Ana Sayfa

Kelimelerle kurulan vefa: Kelime Müzesi'nde Türkçe yaşatılıyor

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~3 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Şermin Yaşar'ın 2022'de açtığı Kelime Müzesi, Ankara Kalesi eteklerinde üç katlı, interaktif sergilerle Türkçenin zenginliğini her yaştan ziyaretçiye aktarıyor.

Ankara Kalesi eteklerinde dil, kültür ve edebiyatla buluşma

Yazar ve edebiyatçı Şermin Yaşar tarafından 2022'de kurulan Kelime Müzesi, Türkçeye duyulan vefayı somut bir mekâna taşıdı. Tarihi binanın üç katına yayılan sergiler, dile dair kaynakları ve günlük kullanımın ögelerini bir araya getirerek ziyaretçilere farklı deneyimler sunuyor. Mekân, özellikle çocuk ve genç ziyaretçilerin ilgisini çekerken, yerli ve yabancı gezginlerin de rotasına girdi.

Müzenin amacı ve kuruluş süreci:

Müze çalışanı Esra Şatay Beyter museumun kuruluş sürecine dair ayrıntılar paylaştı. Beyter, Şermin Yaşar'ın uzun çalışmalar, sözlük taramaları ve araştırmalar sonucunda böyle bir proje ortaya koyduğunu; açılışın ise hedeflenen tarihe yetiştirilerek 26 Eylül tarihinde gerçekleştiğini belirtti. Yaşar'ın amacını ise sıkça tekrarladığı ifadesiyle özetlemek mümkün: 'Türk diline bir vefa borcu.' Beyter, bu yaklaşımın hem dilin yaşatılmasına hem de unutulmaya yüz tutmuş kelimelerin hatırlatılmasına hizmet ettiğini söyledi.

Müze düzeni ve sergi türleri:

Müze üç kattan oluşuyor ve her katın teması farklı. Tarihi bina geçmişte tiftik ambarı olarak kullanılmış; bugünse alt katta deyim ve atasözleri, orta katta kelime anlamları ve kelime dağarcığına yönelik çalışmalar, en üst katta ise dil oyunları ve kelime kökenleriyle ilgili eserler yer alıyor. Beyter, mekânın klasik bir müze anlayışından uzak olduğunu; daha çok modern sanat müzesi deneyimi veren, interaktif ve dokunarak öğrenmeyi teşvik eden bir yapıda olduğunu vurguluyor. Ziyaretçiler burada yalnızca görmekle kalmıyor, öğeleri deneyimleyerek öğreniyor; Beyter'in ifadesiyle 'her gelenin mutlaka Türkçe dersine girmiş gibi olduğunu anlıyorum.'

İlgi odağı eserler ve ziyaretçi deneyimi

Müzedeki çalışmalardan bazıları hem eğitimsel hem de estetik bir yaklaşımla kurgulanmış. Çocukların nesnelerle etkileşim kurarak öğrendiği uygulamalar; günlük hayatta sıkça kullandıkları ancak kökenini bilmedikleri kelimelerin açıklamaları ve unutulmuş deyimlerin canlandırılması bu yaklaşımın örnekleri arasında.

Kelime Duvarı ve popüler bölümler:

Ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği eserlerden biri Kelime Duvarı. A'dan Z'ye kutucuklar içinde yer alan örneklerde, şarkı ve türkülerde geçen kelimelerin anlamları bulunuyor. Beyter, örnek verirken A harfi çekildiğinde 'Evvelim sen oldun, ahirim sensin' türküsündeki 'ahir' sözcüğünün anlamının görülebildiğini anlatıyor. Bu tür uygulamalar, kelimeyi bağlamı içinde göstermesi bakımından ziyaretçiler tarafından ilgiyle karşılanıyor.

Etimoloji ve harf dağılımı:

Müzedeki etimoloji bölümü, Türkçenin farklı kaynaklardan aldığı sözcüklerin izini sürüyor. Beyter, Türkçenin Eski Türkçe, Arapça, Farsça ve Osmanlıcadan çok sayıda sözcük aldığını; günlük kullanımda kökeni belirsiz olan birçok kelimenin burada açıklığa kavuştuğunu belirtiyor. Ayrıca Türkçe sözlükte en fazla kelimenin K harfi ile başladığını, bunun yaklaşık 10 bin 800 civarında olduğunu söylüyor. Karşıt olarak en az kelimenin başladığı harfin J olduğunu; bunun içinse sözlük başına yaklaşık 130-140 sözcük bulunduğunu ekliyor. Müzedeki bazı düzenlemelerde ölçü ve materyal ayrıntıları da dikkati çekiyor; örneğin Kelime Duvarı çekmecelerinin altında 2,5 metre uzunluğunda kemerler bulunuyor.

Gelecek ve eğitimsel etkiler

Beyter, müzenin yalnızca sergilenmiş eserleri göstermediğini, aynı zamanda dilin sürekli ve dinamik bir yapıda olduğunu hatırlattığını ifade ediyor. Bir eser kaldırıldığında yerine başka bir kelime ya da söz getirilebileceğini, böylece koleksiyonun zaman içinde değişip zenginleşeceğini vurguluyor. Bu esneklik, ziyaretçilerin yeniden gelmesine ve sergilerin yaşamaya devam etmesine yol açıyor.

Ziyaretçi geri bildirimleri de müzenin eğitimsel etkisini destekliyor. Çocuklarıyla müzeyi gezen Müzeyyen Çalık, serginin 'ince düşünülmüş' olduğunu, çocukların kelimeleri dikkatle okuduğunu ve farklı yollarla öğrenmeye yöneldiğini söylüyor. Örneğin 'yerin kulağı var' deyimi, yerde bir kulak figürüyle gösterilerek çocukların kavramı somutlaştırmasına yardımcı oluyor.

Özetle, Kelime Müzesi hem sözlükçe kaynakların derinliğini hem de günlük kullanımın zengin bağlamlarını ziyaretçilere interaktif bir yaklaşımla sunuyor. Kurucunun ifade ettiği 'Türk diline bir vefa borcu' düşüncesi, mekânın kuruluş mantığını ve sergilerin seçimini belirliyor; ziyaretçiler ise burada dilin tarihini, kökenini ve yaşayan kullanımını bir arada deneyimliyor.

KELİME MÜZESİ İLE TÜRKÇE'NİN ZENGİNLİĞİ ZİYARETÇİLERE ANLATILIYOR

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç