Ana Sayfa

Mikroharflerle büyük ustalık: Gubârî hattının incelikleri

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Eskişehirli hattat Dr. Hüseyin Fidan, Osmanlı'nın nadir türlerinden Gubârî'yi, hazırlık yöntemlerini ve eserlerinin zorluklarını anlattı.

gubârî nedir:

Gubârî, Arapça kökenli "gubâr" (toz) kelimesinden türeyen, çıplak gözle zor seçilen çok küçük ve ince yazı türünü tanımlar. Eskişehirli hattat Dr. Hüseyin Fidan, bu geleneğin adının Sultan Ahmet Camii'nin kubbe yazılarını yapan Seyyid Kasım El Gubârî'ye dayandığını; yazıların uzaktan bakıldığında toz zerreleri gibi göründüğünü ve ancak mikroskop veya güçlü ışık altında okunabildiğini ifade ediyor.

Gubârî örnekleri arasında, bir pirinç tanesi üzerine kedinin kıllarını kullanarak İhlas-ı Şerif yazılması gibi son derece ince işçilik gerektiren örnekler bulunur. Bu eserler hem estetik hem de teknik açıdan hattın en özel unsurlarını taşır.

yazım tekniği ve zorlukları:

Dr. Hüseyin Fidan, Gubârî yazının ne sülüs ne de nesih olarak net bir sınıflandırma içinde olmadığını, daha çok kırma nesih formuna yakın ince yazılardan oluştuğunu vurguluyor. Geleneksel ustalar, mikroskop ve büyüteç gibi araçların kısıtlı olduğu dönemlerde gözlerini ve ışık açısını ustaca kullanarak bu yazıları üretmişlerdir.

20. yüzyılın büyük üstatlarından Mehmet Nuri Sivâsî gibi isimler Gubârî alanında dikkat çeken eserler vermiş; Osmanlı'nın son dönem zirve hattatlarından Sami Efendi ise bu işin zorluğunu "Çıldırmadan yazılamaz" sözleriyle özetlemiştir. Ustanın ifadesi, yazının sabır, hesap ve hassas istif gerektirdiğini anlatır: başlangıç ve bitişin, satırlar arası sıkılık ve gevşekliğin hassas hesaplanması şarttır.

hazırlık yöntemi ve çağdaş uygulamalar:

Gubârî hazırlanışında eski ustaların kullandığı özel bir yöntem öne çıkar. Önce sülüs veya celi talik gibi daha büyük bir yazı kâğıda yazılır; ardından kâğıda küçük delikler açılarak üzerine kömür tozu dökülür ve silkeleme yöntemiyle hatlar aktarılır. Bu aktarılan hatların içine, toz zerrelerini andıran minik harflerle Gubârî metinler yazılır.

Dr. Hüseyin Fidan, Hattat Mahmut Şahin'den aldığı eğitimlerle ulaştığı noktayı ve yıllar süren uygulama sürecini anlattı. Kendi üretiminde arkadaşlarının düğünlerine hediye olarak gelin ve damadın adlarını, içlerine dualar, Hadis-i Şerifler ya da ayetler yerleştirdiği eserler yaptığını belirtti. Ayrıca Türk bayrağındaki hilal ve yıldız içine İstiklal Marşı yazma denemesi, Yunus Emre sergisi için divandan sayfalar yerleştirerek yapılan istif çalışmaları gibi çağdaş uygulamalardan söz etti.

Fidan, bu eserleri kendi çapında, büyük üstatları taklit edip onların yöntemlerini izleyerek üretmeye devam ettiğini ve Gubârî'nin hem teknik hem de duygusal açıdan özel bir yer tuttuğunu belirtiyor. Gubârî, hem tarihsel mirası hem de zanaatkârın sabrını görünür kılan bir hattatlık ustalığı olarak dikkat çekiyor.

ESKİŞEHİRLİ HATTAT DR. HÜSEYİN FİDAN, ‘GUBÂRÎ’ KONUSUNDA UZMAN HATTATLAR ARASINDA YER ALIYOR.

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç