Ana Sayfa

Kilikya yolu Mersin'i deneyim turizminin merkezine taşıyabilir

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Berk Doğan
Paylaş
MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Kilikya Yolu'nun tarih, doğa, gastronomi ve kırsal ekonomiyi canlandırarak Mersin'i uluslararası destinasyon haline getirebileceğini belirtti.

kilikya yolu: Mersin'in yeni turizm ekseni

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, turizm anlayışının hızla değiştiğini vurgulayarak, yeni nesil ziyaretçilerin artık sadece deniz, kum ve güneş üçlüsünü değil; tarih, kültür, gastronomi ve yaşam biçimini de deneyimlemek istediğini söyledi. Çakır, bu dönüşümün merkezinde Kilikya Yolu projesinin olduğunu belirterek, rotanın Mersin’in turizm potansiyelini ulusal ve uluslararası ölçekte görünür kılabileceğini ifade etti.

rota unsurları ve deneyim çeşitliliği:

Çakır, Kilikya Yolu'nun yalnızca doğa yürüyüşü rotası olarak görülmemesi gerektiğini anlattı. Tarsus’tan Gülek’e uzanan antik yollar, kervansaraylar, antik kent kalıntıları, Göksu Deltası, Tisan koyları ve tarihi liman kalıntıları gibi farklı bileşenlerin bir arada sunulmasının, ziyaretçilere tek bir rota üzerinden çok katmanlı bir deneyim sağlayacağını kaydetti. Bu yapı, yürüyüşçüler, bisiklet tutkunları, doğa sporcuları, tarih meraklıları ve gastronomi gezginleri için cazip bir destinasyon potansiyeli taşıyor.

yerel kültür ve gastronominin rolü:

Yerel mutfak ve coğrafi işaretli ürünlerin rota için tamamlayıcı olduğunu belirten Çakır, ziyaretçilerin cezeryenin hikâyesini dinlemeleri, Anamur muzunun yetiştiği coğrafyayı görmeleri, Mut zeytinyağını tatmaları gibi deneyimlerin kentin cazibesini artıracağını söyledi. Bu yaklaşımın, konukların kentle daha güçlü bağ kurmasını sağlayacağını ve ziyaret süresini uzatabileceğini vurguladı.

ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma:

Çakır'a göre turizm projelerinin başarısı, yarattığı ekonomik etkiyle ölçülür. Kilikya Yolu boyunca oluşacak hareketliliğin konaklama, yeme-içme, ulaşım, rehberlik, yerel ürün satışı ve el sanatları gibi birçok sektöre canlılık kazandıracağını söyledi. Küçük üreticiler, kadın kooperatifleri, çiftçiler, zanaatkarlar ve genç girişimcilerin bu sürecin doğal paydaşları olması gerektiğini vurguladı; böylece gelirlerin sadece kent merkezinde değil, kırsal alanlarda da hissedileceğini belirtti.

sürdürülebilirlik ve planlama önceliği:

Doğanın korunmasının ve bölgenin kültürel dokusuna uygun planlamanın önemine dikkat çeken Çakır, büyük ve kimliksiz yapılaşmalar yerine butik tesisler, yerel mimariye uygun konaklama modelleri, gastronomi durakları ve doğa sporlarını destekleyen girişimlerin ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi. Çakır, sürdürülebilirliğin turizmin önünde bir engel değil, uzun vadeli ekonomik başarının temel koşulu olduğunu ifade ederek, “Doğasını ve özgünlüğünü kaybeden bir destinasyon rekabet gücünü de kaybeder.” dedi.

Çakır, hedeflerinin sadece turist sayısını artırmak olmadığını; Mersin’de daha uzun süre konaklayan, yerel ürünleri tanıyan ve kentle bağ kuran nitelikli ziyaretçileri çekmek olduğunu belirtti. Kilikya Yolu'nun güçlü iş birlikleri ve doğru planlama ile geliştirildiğinde Mersin'i yalnızca ziyaret edilen değil, hikâyesi yaşanan ve yeniden gelinmek istenen bir kent haline dönüştürebileceğini ifade etti.

MERSİN'İN SAHİP OLDUĞU DOĞAL VE KÜLTÜREL ZENGİNLİKLERLE BU DÖNÜŞÜM İÇİN ÖNEMLİ BİR AVANTAJA SAHİP OLDUĞUNU İFADE EDEN ÇAKIR, KİLİKYA YOLUNUN KENTİN TURİZM POTANSİYELİNİ DÜNYAYA TAŞIYACAK EN ÖNEMLİ PROJELERDEN BİRİ OLDUĞUNU VURGULADI.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Berk Doğan — Dijital Ekonomi Editörü
Editör: Berk Doğan