Körüklü çizme geleneğini ayakta tutan Tavaslı usta
Dede mirası bir zanaat:
Denizli’nin Tavas ilçesinde yaşayan Mehmet Çiyancı, ayakkabıcılığa çocuk yaşta, dede yanında adım attığını söylüyor. Henüz 7 yaşında çıraklıkla tanışan Çiyancı, kalfalık ve ustalık merdivenlerini çıkarak kendi iş yerini açtı. Yıllarını ahşap kalıplar, deri kokusu ve el emeğine adayan usta, bugün sadece bir üretici değil aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş bir kültürün taşıyıcısı konumunda.
Geleneksel yöntemin izinde:
Evli ve dört çocuk babası olan Çiyancı, mesleğinin son 22 yılını özellikle Yörük kültürünün simgesi ve efe kıyafetlerinin vazgeçilmez parçası olan körüklü çizme üretimine ayırdı. Üretimin her aşaması geleneksel tekniklerle, sabır ve titizlikle yürütülüyor; ahşap kalıplar ve el işçiliği Çiyancı’nın atölyesinin temel unsurları arasında.
Usta, el emeğiyle ortaya çıkan çizmelerin yalnızca estetik değil, aynı zamanda bir kültürel süreklilik taşıdığını vurguluyor. Ürettiği parçaları Türkiye’nin dört bir yanına ulaştıran Çiyancı, alın teri ve boyalı elleriyle bu değeri yaşatmaya devam ediyor.
Geleceğe taşınan miras:
Çiyancı’nın hikâyesi, geleneksel zanaatların nesiller boyunca aktarılmasının önemine işaret ediyor. Hem teknik bilgi hem de kültürel hafıza olarak tanımlanabilecek bu üretim şekli, ustanın çabasıyla bölgeye özgü giysi ve yaşam biçimlerinin korunmasına katkı sağlıyor. Mehmet usta, zanaatın yaşatılması için gösterdiği kararlılıkla Tavas’ta bir kültür köprüsü oluşturmaya devam ediyor.
YARIM ASIRLIK EMEK: UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ KÖRÜKLÜ ÇİZME ZANAATINI YAŞATIYOR