Ana Sayfa

Kampüsün gizemli canlılarını fotoğraflayan genç belgesel hayalini kuruyor

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~3 dk Editör: Cemal Korkmaz
Paylaş
Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi Yağız Ertürk, kampüs ormanlarında aylar süren bekleyişle kuşlardan su altı canlılarına kadar fotoğraflar çekiyor.

Kampüste başlayan merak

İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü öğrencisi Yağız Ertürk (22), çocuklukta başlayan doğa ve hayvan sevgisini fotoğrafçılıkla birleştirdi. Üniversite yıllarında arkadaşlarıyla kampüsteki ormanlık alana sık sık çıkmaya başlayan Ertürk, buradaki canlı çeşitliliğinin farkına varınca aylar süren sabırlı gözlemler ve bekleyişler başlattı.

Ağaçların arasındaki kuşlardan küçük memelilere kadar pek çok canlıyı fotoğraflayan Ertürk ve arkadaşları, elde ettikleri görüntüleri sosyal medyada paylaştı; paylaşımlar binlerce izlenme aldı. Ertürk, bu süreçte edindiği deneyimi ve gözlemleri bir araya getirerek yaban hayatı belgeseli çekme hedefini büyüttüğünü söylüyor.

Gözlemler, paylaşımlar ve kulüp çalışmaları

Er­türk, kampüs içindeki gözlemlerini organize etmek amacıyla Doğa ve Kuş Araştırmaları Topluluğunu kurdu. Topluluk aracılığıyla hem kampüs içi hem de farklı lokasyonlardaki çalışmalara gönüllüleri dahil ettiklerini açıkladı. Ertürk, "Ben zaten bu canlıları sürekli gözlemliyorum ve insanların da bunları görüp tanımasını istiyorum" diyerek amacını özetliyor.

İnciraltı Kent Ormanı içindeki Çakalburnu Lagününü özellikle kuş gözlemi için önemli bir nokta olarak belirten Ertürk, burada flamingo ve tepeli pelikan gibi göç dönemleriyle daha fazla çeşitliliğin görüldüğünü aktarıyor. Sosyal medyada paylaşılan "kampüsün gizemli canlıları" içerikleri, üniversitedeki ve çevresindeki insanların bölgedeki zengin biyolojik çeşitliliği fark etmesini sağlamış.

Gözlem ekibinin deneyimi ve katılımcı geri dönüşleri:

Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Bölümü yüksek lisans öğrencisi Ömer Faruk Arslan da ekip içinde yer alıyor. Arslan, birlikte araziye çıktıklarında tilkiden yaban domuzuna kadar pek çok türle karşılaştıklarını; bu görüntüleri ve hikâyelerini paylaşmanın insanlarda büyük merak uyandırdığını belirtiyor: "Kimsenin bundan haberi yokmuş."

Arslan ayrıca doğa gözlemlerinin pahalı ekipmanlara bağlı olmadığını vurguluyor ve insanların ilk adımı sadece gözleriyle atabildiğini söylüyor. Topluluk, katılımcılara doğayı koruma ve bilinçlendirme amaçlı etkinlikler de düzenliyor.

Su altı dünyası ve belgesel hedefi

Üniversite yıllarında dalış lisansı alarak su altı fotoğrafçılığına da başlayan Ertürk, deniz tavşanları, ahtapotlar ve kalamar gibi türlerin davranışlarını izlerken etkilendiğini anlatıyor. Ertürk, "Bu hayalime adım adım ilerlemeye çalışıyorum. Kafamda yakın zamanda hayata geçirmeyi planladığım birkaç belgesel projesi var" diyerek gelecek planlarını özetliyor.

Türkiye'de kayıtlı 508 kuş türü bulunduğunu, bunlardan 245 tanesini fotoğraflayabildiğini söyleyen Ertürk, farklı coğrafyalara giderek hem ekosistemleri görüntülemeyi hem de kuş türlerini tanımayı sürdüreceklerini belirtiyor.

Amatörlere tavsiyeler ve tutku:

Doğa fotoğrafçılığına yeni başlayanlara basit ekipmanlarla bile çalışılabileceğini öneren Ertürk, cep telefonuyla başlamak, böcek ve çiçek fotoğrafları çekerek pratik yapmak ve ardından kompakt kameralar veya dürbünle sulak alanlara yönelmenin yollarını anlatıyor.

Arslan ise doğaya karşı duydukları tutkuya dikkat çekiyor: "Bazen ormanın içindeyken aniden yağmura yakalanıyor, kameralarımızı korumaya çalışarak bir şekilde koşarak araziden çıkıyorduk. Bunlar bizim için çok heyecan verici anlardı. Biz doğaya karşı gerçekten çok tutkuluyuz ve insanlara da bu tutkuyu aşılamak istiyoruz."

Yağız Ertürk'ün kampüs ve çevresindeki çalışmalarının ortak sonucu, yerel ekosistemlerin beklenmedik zenginliğini görünür kılması ve daha geniş bir kitleye doğa sevgisi ve korunma bilinci aşılaması oldu.

YAĞIZ ERTÜRK (SAĞDA), ARKADAŞI ÖMER FARUK ARSLAN İLE BİRLİKTE DOĞADAKİ HAYVANLARI FOTOĞRAFLIYOR.

Cemal Korkmaz — Haberde İnsan Editörü
Editör: Cemal Korkmaz