Milli iradeye dokunulmazlık vurgusu: darbe geleneğine karşı sivil egemenlik
Yaşar Karayel konuşmasının öne çıkanları
Birlik Vakfı Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen "Birlik Söyleşileri" kapsamında gerçekleştirilen "Türkiye’nin demokrasi mücadelesi ve darbeler" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Başkanı ve önceki dönem AK Parti Kayseri Milletvekili, TBMM Darbe Araştırma Komisyonu Başkan Yardımcısı Yaşar Karayel, darbelerin tarihî etkileri ve milli iradenin korunmasının gerekliliği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Darbe geleneğinin tarihsel yansımaları ve maliyeti:
Karayel, konuşmasında Türkiye ve Osmanlı örnekleri üzerinden darbelerin neden olduğu kalıcı tahribatlara dikkat çekti. Osmanlı Cihan Devleti döneminde 12 padişahın darbelerle görevinden uzaklaştırıldığını hatırlatan Karayel; zindanlara atılma, öldürülme ve fetvalarla devlet sisteminin değiştirildiği örnekleri aktardı. Bu tarihî vakaların, darbelerin sadece siyasi değil aynı zamanda toplumsal ve hukuki alanda da derin yaralar açtığını gösterdiğini belirtti.
Karayel, darbelerin demokrasiye, insan haklarına ve ülke kalkınmasına zarar verdiğini vurgulayarak, "Ne zaman Türkiye’de bir darbe olmuşsa soygun düzeni başlamıştır" ifadelerini kullandı. 28 Şubat, 12 Eylül 1980 darbesi, 17-25 süreci, FETÖ vakası ve 27 Nisan bildirisi gibi olayları, darbeci geleneğin farklı biçimleri olarak değerlendirdi.
Milli irade, sandık ve sivil egemenlik:
Konuşmasının merkezine milli irade dokunulmazlığı ilkesini koyan Karayel, milletin seçtiği iradeye karşı çıkılmaması gerektiğini vurguladı. Karayel, sözlerini şu güçlü ifadelerle özetledi: "En kötü sivil idare, en iyi askeri cuntacılardan daha iyidir." Bu cümleyi, darbeye izin verilmesinin toplumları darbecilerin insafına terk etmek anlamına geleceği uyarısıyla ilişkilendirdi.
Sandıkla gelen iktidarın sandıkla gitmesi gerektiğini savunan Karayel, milli iradeye müdahale edenlere yönelik sert bir duruş çağrısı yaptı: "Kim milli iradeye el uzatırsa elini, ayağını kesmek lazım." Bu sözlerle, darbelere karşı hukukun üstünlüğü ve demokratik mekanizmaların korunmasının önemine dikkat çekti.
Karayel ayrıca, darbelerin içerideki uzantılarının da bulunduğunu; iç ve dış odakların etkisiyle bazı aktörlerin toplumsal ve siyasal istikrara zarar verdiğini ifade etti. Darbe teşebbüslerinin ardından ekonomik, sosyal ve hukuki alanda ortaya çıkan geri dönüşlerin uzun vadeli olduğunu belirtti.
Yerli ve milli söylemin önemi:
Konferansta yerli ve milli değerlere sahip çıkma çağrısı da yapan Karayel, "Bu ülke ne çektiyse kendi yetiştirdiği adamlardan çekti, jakobenlerden çekti, dış güçlerin maşası olan insanlardan çekti" değerlendirmesinde bulundu. Doğru ve milli hamlelerin omuzlanmasının, ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacağına dikkat çekti.
Sonuç olarak Karayel, demokratik kurumların güçlendirilmesi, milletin iradesine saygı gösterilmesi ve darbe geleneğine karşı sivil egemenliğin korunmasının ülkenin istikrarı için vazgeçilmez olduğunu savundu.
BİRLİK VAKFI KAYSERİ ŞUBESİ TARAFINDAN DÜZENLENEN KONFERANSA KONUŞMACI OLARAK KATILAN BİRLİK VAKFI KURUCULAR KURULU BAŞKANI, ÖNCEKİ DÖNEM AK PARTİ MİLLETVEKİLİ VE TBMM DARBE ARAŞTIRMA KOMİSYONU BAŞKAN YARDIMCISI YAŞAR KARAYEL; "EĞER SİZ DARBEYE MÜSAADE EDERSENİZ, DARBECİLERİN İNSAFINA KENDİNİZİ TERK ETMİŞ OLURSUNUZ. ONUN İÇİN EN KÖTÜ SİVİL İRADE, EN İYİ ASKERİ CUNTADAN DAHA İYİDİR" DEDİ.