Ana Sayfa

Muğla'nın unutulan mirası: üç erenler türbesi bakım bekliyor

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Menteşe'deki 1572 tarihli Üç Erenler kalıntıları, 2010 konservasyonuna rağmen bakımsız kaldı; duvarlar tahrip, çevre çöplerle dolu, koruma çağrısı var.

Üç Erenler türbesinin güncel tablosu

Muğla’nın Menteşe ilçesi Emirbeyazıt Mahallesi Üçler Sokak’ta yer alan Üç Erenler Türbesi kalıntıları, yapılan konservasyon çalışmalarına rağmen bugün bakımsız ve ihmale terk edilmiş halde. Alanda grafitiler, biriken çöpler ve yönlendirme levhası eksikliği göze çarpıyor; duvarlarda zamanla oluşan tahribat ve yeniden bozulmalar söz konusu.

Tarihçe ve keşif:

Alan, geçmişte mescit, türbe ve bir evden oluşan bir külliyeyi barındırıyordu. Kitabeye göre mescit ve dergahın 1572 yılında inşa edildiği, kitabede Mustafa Çelebi adının yer aldığı belirtiliyor. Üç erenin isimleri ise Salih, Ömer ve Mehmet olarak aktarılıyor. Bu kişiler, Birinci Bayezid zamanında Muğla’ya gelen ve Bayrami tarikatının tasavvufi öğretilerini yayılan Horasan erenleri olarak tanımlanıyor.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz alanı 1994 yılında kara servi ağacının izini sürerek keşfettiğini, o dönemde kalıntıların toprak yığını halinde olduğunu anlatıyor. Daha sonra dönemin Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün ile yürütülen girişimler, arkeolog Prof. Dr. Adnan Diler ve bölge sakinlerinin katkılarıyla konservasyon çalışmalarına dönüştü.

Konservasyon, ihmal ve taşınan mezarlar:

2010 yılında yapılan koruma çalışmalarıyla mescit ve türbenin temel kalıntıları ortaya çıkarıldı ve duvarlar belirli bir yüksekliğe kadar yükseltildi; ancak ev bölümüne ilişkin izler bulunamadı. Açıkgöz, uygulanan müdahaleyi olumlu bulmakla birlikte sonrasındaki bakım eksikliğini eleştiriyor ve alanın yeniden mezbeleliğe döndüğünü belirtiyor.

Üç Erenler’in mezarları uzun yıllar türbenin bulunduğu alanda kaldıktan sonra şehir planlaması nedeniyle 1937 yılında Hamursuz Tepesi eteğindeki mezarlığa nakledildi. Bu taşınma, bölgenin isimlendirilmesinde de etkili oldu.

Bugünkü tabloda, konservasyon amacıyla yükseltilen duvarların bazı bölümlerinde bozulmalar, alana dışarıdan giren ağaç dikimleri ve çevresel kirlilik yer alıyor. Ayrıca alanda ziyaretçileri bilgilendirecek bir levhanın bulunmaması, Üç Erenler’in tarihinin görünürlüğünü azaltıyor.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Üç Erenler’in Muğla için hem mimari hem de manevi bir zenginlik taşıdığını vurgulayarak, buranın yeniden ele alınması gerektiğini söylüyor ve Üç Erenler’e sahip çıkmanın Muğla’nın borcu olduğuna inandığını ifade ediyor. Bu çağrı, alanın korunması, bilgilendirici düzenlemeler yapılması ve sürdürülebilir bir bakım planı oluşturulması gerektiğini yeniden gündeme getiriyor.

Sonuç olarak, 1572 kökenli kalıntıların ve 2010 konservasyonunun ardından gelinen ihmal durumu, yerel yönetimler ve koruma uzmanlarının ortak bir planla alana müdahale etmesinin önemini ortaya koyuyor.

MUĞLA'NIN MENTEŞE İLÇESİNDEKİ ÜÇ ERENLER TÜRBESİ'NİN KALINTILARI, YAPILAN KONSERVASYON ÇALIŞMASINA RAĞMEN KORUNAMADI

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç