Ana Sayfa

Muratağa'dan kalan acı: tanık Ahmet Aşır cezasız kalan katliamı anlattı

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Emre Koç
Paylaş
Muratağa, Sandallar ve Atlılar katliamının tanığı Ahmet Aşır, 14 Ağustos 1974'te EOKA mensupları tarafından öldürülen 126 sivili ve toplu mezarları anlattı.

Muratağa, Sandallar ve Atlılar tanığının anlatısı

Muratağa-Atlılar-Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır, 14 Ağustos 1974'te EOKA mensuplarınca gerçekleştirilen saldırıları İHA'ya anlattı. Aşır, o günlerde yaşananların sadece üç köyün değil, Kıbrıs Türk halkının kolektif hafızasında derin bir yara bıraktığını vurguladı.

O günlerin tanıklığı

Aşır, saldırının İkinci Barış Harekâtı'nın başladığı güne denk geldiğini ve kaçan güçlerin geride en küçüğü 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında olmak üzere 126 savunmasız sivili katlettiğini anlattı. 1960 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 248 olan üç köy peş peşe basıldı. Muratağa ve Sandallar köylerinde öldürülen siviller aynı toplu mezara gömülmüş, mezardan ilk yapılan çıkarma işlemlerinde 89 kişinin cansız bedeni ele geçirilmişti.

Aşır, köylerin mücahit koruması altında olmadığını, çoğunlukla kadın, çocuk ve yaşlıların geride kaldığını aktardı. Türk ve Yunan birlikleri ile EOKA mensuplarının köylüleri topladığı ve esir kampına götürdüğü, geride kalanların ise Rumların insafına bırakıldığı ifade edildi. Aşır, Birleşmiş Milletler askerlerinin bölgede bulunduğunu ancak sivillerin korunmadığını söyledi.

Katliamı öğrendiğinde cephede olan Aşır, köyüne döndüğünde yaşadıklarını anlatırken duygulandı. Babasının köpeğinin kendisini toplu mezarın bulunduğu alana götürdüğünü, orada tüm gerçekliği gördüğünde dünyasının yıkıldığını kaydetti.

Toplu mezarların bulunması ve sonuçları

Toplu mezarın bulunduğu alanda askerlerin ve hayatta kalan köylülerin şehitleri çıkarırken karşılaştıkları manzara unutulmazdı. Aşır, şehitlerin çöplüğe gömüldüğünü, üzerlerinin çöplerle örtülüp ateşe verildiğini, bazı cenazelerin başlarından veya uzuvlarından mahrum olduğunu anlattı. O gün bölgeye gelen Türk ve yabancı basının görüntülerine rağmen olayın faillerinin uluslararası arenada hesap vermediğini vurguladı.

Şehitlerin ilk etapta toplu halde defnedildiğini, yıllar sonra yapılan açmalarla DNA incelemeleri sonucu kimliklerin tespit edildiğini ve bugün her bir şehidin yeni şehitlikte ayrı bir kabre kavuşturulduğunu belirtti.

Aşır, katliamın yalnızca 14 Ağustos 1974'te meydana gelmediğini, Kıbrıs Türklerine yönelik baskı ve saldırıların 1955'ten itibaren sistematikleştiğini, 1956 ve 1958 yıllarında da bu üç köyde şehitlerin verildiğini anlattı. 1955'te kurulan EOKA'nın hedefinin adayı Yunanistan'a bağlamak olduğunu, 1963'te başlayan saldırılarda yüzlerce köyün yakıldığını ve Türklere yönelik göçlerin yaşandığını söyledi.

Aşır, 15 Temmuz 1974 darbesi, Türkiye'nin diplomatik çabaları ve 20 Temmuz'da başlayan Barış Harekâtı bağlamında köylerin yaşadığı savunmasızlığı aktardı. Barış Harekâtı'nın ardından geri çekilen birliklerin kaçarken sivil hedefleri tercih ettiğini ifade etti.

Hafıza, adalet beklentisi ve garantörlük

Köylerde Türk bayrağının hiç indirilmeyişini, şehitlerin mezarları başında bugün de Türk bayrağı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağının dalgalandığını söyleyen Aşır, bu bayrakların Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Aşır, sorumluların cezalandırılmamasını eleştirerek uluslararası kamuoyunun gözlerinin kapandığını ifade etti.

Konuşmasını, iki toplumun yeniden bir arada yaşamasına dair ihtimal değerlendirmesiyle tamamlayan Aşır, garantörlüğün etkin ve fiili şekilde sürmediği koşullarda kalıcı bir anlaşma olmadığını savundu. Rum tarafında yetişen yeni nesillerin düşmanlık söylemleri ve garantilerin kaldırılmasının Kıbrıs Türklerini savunmasız bırakma amacına hizmet ettiğini belirterek, bugüne dek aranan çözümün sağlanamadığını söyledi.

Ahmet Aşır'ın anlatısı, Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da yaşananların unutulmaması ve adaletin sağlanması çağrısını içeriyor; tanıklık, hem kişisel bir hesaplaşma hem de toplumsal bir hafıza kaydı olarak öne çıkıyor.

Kıbrıs Türk halkının hafızasına kazınan Muratağa, Sandallar ve Atlılar katliamının canlı tanığı Ahmet Aşır, 14 Ağustos 1974'te EOKA mensuplarınca gerçekleştirilen insanlık dışı vahşeti İHA'ya anlattı. İkinci Barış Harekâtı'nın başlamasıyla kaçan Rumların, en küçüğü 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında olan 126 savunmasız sivili katledip çöplüğe gömdüğünü belirten Aşır; babasının köpeği sayesinde katliam çukuruna ulaşarak yaşadığı acıyı ve uluslararası kamuoyunun gözü önünde cezasız kalan bu soykırımı gözler önüne serdi.

Emre Koç — Bölgesel Haberler Editörü
Editör: Emre Koç