Kardeşimin tandırda yakıldığı iddiası: abla tehditlere rağmen susmayacak
Siirt’te kaybolma ve iddiaların seyrine ilişkin gelişmeler
Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında boşandıktan bir gün sonra kaybolan ve yaklaşık iki yıldır kendisinden haber alınamayan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel dosyası, aileye yönelen tehdit iddiaları ve cesedin bulunamaması nedeniyle yeni bir boyut kazandı. Akyel’in ablası Halime Pilgir, kardeşinin tandırda yakılarak öldürüldüğünü öne sürüyor ve hem kendisinin hem de ailenin hedef alındığını belirtiyor.
tehdit iddiaları:
Pilgir, sosyal medya ve telefon üzerinden ağır tehditler aldığını, kendisine yönelik hakaret ve şiddet içerikli mesajların iletildiğini söyledi. İlk tehditlerin canlı yayında geldiğini aktaran Pilgir, tehdit söylemlerini şu sözlerle anlattı: "Derin yüzülecek, dilin koparılacak." Pilgir ayrıca bazı hesaplardan ve canlı yayınlardan gazetecilere ve kendisine satır fotoğrafları gönderildiğini, ardından küfür ve hakaret mesajlarının çoğaldığını ifade etti.
Bu tehditleri resmi makamlara bildirdiğini vurgulayan Pilgir, tehdit zincirinin üçüncü kişiler aracılığıyla sürdüğünü, hatta yakın zamanda kadınlar üzerinden de baskı kurulduğunu iddia etti. "Ben kadınların hakkını aradığım için çok ağır tehditler alıyorum" diyen Pilgir, hem kendi güvenliğinden hem de çocukların korunmasından endişe duyduğunu belirtti.
aile ve savcılık iletişimi:
Pilgir, kardeşinin cansız bedeninin bulunmamasının kendisini derinden etkilediğini ve çocukların psikolojik durumunun ağırlaştığını söyledi: "Kardeşimin en azından bir mezarı olsun." Aile, olaya ilişkin bilgileri, mesajları ve tanık beyanlarını savcılığa teslim ettiğini bildirdi. Siirt Başsavcılığı'nın dosyanın sonuna kadar gitme sözü verdiğini belirten Pilgir, bu güvenceye rağmen dosyanın seyrine ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Pilgir ayrıca, ailenin içinden bazı kişilerin susturulmaya çalışıldığını, hatta olayla ilgili bilgisi olan kadınlara baskı yapıldığını savundu. Kardeşinin büyük kızının öğretmenine annesinin "tandırda yakıldığını" söylemesi üzerine öğretmenin durumu aileye bildirdiği ve bunun da savcılığa aktarıldığı belirtildi.
soruşturmanın hukuki boyutu:
Dosyanın avukatı Gurbet Bilbay ise soruşturmanın halen soruşturma aşamasında olduğunu, kovuşturma aşamasına geçilebilmesinin ön koşulunun cesedin bulunması olduğunu vurguladı. Bilbay, cesedin bulunamaması nedeniyle mahkûmiyet için güçlü deliller gerektiğini; şüphelilerin çelişkili ifadeleri ve tanık beyanlarının tek başına yeterli görülmeyebileceğini ifade etti.
Bilbay, yeraltı ve kapsamlı arama çalışmalarının yapılması için Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibinin görevlendirilmesini talep ettiklerini, Gülistan Doku dosyasında olduğu gibi uzman ekip desteğinin beklendiğini söyledi. Ancak bu talebe henüz yanıt verilmediğini belirtti.
Avukat Bilbay, savcının dosyayla ilgili izlenimini de aktardı: "Biliyoruz ki Mekiye Akyel geri gelmeyecek, öldüğünden eminiz. Nitekim savcımız da buna emin." Buna rağmen mevcut yasal düzenlemeler ve delil durumu nedeniyle mahkûmiyetin garanti olmadığını, bu durumun aile üzerinde ağır bir moral yükü oluşturduğunu söyledi.
aile talebi ve kamuoyuna çağrı:
Pilgir, hem kendi güvenliği hem de çocukların korunması için yetkililerden somut adımlar beklediklerini belirtti. Özellikle çocukların bakımının tartışmalı kişilerin yanında sürdürülmemesi gerektiğini vurgulayan Pilgir, "O kadının yanına çocukları bırakmayın" uyarısında bulundu. Aile, dosyanın etkin soruşturulmasını, JAK ve yer altı aramalarının yürütülmesini ve tehdide maruz kalanların korunmasını istiyor.
Dosya şu an için resmi soruşturma kapsamında ilerliyor; aile ve avukat, cesedin bulunmasını ve somut delillerin ortaya çıkmasıyla birlikte davanın kovuşturma aşamasına geçirilmesini bekliyor. Aile, adalet arayışını sürdürürken tehdit ve baskı iddiaları davanın gündemindeki en hassas konular arasında yer alıyor.
"Bana satır fotoğrafları gönderiyorlar" diyerek tehdit edildiğini söyledi: "Kardeşimi tandırda yaktılar, beni susturamayacaklar"