Ana Sayfa

Kütahyalı sanatçı doğal taşlarla boyasız resim evreni kuruyor

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Kütahya'da Hakime Gülsoy, doğadan topladığı taşları havanda ezip ceviz, kavak ve çam panolara boya kullanmadan uygulayarak özgün resimler üretiyor.

Doğadan toplanan taşlarla başlayan süreç:

Kütahya’da atölyesini 10 yılı aşkın süredir sürdüren sanatçı Hakime Gülsoy, doğadan topladığı renkli taşları hiç boya kullanmadan sanat eserine dönüştürüyor. Gülsoy, taşları havanda ezerek ince bir toz haline getiriyor ve bu doğal tozları, ceviz, kavak ve çam ağaçlarının gövdelerinden hazırladığı panoların yüzeyine uyguluyor. Bu yöntem, sıradan resim tekniklerinden farklı bir çalışma düzeni ve sabır gerektiriyor.

Uygulama tekniği ve malzeme seçimi:

Sanatçı, taşları toplama, ezme ve eleme aşamalarını tek tek gerçekleştiriyor; taş tozlarının kıvamı ve tane inceliği eserin görünümünü doğrudan etkiliyor. Gülsoy, çalışmalarında hiçbir boya kullanmadığını vurguluyor: tüm renk geçişleri ve ton varyasyonları doğadan gelen taşların kendi renkleriyle sağlanıyor. Panoları için seçtiği ceviz, kavak ve çam gövdeleri, taş tozlarının tutunmasını sağlayacak uygun bir zemin sunuyor.

Emek, güç ve dayanıklılık:

Taşları toz haline getirmek fiziksel açıdan zahmetli bir işlem; Gülsoy bu aşamada eşinin de yardımlarından söz ediyor. Hazırlanan tozlar eser yüzeyine uygulandıktan sonra sanatçı, parçalara zarar vermeden sabitleme için şeffaf bir yapıştırıcı kullanıyor. Yapıştırıcı kurumadan sonra şeffaflaştığı için eserlerin doğal görünümü korunuyor ve bu sayede hazırlanan çalışmalar uzun yıllar sergilenecek, duvarları süsleyecek kalıcı parçalara dönüşüyor.

Gülsoy aynı zamanda yağlı boya da yapıyor; ancak doğal taş tekniğinin kendi içinde taşıdığı kısıtlar ve imkanlar farklı. Yağlı boyada istenen tonu elde etmek için renkler karıştırılırken, taş tozlarıyla yapılan çalışmalarda renkleri karıştırma imkânı yok. Bu yüzden sanatçı, elindeki doğal renk paletini göz önünde bulundurarak her parçayı eserin bütününe uygun şekilde yerleştirmek zorunda kalıyor.

Sanatçı, internet üzerinden ulaştığı örneklerden yola çıkarak Türkiye genelinde bu tekniği uygulayan sınırlı sayıda sanatçı olduğunu düşünüyor ve Kütahya’da bu yöntemi kullanan bildiği tek kişi olduğunu belirtiyor. İlgi duyanlar zaman zaman kendisinden kurs talep etse de taşların hazırlanması ve ezilmesi aşamasının zahmeti nedeniyle bazı kişiler çalışmaya devam etmeyi tercih etmiyor. Gülsoy, isteyenlere taş temini ve hazırlık aşamasını göstererek tekniği öğretebileceğini söylüyor.

Gülsoy’un çalışmaları, doğanın renklerini doğrudan sanatla buluşturan nadir örneklerden. Sanatçı, bu yöntemin kendisi için yalnızca bir üretim biçimi olmadığını, aynı zamanda bir terapi olduğunu da ifade ediyor: Ben mutluyum, bu çalışmayı yapmaktan zevk alıyorum, keyif alıyorum. Ayrıca merhum emekli öğretmeni Bünyamin Cumurcu'dan öğrendiği bazı uygulama bilgilerini (örneğin eserlerin belirli aralıklarla kuru toprağa konularak arındırılması gerektiği önerisi) alıcılarla paylaştığını söylüyor, ancak bunun bilimsel doğruluğunu kesin olarak bilmediğini de ekliyor.

Kütahya Kent Konseyi Sanat Merkezi’ndeki atölyesinde sürdürülen çalışmalar, sanatçının emek ve sabırla yarattığı özgün dili gözler önüne seriyor; doğal taşların renkleriyle oluşturulan bu eserler, hem teknik hem de estetik açıdan farklılık arayan sanatseverlerin dikkatini çekiyor.

KÜTAHYA'DA YAŞAYAN SANATÇI HAKİME GÜLSOY, DOĞADAN TOPLADIĞI RENKLİ TAŞLARI KULLANARAK BOYA KULLANMADAN RESİMLER YAPIYOR.

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç