Macron: bazı liderler fransa’yı seçim kampanyası için kullanıyor
Macron’un Doha açıklamaları:
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar’ı kapsayan üç günlük Körfez turunu Doha’da tamamlayıp düzenlediği basın toplantısında hem bölgesel hem de iç politika gündemini değerlendirdi. Macron, enerji tedariki, Orta Doğu’daki çatışmalar, İran ile diplomasi kanalları, savunma iş birlikleri ve Fransa’daki protestolarla ilgili ayrıntılı mesajlar verdi.
Fransız lider, Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan çatışmanın bölge ekonomileri ve deniz yolları üzerinde yarattığı baskıya dikkat çekerek, Fransa’nın tarafsız bir barış arayışında olduğunu ve İran’ın nükleer faaliyetlerine karşı tutumunu koruduğunu vurguladı.
Enerji tedariki ve taşımacılık:
Macron, Katar ile yapılan görüşmeler sonucunda Fransa’nın kış aylarındaki doğal gaz talebinin bir bölümünü güvence altına aldıklarını belirterek, "kış dönemi boyunca aylık 2 teravatsaat eşdeğerinde sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikini güvence altına aldık" dedi. Bu adımı enerji arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik hazırlıkların parçası olarak nitelendirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle deniz taşımacılığı maliyetlerinde yaşanan artışın en büyük sorunlardan biri olduğunu aktaran Macron, "Şu anda en büyük zorluk taşımacılık maliyetleri. Bu maliyetler 10 kat arttı" ifadelerini kullandı. Bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle sigorta teminatı bulabilen gemi sayısının azaldığına dikkat çeken Macron, taşımacılık maliyetlerini düşürmek için bölge ülkeleriyle garanti mekanizmaları oluşturulmasını önerdiklerini söyledi.
Ayrıca Macron, Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak amacıyla altyapıların çeşitlendirilmesi üzerinde çalıştıklarını, Irak ve Suriye ile yürütülen temasların bunun bir parçası olduğunu belirtti.
Savunma iş birlikleri ve bölgesel destek:
Körfez turunda savunma alanında somut anlaşmalar yapıldığını aktaran Macron, BAE ile Dassault Rafale uçaklarının beşinci nesline ilişkin ortak strateji geliştiren bir hükümetler arası anlaşma imzalandığını, Katar ile Rafale uçaklarının kabiliyetlerinin geliştirilmesine yönelik bir dizi anlaşma sağlandığını söyledi. VBCI tipi zırhlı araçlara ilişkin görüşmelerin de önemli bir ticari iş birliği fırsatı oluşturduğunu ifade etti.
Macron, çatışmaların başında Katar’a sağlanan hava savunma kabiliyetlerinin Katarlı ortaklarca etkin şekilde kullanıldığını ve Fransa’nın bölgedeki savunma iş birliğini genişletme kararlılığında olduğunu vurguladı. Suudi Arabistan’la ilgili olarak da Husiler tarafından hedef alınan enerji tesislerinin onarımı ve güvenliğinin sağlanmasına Fransa’nın katkıda bulunmayı teklif ettiğini belirtti; "Sekiz gündür bölgede konuşlandırılmış personelimiz ve imkanlarımız bulunuyor" sözleriyle personel gönderimini teyit etti.
Diplomasi, Lübnan ve uluslararası mekanizmalar:
Macron, Fransa’nın İran ve ABD ile diplomatik temaslarını koparmadığını söyleyerek, "Müttefikimiz olan ABD ve Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile temaslarımızı hiç kesmedik" ifadesini kullandı. Katar’ın arabuluculuk çabalarının önemli olduğunu, İran’dan gelecek yanıtın izleneceğini belirtti.
Lübnan gündemine de değinen Macron, ülkenin egemenliğinin yeniden tesis edilmesinin öncelikli hedef olduğunu vurguladı ve Güney Lübnan’da Litani Nehri güneyindeki işgale işaret ederek İsrail askerlerinin çekilmesi gerektiğini söyledi. UNIFIL’i sonlandırma yönündeki kararı ise "bir hata" olarak nitelendirdi.
Macron, UNIFIL sonrası için Birleşmiş Milletler yetkisine sahip çok uluslu güçler oluşturulması konusunda İtalya ve diğer ortaklarla çalışıldığını, Fransa’nın buna katkıda bulunmaya hazır olduğunu belirtti.
Fransa iç siyaseti ve dış müdahale iddiaları:
Fransa’daki 17 Ekim gösterilerine ilişkin olarak Macron, "Hiçbir şiddet meşru değildir. Ne sözlü ne fiziksel şiddet, ne mala ne de insanlara yönelik şiddet" diyerek demokratik çerçevede şiddetin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı, can kaybı yaşanmamış olmasını belirtirken güvenlik güçleri arasında yaralanmaların olduğunu ve güvenlik önlemlerinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Yabancı liderlerin gösterilerle ilgili yorumlarına tepki gösteren Macron, Fransa’da "görünür bir yabancı müdahale" olmadığını, ancak sonrasında dış kaynaklı bilgi manipülasyonu görüldüğünü belirtti. Göçmen ve İslamcı grupların ülkeyi istila ettiği yönündeki iddiaların tamamen yanlış olduğunu söyleyen Macron, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya açık bir gönderme yaparak şu eleştiriyi yöneltti: "Bazı liderler, safça davranarak yapay zekayla üretilmiş içerikleri benimsiyor veya Fransa’da yaşananlar hakkında insanları inandırmak istediği iddiaları yayıyor; bizim sırtımızdan seçim kampanyası yürütüyorlar. Buna ihtiyacımız yok. Zaten sorunlarımız var".
Olağanüstü hal tartışmasına ilişkin Macron, mevcut güvenlik önlemlerinin şu an için yeterli olduğunu belirterek "Pazartesi gününden bu yana sükunetin yeniden sağlanmasını mümkün kılan önlemler olağanüstü hali gerektirmiyor" dedi; ancak durum değişirse bu seçeneğin masada olduğunu ekledi. Macron hükümetin öğrenci örgütleri, sendikalar ve diğer kesimlerle diyaloğu sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
Ekonomik ve tedarik güvenceleri:
Enerji güvenliği bağlamında Macron, BAE ve Bahreyn’in Fransa’ya ayrı ayrı aylık 100 bin ton motorin sağlama taahhüdü verdiğini; Suudi Arabistan’dan önceden güvence altına alınmış aylık 95 bin ton motorinle birlikte ekim ve kasım ayları için toplam aylık tedarik taahhüdünün 295 bin tona ulaştığını aktardı. Bu adımların, önümüzdeki haftalar ve aylar için enerji arzını güvence altına alma amaçlı olduğu belirtildi.
Macron, ziyaretin enerji güvenliği açısından gerekli olduğunu savunarak ülkesinin ihtiyaç duyacağı kaynakları güvence altına almak için programı sürdürme kararının arkasında olduğunu ifade etti.
Basın toplantısında Macron, gelecek günlerde güvenlik ve istihbaratla ilgili toplantılarını sıklaştıracağını; 17 Ekim olaylarının ayrıntılı değerlendirmesinin yapılacağını ve 24 Ekim’deki gösteriler öncesinde alınacak tedbirlerin görüşüleceğini duyurdu. Hem bölgesel gerilimlerin tırmanmasını önlemeye hem de ülke içindeki düzenin korunmasına odaklandığını bir kez daha ortaya koydu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkedeki olayları göç politikaları üzerinden yorumlayan ve kendi siyasi kampanyalarında gündeme taşıyan ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya gönderme yaparak, "Bazı liderlerin, safça davranarak yapay zekayla üretilmiş içerikleri benimsediğini veya Fransa'da yaşananlar hakkında insanları inandırmak istediği iddiaları yaydığını görüyorum. Fransa'nın sırtından seçim kampanyası yürütüyorlar. Buna ihtiyacımız yok, zaten kendi sorunlarımız var" dedi.