Karadeniz’de palamut bolluğu: kabuklulardan balıklara geniş etki, hızlı av çağrısı
palamutun denizde bıraktığı izler:
Samsun Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç, bu sezon Karadeniz’de yaşanan palamut bolluğunun deniz ekosisteminde belirgin etkiler yarattığını vurguladı. Malkoç, bolluk döneminde tanesi 30 TL ile 50 TL arasında satılan palamudun, kabuklular ve küçük pelajik balıklar dahil önüne gelen her canlıyı tükettiğini belirterek denizlerin hızla boşalabileceği uyarısında bulundu.
Malkoç, palamut sürülerinin mezgit, istavrit, çinakop, yengeç ve diğer yavru türleri dahi yediğini ifade ederek 'Denizde palamut bol. Denizden bu palamudun bir an önce tutulması lazım' dedi. Bu durum hem ticari avcılığı hem de deniz biyolojik çeşitliliğini doğrudan etkiliyor; palamutun obur bir tür olduğu ve sürüler halinde hareket ettiğinde diğer türlerin hayatta kalma şansını azaltacağı belirtiliyor.
göç, dağılım ve yaşam döngüsü:
Malkoç, palamut sürülerinin Karadeniz’in doğusuna göç edip daha sonra tekrar boğaza doğru dönüş yoluna geçtiğini, Giresun’dan Hopa’ya kadar geniş bir alanda yoğunluk görüldüğünü aktardı. Marmara’da ve Karadeniz’in bazı bölümlerinde geçmiş yıllarda benzer bolluklar olsa da bu sezonkinin farklı boyutta olduğunu söyledi. Palamutun yaşam süresinin hamsiye kıyasla daha kısa olduğuna dikkat çekerek 'Hamsi 3 yıl yaşıyor ama palamut öyle değil. O nedenle palamudun tutulması lazım' şeklinde konuştu.
Ayrıca Malkoç, deniz soğudukça palamutların büyüyeceğini, hızlarının yavaşlayacağını ve bunun avlanmayı kolaylaştıracağını belirtti. Şu anda buzhanelerin dolduğu, palamutun boğaza giren ve giremeyen olarak ayrılacağı ve dönüş başladıktan sonra her yerde yoğun sürüler görülebileceği ifade edildi.
pazar, tüketim ve saklama önerileri:
Palamut bolluğunun tüketici açısından fiyat avantajı yarattığını vurgulayan Malkoç, balığın halka ucuz fiyata sunulması gerektiğini söyledi. Bazı birliklerin avın azaltılmasını önerdiğini, kendilerinin ise bu görüşe katılmadığını belirterek kota taleplerinden söz etti. Malkoç, 'İnsanları balık yemeye alıştırmamız lazım. Çoğu insan balık yemiyor. Dünyada balık tüketiminde çok gerideyiz' diyerek tüketim alışkanlıklarının da tartışılması gerektiğini kaydetti.
Geçmişte palamutun tuzlanarak saklandığını hatırlatan Malkoç, 'Eskiden bu balık tuzlanırdı, yazın da yenirdi. 20-30 sene önce bu balıklar teneke teneke, 50 teneke tuzlanırdı' dedi. Halkı alınan palamudu saklamaya teşvik eden Malkoç, palamutun her zaman yenebileceğini ve bolluğun bir nimet olduğunu belirtti. Devlet desteğine atıfta bulunarak, birliklerin halkı desteklemeye çalıştığını da ekledi.
Sonuç olarak, kooperatif başkanının çağrısı, denizdeki palamut yoğunluğunun kısa vadede ekonomik fırsat yaratırken ekolojik dengeler ve diğer türlerin devamlılığı açısından risk taşıdığı yönünde. Malkoç, sürülerin bir an önce tutulup uygun fiyatla halka sunulmasını, aynı zamanda tüketim alışkanlıklarının teşvik edilmesini öneriyor.
PALAMUT BOLLUĞU BİR YANDAN VATANDAŞIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRÜRKEN BİR YANDAN DA BALIKÇILARDA ENDİŞE UYANDIRIYOR.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.