Meme farkındalığı hayat kurtarıyor: her 8 kadından biri risk altında
Diyarbakır Memorial Hastanesi ekim ayı boyunca bilgilendirme çalışması yürütüyor:
Diyarbakır Memorial Hastanesi, Dünya Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınları bilgilendirmek amacıyla ekim boyunca farkındalık etkinlikleri düzenliyor. Hastanenin Onkolojik Cerrahi Bölümü’nde görevli Cerrahi Onkoloji ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Musluh Hakseven, katılımcılara meme kanserinin belirtileri, risk faktörleri ve erken tanının önemi hakkında bilgi verdi.
Dr. Musluh Hakseven, meme kanserinin hücrelerin anormal ve kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıktığını, bu dokunun tümör oluşturabileceğini ve uzak bölgelere metastaz yapabileceğini belirtti. Ayrıca meme kanserinin belirli bir yaş aralığına sıkışmadığını, yaş ilerledikçe riskin arttığını ancak 20-25 yaşlarında da vakalar görülebildiğini ifade etti.
Erken tanı ve mamografinin rolü:
Dr. Hakseven, erken tanının tedavide belirleyici olduğunu vurguladı. Kadınlar için meme kanseri riskinin her 8 kadından 1 seviyesinde olduğunu, bunun kadınlarda yaklaşık %12 civarında bir oranı işaret ettiğini aktardı. Ayrıca, sayılar hakkında kesinlik hissi vermeden, yanılmıyorsa her yıl yaklaşık 5 milyon yeni meme kanseri tanısı konduğunu söyledi.
Dr. Hakseven mamografinin önemine özellikle değindi ve yaygın yanlış bilgilere dikkat çekti. Mamografinin radyasyon nedeniyle meme kanserine yol açtığı iddiasının yanlış olduğunu belirterek mamografinin erken aşamadaki lezyonları tespit edebilen, basit, ucuz ve ulaşılabilir bir tetkik olduğunu kaydetti. Buna rağmen hastaların mamografiden kaçındığını ve bu nedenle sağlık çalışanlarını ikna etmenin zor olduğunu ifade etti.
Risk faktörleri ve kendi kendine muayene:
Hakseven, meme kanseri için bilinen bazı risk faktörlerini sıraladı: erken adet görme ve geç menopoza girme, az doğum yapmış veya hiç doğum yapmamış olmak, emzirmemiş olmak. Ayrıca spor yapmamanın, yağlı beslenmenin ile alkol ve sigara kullanımının diğer riskleri artıran etkenler olduğuna dikkat çekti.
Kendi kendine muayenenin önemine vurgu yapan Hakseven, her kadının düzenli olarak memelerini kontrol etmesini istedi. Kendi kendine muayenede ilk olarak ayna karşısında memelerde asimetri, düzensizlik, yeni ortaya çıkan çekinti, kızarıklık veya portakal kabuğu görünümü gibi değişikliklere bakılması; ardından dokunarak kitle veya hassasiyet aranması gerektiğini anlattı. Bu tür belirtilerin mutlaka kanser olduğu anlamına gelmediğini ancak saptandığında hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.
Hastaların tarama hizmetlerinden yararlanması gerektiğini belirten Hakseven, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen tarama faaliyetlerinin devam ettiğini; özellikle 40 yaşından sonra sağlık ocakları, aile sağlığı merkezleri ve KETEM’lerde meme kanseri taramalarının yapıldığını hatırlattı.
Dr. Hakseven son olarak, kanserin utanılacak bir hastalık olmadığını ve meme gibi organların utanılacak bir yapı taşımadığını söyleyerek, sağlık sorunlarında çekinmeden hekime başvurulmasının önemini yineledi. Sağlığın ertelenmemesi gerektiğini belirterek, gecikmenin tedaviyi zorlaştırabileceğini ve bazen hayati sonuçlara yol açabileceğini ifade etti. Sağlığın utanması olmaz.
Her 8 kadından biri meme kanseri riski altında