Kesisiz nükleoplasti ile bel ve boyun fıtığında cerrahiye alternatif
kesisiz yöntemler ameliyat korkusunu azaltıyor:
Bel ve boyun fıtığı teşhisi konulan pek çok kişi, ilk anda büyük ameliyatları, uzun iyileşme süreçlerini ve komplikasyon risklerini düşünerek uzman muayenesini erteleyebiliyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak’ın aktardığı bilgiye göre, gelişen tıp teknolojileri sayesinde her fıtık vakası açık ameliyat gerektirmiyor; bunun yerine radyofrekans nükleoplasti gibi minimal invaziv, kesi gerektirmeyen uygulamalar daha fazla öne çıkıyor.
radyofrekans nükleoplasti nasıl çalışır:
Op. Dr. Seyhan Orak, disk yapısını içinde jel bulunan bir yastıkçığa benzeterek yöntemin mantığını şöyle açıklıyor: Fıtıklaşan disk yapısının dışarı taşması sonucu sinir köklerine baskı oluşur. Nükleoplasti sırasında disk içine yerleştirilen özel bir prob aracılığıyla kontrollü, düşük ısıda radyofrekans enerjisi uygulanır. Bu işlem disk hacmini küçültür, disk içi basıncı azaltır ve sinir üzerindeki baskıyı hafifletir; sonuçta ağrı azalması hedeflenir.
İşlem ciltte sadece birkaç milimetrelik bir girişten yapılır ve kesiye gerek yoktur. Genellikle lokal anestezi ve hafif sedasyon altında, 20-30 dakika içinde tamamlanır. Hastalar çoğunlukla ciddi ağrı hissetmez, yalnızca hafif bir basınç hissi tarif eder; birkaç saat gözlem sonrasında yürüyerek taburcu edilebilirler ve aynı gün sosyal yaşamlarına dönebilmeleri mümkündür.
avantajlar ve iyileşme süreci:
Radyofrekans nükleoplasti yönteminin öne çıkan faydaları arasında kas ve kemik dokusunun korunması, daha az ağrı, düşük enfeksiyon ve kanama riski ile hızlı iyileşme sayılabilir. Masa başı çalışan hastaların çoğu birkaç gün içinde rutin işlerine dönebilir. Kas-iskelet sistemi üzerinde büyük cerrahi travma yaratılmadığı için rehabilitasyon ve günlük aktivitelere dönüş süresi kısalır.
Bununla birlikte, yöntemin başarısı büyük ölçüde hasta seçimine bağlıdır. Bilimsel çalışmalarda bildirilen başarı oranları %70-%90 aralığında olup, en iyi sonuçlar küçük ve orta derecedeki disk fıtıklarında, diskin bütünlüğünün korunduğu, ilaç ve fizik tedaviye rağmen ağrısı devam eden ama ciddi kas gücü kaybı olmayan hastalarda elde edilmektedir.
cerrahi gereken durumlar ve uyarılar:
Her fıtık vakasında nükleoplasti uygun değildir. Op. Dr. Seyhan Orak, patlamış (sekestre) disk fıtıkları, ciddi kas gücü kaybı, idrar veya büyük abdest kontrolü bozukluğu, ileri sinir ya da omurilik basısı, belirgin omurga instabilitesi ve kauda equina sendromu gibi durumlarda cerrahi tedavinin ön planda olduğunu vurguluyor. Bu tür acil tablolarda tedavi geciktirilmemelidir.
Sonuç olarak, bel ve boyun fıtığı tanısı alan hastalar ameliyat korkusuyla muayeneyi ertelememeli; doğru tanı ve zamanında değerlendirme, kesisiz yöntemlerle ciddi ameliyatlardan kaçınma veya cerrahiyi gerektiren durumların erken tespit edilmesi açısından hayati önem taşıyor. Doğru hasta seçildiğinde radyofrekans nükleoplasti, yüksek başarı ve hızlı iyileşme sunan güvenilir bir alternatif olarak değerlendirilmelidir.
MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ BÖLÜMÜ’NDEN OP. DR. SEYHAN ORAK