Lavrov'dan çok kutuplu dünya vurgusu ve Avrupa'ya barış görüşmelerini engelleme suçlaması
Lavrov'un BM'deki ana mesajı:
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na hitabında küresel siyasetin köklü değişim yaşadığını ve daha adil, çok kutuplu bir dünya düzeni ortaya çıktığını savundu. Lavrov, Küresel Güney ve Doğu ülkelerinin egemen kalkınma merkezleri olarak öne çıktığını, bölgelerinde güvenliği sağlamayı üstlendiklerini ve uluslararası hukuka bağlılık gösterdiklerini ifade etti.
Lavrov, bu yaklaşımın Rusya'nın dış politikasının temeli olduğunu belirterek BDT, ŞİÖ ve BRICS gibi platformlardaki iş birliğinin bu anlayışa dayandığını söyledi. Ancak bunun Batı'nın bazı kesimlerini rahatsız ettiğini, Batılı azınlığın ayrıcalıklarını korumaya çalıştığını iddia etti.
Avrupa ve barış görüşmeleri iddiası:
Konuşmasında Rusya-Ukrayna cephesine geniş yer ayıran Lavrov, Avrupa ülkelerini ABD ara buluculuğundaki barış görüşmelerini engellemeye çalışmakla suçladı. Lavrov, "Avrupa, barış görüşmelerini engellemek için elinden geleni yapıyor" diyerek Batılı ülkelerin Ukrayna rejimini silahlandırdığını ve Kiev'e insansız hava araçları ile füze desteği sunduğunu öne sürdü.
Lavrov, Batı'nın Rusya'yı stratejik bir yenilgiye uğratmayı hedeflediğini ancak bu hedeflerin savaş kışkırtıcılarını stratejik çıkmaza sürükleyeceğini savundu. Almanya'yı Ukrayna'nın başlıca destekçisi olarak tanımlayan Lavrov, Şansölye Friedrich Merz'i hedef aldı ve Almanya'nın yeniden Avrupa'nın önde gelen askeri güçlerinden biri olma yönündeki söylemlerinin taşıdığı riskleri hatırlattı.
Rusya'nın gerekçelendirmesi ve Güvenlik Konseyi görüşü:
Lavrov, Rusya'nın Ukrayna'daki hareketini Donbas ve Novorossiya'daki insanları korumak amacıyla başlatıldığını ve mevcut mücadelenin BM Şartı'na uygun olduğunu iddia etti. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi'nin reformu gerektiğini savunarak, konseyde Almanya ve Japonya gibi ülkeler lehine ilave koltuklar verilmemesi ve bunun yerine Asya, Afrika ve Latin Amerika temsilinin genişletilmesi gerektiğini belirtti.
Orta Doğu, Filistin ve Gazze açıklamaları:
Orta Doğu konusunda Lavrov, BM kararları temelinde Filistin Devleti kurulmasının zamanının geldiğini söyledi. BM Güvenlik Konseyi'nin Gazze için onayladığı planlara rağmen bölgede barışın tesis edilmediğini, insani durumun kritik olduğunu ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin durumu daha da kötüleştirdiğini vurguladı.
Lavrov, Filistin Devleti kurma imkanının erozyona uğradığını; bunun sürmesi halinde hem Filistin hem de İsrail güvenliğinin sürekli tehdit altında kalacağını savundu. Gazze'de yaşananlara müdahale konusunda ise Arap ve Müslüman ülkelerin girişimlerinin somut sonuç üretmesi halinde Rusya'nın bu çabalara katılabileceğini ifade etti.
ABD, Küba ve hibrit saldırı iddiaları:
Konuşmasında ABD'yi sert ifadelerle eleştiren Lavrov, Venezuela ve İran'a yönelik iddialardan söz ederek ABD'nin normları ihlal etmekle suçlandığını aktardı. Küba'ya yönelik baskının insanî duruma yol açtığını belirterek ABD'yi kuşatmayı kaldırmaya çağırdı.
Basın toplantısında Rusya'nın Avrupa'ya yönelik hibrit saldırı sorumluluğunu reddeden Lavrov, benzer olaylarda gerçekleri tartışmaya açmak istediklerini; ancak diğer tarafların bunu reddettiğini ileri sürdü. İHA enkazları üzerinden iş birliği önerdiklerini, bunun kabul edilmediğini söyledi.
Türkiye, S-400 ve askeri iş birliği:
Türkiye'nin politik tercihlerine saygı duyduklarını belirten Lavrov, Ankara'nın Rusya'dan petrol ve doğal gaz alımını durdurma ihtimali hakkında olumlu bir saygı ifadesi kullandı: "Türkiye’nin kendisine ve halkına duyduğu saygıdan şüphe etmiyoruz."
S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü ülkelere devri konusunda Lavrov, her türlü öneriyi değerlendirebileceklerini ancak bunun Rusya'nın açık onayına bağlı olacağını söyledi. Sistemin devri halinde gönderilecek ülkenin sorumlu davranması ve Rusya ile dostane ilişkiler içinde olması şartını vurguladı. BAE'nin bir seçenek olup olmadığı sorusuna ise şu anda seçeneklerin değerlendirilmediğini belirtti.
Son değerlendirme: savaş söylemi ve uyarılar:
Avrupalı liderlerin Rusya ile savaşa hazırlık çağrılarını ele alan Lavrov, Başkan Vladimir Putin'in Avrupa'yla savaşma niyetleri olmadığı yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Ancak Avrupa'nın sürekli olarak savaşa hazırlanmaya devam ettiğini, bunun da silah üretimine büyük kaynak ayrılmasına yol açtığını ve böyle bir tutumun kısır döngüye dönüşebileceğini söyledi.
Genel olarak Lavrov'un konuşması, Rusya'nın küresel düzende çok kutupluluğu savunma, Batı'yı eleştirme ve bölgesel krizlerde bir aktör olarak konumlanma çabasını öne çıkardı. Sunulan iddialar Batılı aktörler açısından tartışmalı ve muhalefetle karşılaşmaya açık nitelikte kaldı.
RUSYA DIŞİŞLERİ BAKANI SERGEY LAVROV, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM) 81. GENEL KURULU'NA HİTABINDA AVRUPA ÜLKELERİNİ ABD ARA BULUCULUĞUNDAKİ RUSYA-UKRAYNA BARIŞ GÖRÜŞMELERİNİ ENGELLEMEYE ÇALIŞMAKLA SUÇLAYARAK, "AVRUPA, BARIŞ GÖRÜŞMELERİNİ ENGELLEMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR" DEDİ.