Karadeniz’de seyrüsefer emniyetini güçlendirmek için bölgesel önlemler kararlaştırıldı
Sofya buluşması ve ortak mesaj
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’daki Boyana Hükümet Köşkü’nde düzenlenen Türkiye-Bulgaristan-Romanya Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları Toplantısı sonrası ortak bir açıklama yaptı. Toplantıda Karadeniz’deki güvenlik gündemi ön plandaydı; üç ülke, bölgedeki seyrüsefer emniyetinin korunmasının önemine vurgu yaptı.
Taraflara sağduyu çağrısı
Güler, konuşmasında Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ilk gününden itibaren Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği net desteği koruduğunu, aynı zamanda Rusya ile sürdürdüğü diyalogun bölgesel krizlerin tırmanmasını engellediğini belirtti. Bakan, savaşın Karadeniz’e yansımalarının devam ettiğini ve son dönemde ticari gemilere yönelik çok sayıda saldırı, sürüklenen mayınlar ve insansız araç parçalarının denizde infial oluşturduğunu hatırlattı. Tarafları sağduyuya davet ettiklerini ifade etti ve açık deniz alanlarında seyrüsefer serbestliğinin korunması gerektiğini vurguladı.
Somut olay: bir geminin daha vurulması
Güler, toplantı sırasında bir örnek vaka olarak bugün Bulgaristan’ın deniz yetki alanları içinde bir ticari geminin 3 dron ile vurulduğunu öğrendiklerini açıkladı. Bu tür olaylara karşı her iki tarafın da daha dikkatli olması gerektiğini belirten Bakan, ayrıca Türk bayraklı ve Türk işletmeli gemilere yönelik saldırılar karşısında Türkiye'nin her türlü yasal hakkını saklı tuttuğunu ve gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi.
Mayın tehdidine karşı iş birliği ve kapasite
Güler, Rusya-Ukrayna Savaşı kaynaklı mayın tehdidine karşı Deniz Kuvvetleri ve Deniz Hava unsurlarının kullanılarak milli mayın karşı tedbirleri harekâtının icra edildiğini bildirdi. Bölgesel sahiplik anlayışıyla üç kıyıdaş ülkenin birlikte kurduğu MCM Black Sea Görev Grubu ile mayın tehdidine çözüm arandığını ve bu görev grubuna mutabakat doğrultusunda gemi olmadan da katkı sağlayabilecek ülkeler olduğunu aktardı.
Ayrıca sürüklenen mayınların yarattığı riskin yanı sıra kritik su altı altyapısının korunmasının önemine dikkat çekildi. Güler, 7 Temmuz 2026 tarihindeki NATO Zirvesi marjında da mutabakat zaptına ilişkin değişikliklerin imzalandığını belirterek Türkiye’nin bölgesel iş birliğine bağlılığını sürdürdüğünü ve Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında Deniz Unsur Komutanlığı görevini üstlendiğini hatırlattı.
Montrö sözleşmesi ve bölgesel denge
Konuşmasında Montrö Sözleşmesi’ne atıfta bulunan Güler, Türkiye’nin sözleşmenin gereklerini savaşın başlangıcından itibaren titizlikle uyguladığını, bunun savaşın daha geniş bir bölgeye yayılmasını engellemede rol oynadığını ve Karadeniz’deki etkinin düşük tutulmasına katkı sağladığını söyledi. Bölge ülkelerinin gerekli kabiliyetlere sahip olduklarını, ancak atılacak adımlarda zamanlama ve diplomatik hassasiyetin önem taşıdığını vurguladı.
Gelecek adımlar ve kararlılık
Bakan Güler, beş yıldır devam eden çatışmanın ülke güvenliğine ve vatandaşların huzuruna etkisini azaltmak için bugüne kadar üç ülkenin ortak önlemler aldığını, bundan sonra da bölgesel sahiplik prensibi çerçevesinde ve sahip olunan kabiliyetlerle Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğine katkı sağlayacak ilave her türlü tedbiri alacaklarını açıkladı. Güler, Sofya’daki istişareler sonucunda mutabık kalınan ortak metnin Karadeniz’in güvenliğine ilişkin kararlı duruşu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
Toplantı ortak bildirisi, dost ve müttefik Bulgaristan ile Romanya ile tam uyum ve dayanışma içinde sergilenen tek sesli duruşun, Karadeniz’deki ticari rotaların ve kıyıdaş ülkelerin emniyetinin ihlal edilemez bir kırmızı çizgi olduğunu taraflara net biçimde hatırlattığını ortaya koydu.
BAKAN YAŞAR GÜLER, BULGARİSTAN VE ROMANYALI MEVKİDAŞLARIYLA ORTAK BASIN TOPLANTISI YAPTI