Ana Sayfa

Metropoller stratejik aktör olarak tanınmalı, su riskleri ortak çözümler gerektiriyor

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Ahmet Akın, EMA Forumu'nda metropollerin politika yapımında yer alması ve iklim kaynaklı su risklerine ortak, bölgesel yanıtlar gerektiğini vurguladı.

EMA Forumu ve toplantının çerçevesi:

Belediyeler Birliği (MBB) ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 7-8 Ekim tarihlerinde MBB ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen Avrupa Büyükşehirler Ağı (EMA) Forumu kapsamındaki toplantıya katıldı. Zirvede, EMA 2025-2026 Faaliyetlerinin Sunumu gerçekleştirildi ve Avrupa genelinden gelen metropol temsilcileri bir araya gelerek şehirlerin geleceğini, finansman ve politika önceliklerini değerlendirdi.

Toplantıda söz konusu edilen ana başlıklar arasında metropoliten yönetişim, fonlama mekanizmaları ve iklim kaynaklı su risklerinin yönetimi vardı. Akın, Avrupa çapında 120 milyondan fazla vatandaşı temsil eden EMA üyelerinin mevcut küresel krizler karşısında metropollerin aktif rolünü güçlendirmek amacıyla toplandığını belirtti.

Metropollerin rolü neden değişmeli:

Ahmet Akın, metropoliten alanların yeni dönemde yalnızca politika uygulayıcısı veya fon yararlanıcısı değil, politika tasarımı, uygulama ve izleme süreçlerinde stratejik aktörler olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Kentlerin sorunları en yoğun yaşadıkları yerler olması nedeniyle karar süreçlerinde etkin temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Akın, iklim kaynaklı su risklerinin hem kuraklık ve su kıtlığı hem de sıklaşan seller ve aşırı hava olayları şeklinde metropoller üzerinde çok yönlü etkiler yarattığını belirtti. Bu durumun, çevre ve altyapı politikalarının ötesine geçerek ekonomi, gıda sistemleri, kamu sağlığı, mekansal planlama ve toplumsal adaleti doğrudan etkilediğini ifade etti.

Bu nedenle Akın'a göre parçalı çözümler yetersiz: su havzaları idari sınırları tanımıyor ve altyapı ağları tek bir belediyenin sınırları içinde kalmıyor. Bu gerçek, su yönetimi, iklim uyumu, mekansal planlama, altyapı yatırımları ve sosyal politikaların ortak bir strateji çerçevesinde ele alınmasını zorunlu kılıyor.

Türkiye modeli ve Marmara örneği:

Türkiye'nin büyükşehir yönetimi geleneğinin özgün ve dinamik olduğunu belirten Akın, 1980'lerde başlayan adımların 2004 yerel yönetim reformuyla olgunlaştığını hatırlattı. Ülkede bugün 30 büyükşehir ve büyükşehir ile ilçe belediyeleri arasında görev paylaşımına dayanan iki kademeli bir yerel yönetim modeli bulunduğunu söyledi.

Bu modelin, ulaşımdan su yönetimine kadar belediye sınırlarını aşan konularda üst ölçekli planlama ve koordinasyon imkanı sunduğunu; daha hızlı karar almayı, dayanıklı altyapı inşa etmeyi ve kaynakların rasyonel kullanılmasını sağladığını ifade etti.

Akın ayrıca Marmara Bölgesi'ni bir 'canlı laboratuvar' olarak nitelendirdi. Altı büyükşehre ev sahipliği yapan bölge, 26 milyonun üzerinde nüfusuyla ülke nüfusunun yaklaşık üçte birini barındırıyor. Bu yoğunluk, şehirlerin birbirinden bağımsız düşünülmesinin mümkün olmadığını; ulaşım, çevre ve havza yönetimi kararlarının komşu kentleri doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.

Belediyeler Birliği'nin özel bir rolü olduğunu söyleyen Akın, Birliğin altısı büyükşehir olmak üzere 190'dan fazla üyeyle belediyeler arasında deneyim paylaşımını ve bölgesel iş birliğini desteklediğini belirtti. Bu zeminin, tek bir belediyenin çözemeyeceği sorunlara ortak yanıtlar geliştirmek için kritik olduğunu vurguladı.

Balıkesir perspektifi ve çağrı:

Akın, Balıkesir'i hem Marmara hem Ege kıyılarına sahip, geniş kırsal alanları ve güçlü tarımsal üretimi olan bir metropol olarak tanımladı. Şehrin aynı idari yapı içinde kent merkezi ve kırsal alanları barındırmasının, bölgesel planlama açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirtti.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak su yönetimini yalnızca kentsel içme suyu ihtiyacı ekseninde ele almadıklarını; tarımsal sulama, havza koruma, kuraklıkla mücadele ve ekosistem koruma gibi alanları içeren bütüncül bir su güvenliği yaklaşımı izlediklerini anlattı. Akın, edindikleri tecrübelerin Marmara ölçeğinde de benzer ihtiyaçları gösterdiğini ifade etti.

Son olarak Akın, Avrupa metropollerinin bir araya gelerek deneyim paylaşmasının ve ortak çözümler geliştirmesinin önemine dikkat çekti. Başarılı uygulamaların paylaşılması kadar sorunların, ihtiyaçların ve iş birliği fırsatlarının da konuşulmasının gerekliliğini belirterek, metropollerin geleceğine birlikte yön verilmesi çağrısında bulundu.

EMA Forumu'nda öne çıkan ana fikir, metropollerin politika süreçlerinde etkin rol alması ve iklim kaynaklı su risklerine bölgesel, koordineli yanıtlar geliştirilmesinin zorunlu olduğuydu.

BAŞKAN AHMET AKIN, EMA FORUMU’NDA KONUŞTU

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç