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını belirten Okar, bunun yılda yaklaşık 170 bin, günde ise 470 kişinin hayatını kaybetmesi anlamına geldiğini söyledi. "Ülkemizde yaklaşık her üç dakikada bir kişiyi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle kaybediyoruz" uyarısı, erken tespit ve önlemin neden kritik olduğunu gösteriyor.

Riskleri erken tespit edin:

Dr. Okar, hastalık belirtisi veya aile öyküsü olsun olmasın 40 yaşından itibaren herkesin tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerini kontrol ettirmesini öneriyor. Ailesinde kalp krizi, damar tıkanıklığı veya inme öyküsü bulunanların düzenli sağlık kontrollerine gitmesi özellikle önemli.

Okar, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Sağlıklı Hayat Merkezleri'nin koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanılması ve e-Nabız üzerinden yapılan kardiyovasküler risk değerlendirmelerinin kişilerin risk profilini anlamasında yardımcı olabileceğine dikkat çekti.

Beslenme ve hareketin rolü:

Toplumun yaklaşık beşte birinin obezite sınırlarında olduğunu belirten Okar, fiziksel aktivitenin yetersizliğine dikkat çekti: erkeklerin %83'ü, kadınların %90'ı önerilen düzeyde fiziksel aktivite yapmıyor. Çukurova Bölgesi gibi beslenme alışkanlıklarının ağır bastığı yerlerde, kebaplar, hamur işleri ve yağlı yiyeceklerin sıklığı risk oluşturuyor.

Okar, doymuş yağlardan, aşırı karbonhidrat tüketiminden ve işlenmiş gıdalardan uzak durulması; porsiyon kontrolü yapılması; sebze ve meyve tüketiminin artırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca düzenli egzersizin hayatın parçası haline getirilmesini vurguladı ve haftada dört-beş gün düzenli aerobik egzersiz önerdi.

Hazırlıksız ve uzun süre hareketsiz kalan kişilerin ani, yüksek tempolu sporlara yönelmesinin risk taşıdığı uyarısını yapan Okar, özellikle 40 yaş üzerindeki erkeklerin sıklıkla katıldığı halı saha maçlarıyla ilgili olarak, "Hafta boyunca hiç egzersiz yapmayan kişilerin haftada bir kez yüksek tempolu halı saha maçına çıkmasını önermiyoruz" dedi. Bu tür ani yoğun aktiviteler nabız ve kan basıncını hızla yükselterek tehlike yaratabilir.

Takviyeler ve ilaç kullanımı:

Protein tozları ve diğer gıda takviyelerinin bilinçsiz kullanımının kalp ve böbrek sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini belirten Okar, içeriği bilinmeyen ürünlerin risk oluşturduğunu vurguladı. Takviye kullanımına bağlı çarpıntı ve böbrek fonksiyonlarında bozulma şikâyetleriyle başvuran hastalar gördüklerini söyledi ve bu ürünlerin hekim değerlendirmesi olmadan kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Kolesterol ilaçlarına karşı toplumda yaygın yanlış inanışlar olduğuna da değinen Okar, özellikle kalp krizi veya inme açısından yüksek risk taşıyan hastaların ilaç tedavilerini kendi kararlarıyla bırakmamaları gerektiğini söyledi: "İlaç tedavisi hayati önem taşıyabilir. Tedavi kararı mutlaka hastanın risk durumuna göre hekim tarafından verilmelidir."

Dr. Okar, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Genetiğimizi değiştiremeyiz, ancak değiştirebileceğimiz çok şey var. Tansiyonumuzu ölçtürelim, yüksekse takip edelim. Beslenmemizi düzenleyelim, hareketsiz kalmayalım, yürüyelim. Adana’da yaşıyoruz; narenciyemiz, narımız, sağlıklı beslenmemize katkı sağlayacak pek çok ürünümüz var. Kebabımızı da yiyelim ama porsiyonumuzu azaltalım. Kalbimizi korumak bizim elimizde."

KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM GÖREVLİSİ DR. SEFA OKAR, 40 YAŞ ÜZERİNDEKİ BİREYLERİ UYARARAK, "KALP HASTALIKLARI BİR KADER DEĞİLDİR. GENETİK MİRASIMIZI DEĞİŞTİREMEYİZ ANCAK YAŞAM ALIŞKANLIKLARIMIZI DEĞİŞTİREREK KALBİMİZİ KORUYABİLİRİZ" DEDİ.

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol