Ana Sayfa

Merkezde multidisipliner bakım: meme kanserinde erken tanı ve kişiye özel tedavi

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Başkent Üniversitesi Adana merkezinde multidisipliner ekipler, meme kanserinde erken tanı ve kişiye özel tedavi planları uyguluyor.

Merkezin multidisipliner yaklaşımı:

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, meme kanseri tanı ve tedavisinde farklı uzmanlık alanlarını eş zamanlı çalıştıran bir model benimsiyor. Radyoloji, genel cerrahi, patoloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, tıbbi genetik ile fizik tedavi ve psikolojik destek ekipleri, hastaların tanıdan rehabilitasyona kadar geçen tüm sürecini birlikte planlıyor.

Erken tanı kadar doğru tanının da tedavi yönlendirmesinde belirleyici olduğunu vurgulayan merkez uzmanları, farkındalığın artmasının tanı düzeyini yükselttiğini ve sonuçları iyileştirdiğini belirtiyor.

Tanı ve görüntülemede gelişmeler:

Merkezin radyoloji ekibi, hastanın risk durumuna ve klinik bulgularına göre görüntüleme yöntemini kişiselleştiriyor. Tomosentez eşliğinde uygulanan meme biyopsileri, mamografi veya tomosentezde görülen ancak ultrasonla hedeflenemeyen lezyonlardan hassas doku örneklemesine olanak sağlıyor. Kontrastlı mamografi, standart mamografide saptanamayan bazı şüpheli alanların tespitinde ve bunların biyopsiye yönlendirilmesinde önemli rol oynuyor.

Meme MR, özellikle yüksek riskli kadınların taranmasında ve tümör yaygınlığının değerlendirilmesinde öne çıkarken, meme ultrasonu yoğun meme dokusunun değerlendirilmesinde mamografiyi tamamlayıcı unsur olarak kullanılıyor. Bu çözümlerin hastaya özel kombine planlanması, gereksiz müdahalelerin azaltılmasına katkı sağlıyor.

Patolojinin rolü:

Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Filiz Aka Bolat, meme biyopsisiyle elde edilen doku örneğinin ayrıntılı patolojik değerlendirmesinin tanı kadar tümör tipinin, derecesinin ve biyolojik özelliklerinin belirlenmesinde de temel oluşturduğunu aktarıyor. Patoloji raporu cerrahi sonrası evrelendirme ve tedavi seçiminde yol gösterici oluyor.

Genetik değerlendirme:

Tıbbi Genetik uzmanı Dr. Nigar Shirinova, bazı vakalarda genetik yatkınlığın rollerinin öne çıktığını belirtiyor. 50 yaşın altında tanı alanlar, triple-negatif meme kanseri görülenler, erkek meme kanseri vakaları, birden fazla primer meme kanseri olanlar ya da belirgin aile öyküsü taşıyanlarda genetik inceleme gerekebiliyor. BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerin değerlendirilmesi, hem hastanın tedavi ve takip planını şekillendiriyor hem de aile bireylerinin risk değerlendirilmesine katkı sunuyor. Dr. Shirinova, düzenli kontrollerin ve genetik risk değerlendirmesinin önemine dikkat çekiyor.

Radyoterapi, rehabilitasyon ve psikolojik destek:

Radyasyon Onkolojisi ekibinden Dr. Öğr. Üyesi Burak Tilki, meme kanserinde cerrahi, sistemik tedavi ve radyoterapinin ana tedavi basamakları olduğunu belirtiyor. Modern planlama ve görüntüleme yöntemleri sayesinde radyoterapi, meme ve çevresindeki lenf bezi bölgelerine yüksek doğrulukla uygulanırken sağlıklı dokular mümkün olduğunca korunuyor. Uygulamalar genellikle ayaktan yapılıyor ve ortalama 4-6 hafta sürüyor. Hastalar işlem sırasında ağrı hissetmiyor ve işlem sonrasında çevreye radyasyon yayılmıyor; tedavi bölgesi ve süresi ise her hasta için ayrı planlanıyor.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Pınar Doruk Analan, tedavi sırasında ve sonrasında omuz hareketlerinde kısıtlılık, kas kuvvetinde azalma, ağrı, yorgunluk ve lenfödem gibi sorunların görülebildiğini ifade ediyor. Kişiye özel egzersiz programları ve manuel terapi yaklaşımları bu sorunların azaltılmasına ve hastanın bağımsızlığının yeniden kazanılmasına katkı sağlıyor. Prof. Dr. Analan, erken tanının hayat kurtardığını ve fizik tedavinin yaşam kalitesini artırmada etkili olduğunu vurguluyor.

Psikolog Rozerin Oktay Şahan, tanının yalnızca fiziksel değil duygusal bir süreci başlattığını belirtiyor. Psikolojik desteğin hastaların tedaviye uyumunu kolaylaştırdığını, kaygıyla baş etmeye yardımcı olduğunu ve umut duygusunu korumada önemli rol oynadığını ifade ediyor. Uzmanlar, tedavinin bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini; psikolojik desteğin bu bütünlüğün ayrılmaz parçası olduğunu söylüyor.

Merkezin uzmanları, meme kanseri farkındalık ayı vesilesiyle kontrollerin ertelenmemesi ve şüpheli bulguların gecikmeden uzman değerlendirmesine alınmasının kritik olduğunu tekrarlıyor. Doğru tanı doğru tedavinin temelidir yaklaşımıyla ekipler, tanıdan rehabilitasyona kadar eşgüdümlü hizmet sunmaya devam ediyor.

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ADANA DR. TURGUT NOYAN UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, MEME KANSERİ VAKALARINA MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM İLE YAKLAŞARAK HİZMET VERİYOR.

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol