Ana Sayfa

mariam menawi: filistinlilerin umuda ve eğitime ihtiyacı var

Giriş: Okuma: ~4 dk Editör: Ayşe Şen
Paylaş
BTÜ Konuşmaları'nda konuşan Filistinli sosyolog Mariam Menawi, Gazze'deki insani krizi, uluslararası hukuku ve Filistinlilerin umuda olan ihtiyacını anlattı.

BTÜ Konuşmaları'nda Gazze'nin güncel tablosu:

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından düzenlenen BTÜ Konuşmaları’nın 7. sezonunun 68’inci bölümünde Filistin meselesi uluslararası hukuk ve 7 Ekim sonrası Gazze’de yaşanan insani kriz odağında ele alındı. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen programda BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci hazır bulundu.

Program, "Emsalsiz Bir Soykırım: Gazze O Günden Bugüne Ne Değişti" başlığıyla Filistin’de 7 Ekim 2023 öncesi ve sonrasında yaşanan gelişmelerin, İsrail’in bölgedeki uygulamalarının ve uluslararası hukukun sürece ilişkin tutumunun değerlendirilmesine ayrıldı.

Terimler ve hukuki çerçeve:

Programı yöneten BTÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Burak Çakırca, Filistin’e ilişkin kavramların önemine dikkat çekti. Çakırca, Filistin’le ilgili tartışmaların uluslararası hukuk perspektifinden sürdürülmesi gerektiğini belirterek, "Filistin sorunu" ifadesinin yerine "Filistin meselesi" vurgusunu yaptı ve asıl dikkati çekilmesi gerekenin İsrail olduğunu ifade etti.

Çakırca, İsrail’in kuruluş sürecinin uluslararası hukuk açısından tartışmalı olduğunu ve Aksa Tufanı ile saldırganlığın açıkça görüldüğünü söyledi. Bu çerçeveden bakıldığında Filistin’in uzun zamandır işgal altında bir devlet olduğu ve gündelik hayatın bunun gölgesinde şekillendiği konuşmanın odak noktaları arasında yer aldı.

Menawi’nin tanıklığı: hayat, akademi ve direniş:

Programın konuşmacısı, Bursa’da yaşayan Filistinli sosyolog Mariam Menawi, kendi deneyimleri üzerinden Filistin’deki yaşam koşullarını anlattı. Menawi, İsrail işgali altında doğup büyüdüğünü, 2019’da doktora için Türkiye’ye geldiğini söyledi ve işgal altındaki sıradan yaşamın nasıl baskılandığını aktardı: "İşgal altında normal bir hayat yaşamıyoruz. Üniversiteler kapalı, şehitler var. Her gün başka şehirlere gidebilmek için İsrail askerlerinin kontrol noktalarından geçmemiz gerekiyor. Filistinliler normal bir rutin hayat yaşamıyor. İsrail bize seçtiği hayatı yaşatıyor."

Menawi, 7 Ekim sonrası saldırıların şiddetinin arttığını ve bunun "bu küçük bir çatışma değil, bir soykırım" olduğunu ifade etti. Filistinli kimliğinin akademik çalışmalarında da engeller yarattığını belirtti; doktora tezini Gazze üzerine hazırlaması sürecinde çalışmalarının reddedildiğini, konferans başvurularında "soykırım" kelimesi yerine "savaş" kullanması istendiğini anlattı ve bu tür taleplere bilimsel gerekçe sunulmadığını vurguladı.

Yaşadığı baskılara rağmen çalışmalarını sürdürme kararlılığını dile getiren Menawi, "Devam edeceğim. Yolumun uzun ve zor olduğunu biliyorum. Her yere gideceğim ve Filistin’i konuşacağım. Bu benim hakkım" dedi. Konuşmasında ayrıca eğitimin toplumsal direniş ve yaşam açısından taşıdığı önemi vurgulayarak, "Eğitim bizim için bir direniş ve silahtır" ifadesini kullandı.

Menawi, Filistin’deki gerçeklerin akademik ve kamuoyuna aktarılması gerektiğini, Gazze’de hâlâ aç, susuz ve hasta insanların bulunduğunu belirterek dünya kamuoyuna ve akademik çevrelere çağrıda bulundu: "Gerçeği göstermek için okumalıyız, Filistin’de ne olduğunu paylaşmalıyız. İnsanlık boykota devam etmeli."

Konuşmasında ayrıca hayatta kalanlara umut verilmesi gerektiğini söyledi: Türk akademisyenlerin Filistin’deki üniversitelerle ortak projeler gerçekleştirebileceğini, bilimsel iş birliklerinin hayatta kalanlara moral ve destek sağlayacağını ifade etti. Menawi, psikolojik desteğe ihtiyaç duyanların olduğuna dikkat çekti ve "Hayatta kalan insanlar psikolojik olarak iyi durumda değil. Herkes kendince bir şeyler yapabilir" dedi.

Menawi, Gazze’deki insan kayıplarına ilişkin şu rakamları paylaştı: 74 binden fazla şehidimiz var, bunların 24 binden fazlası çocuk; bin kadın engelli, 50 bin yetim var. Enkaz altında hâlâ binlerce insanın bulunduğunu belirterek, "Biliyorum bu soykırım bir gün bitecek ama Gazze bunun bedelini ödedi" diye konuştu.

Filistin’e destek çağrısını yineleyen Menawi, "Filistin bizim, taviz vermeyiz" diyerek 1948’den beri süren işgali hatırlattı ve gençlere şu mesajı verdi: vatan bir emanettir, hazırlıklı olmak ve farklılıklarla kendin olmak gerektiğini anlattı.

Programın kapanışı ve dayanışma çağrısı:

Program soru-cevap bölümü ile devam etti. Katılım ve katkılarından dolayı BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, konuşmacı Mariam Menawi’ye plaket takdim etti. Etkinlik toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Menawi’nin konuşması, hem akademik hem de toplumsal düzeyde Filistin’e yönelik farkındalığın artırılması, hukuki değerlendirmelerin güçlendirilmesi ve hayatta kalanlara umut verme gereğine dikkat çekti. Program katılımcıları, eğitim ve bilimsel iş birliklerinin bu bağlamda önemli bir araç olduğu konusunda hemfikir olarak dayanışma çağrısını yineledi.

PROGRAMIN KONUĞU BURSA'DA YAŞAYAN FİLİSTİNLİ SOSYOLOG MARİAM MENAWİ, "FİLİSTİNLİLERİN UMUDA İHTİYACI VAR" DERKEN, İSRAİL'İN YAŞATTIKLARININ BİR SOYKIRIM OLDUĞUNU VURGULADI.

Ayşe Şen — Eğitim Editörü
Editör: Ayşe Şen