Obezite tedavisinde öncelik: korunan kas kütlesi ve sürdürülebilir sağlık
obezite bir sayıdan ibaret değildir
Liv Hospital Ankara İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Elif Başaran, obezitenin genetik, hormonal, metabolik, çevresel ve davranışsal etkenlerin birlikte rol aldığı kronik bir hastalık olduğunu vurguluyor. Dr. Başaran, modern tedavinin hedefinin sadece tartıda görünen rakamı düşürmek değil; uzun vadede metabolik sağlığı iyileştirmek ve elde edilen kilonun sürdürülebilir şekilde korunması olduğunu belirtiyor.
tedavi hedefleri ve kısa vadeli kazanımlar:
Dr. Başaran’a göre başarı yalnızca ideal kiloya ulaşmak değil; başlangıç kilosunun yaklaşık yüzde 5 oranında azaltılmasının bile kan şekeri, kan basıncı ve trigliserid düzeyleri gibi metabolik göstergelerde anlamlı iyileşmeler sağlayabildiğini gösteriyor. Önemli olan, "kaç kilo verildiği" sorusunun ötesinde, bu kaybın sağlık üzerinde nasıl bir etkisi olduğunun değerlendirilmesidir.
ilaçlar tedavinin tek yolu değil:
Son dönemde gündeme gelen GLP-1 ve GIP/GLP-1 temelli ilaçların iştahı azaltma, tokluk sinyallerini güçlendirme ve enerji alımını düşürme yönünde faydaları olabileceğini söyleyen Dr. Başaran, ancak şunu vurguluyor: "İlaç, tedavinin tamamı değil; tedaviye yardımcı araçlardan biridir." Her birey için uygun olmayabileceği ve seçimin eşlik eden hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve klinik özelliklere göre hekim tarafından yapılması gerektiği hatırlatılıyor.
kilo kaybında kas korunmasının önemi ve sürdürülebilir beslenme:
Kilo verme sürecinde yalnızca tartıdaki değişime odaklanmanın yanıltıcı olabileceğini belirten Dr. Başaran, hızlı kilo kayıplarının yağ dokusunun yanında yağsız vücut kütlesinde de azalmaya yol açabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle yeterli protein alımı, kişiye uygun direnç egzersizleri ve düzenli fiziksel aktivite, kas kütlesi ve fonksiyonunun korunması açısından kritik kabul ediliyor.
Ayrıca tek bir "olağanüstü diyet" yerine, uzun vadede sürdürülebilecek bir beslenme düzeninin benimsenmesi gerektiği vurgulanıyor. Dr. Başaran, yeterli protein ve lif içeren; sebze, meyve ve kaliteli besin kaynaklarını öne çıkaran, ultra işlenmiş ve enerji yoğun gıdaların sınırlanmasına dayalı bir yaklaşımın kalıcı sonuçlar verdiğini belirtiyor.
tedavinin sürdürülebilirliği ve biyolojik adaptasyonlar:
Kilo verildikten sonra vücudun bu kayba karşı biyolojik adaptasyonlar geliştirebileceğine dikkat çeken uzman, iştah ve enerji dengesi ile ilgili değişikliklerin yeniden kilo alımına zemin hazırlayabileceğini söylüyor. Bu nedenle hedef kiloya ulaşıldıktan sonra tedavinin tamamen bırakılıp eski yaşam düzenine dönülmemesi; korunma döneminin tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak planlanması gerektiği vurgulanıyor.
Dr. Başaran son olarak, "Hedef sadece tartıda düşük bir rakam değil; daha sağlıklı bir metabolizma, korunmuş kas kütlesi ve sürdürülebilir bir yaşam biçimidir" diyerek obezite tedavisinin uzun vadeli, çok boyutlu bir sağlık yönetimi olduğunu hatırlatıyor.
LİV HOSPİTAL ANKARA İÇ HASTALIKLARI UZMANI DR. ÖĞR. ÜYESİ ELİF BAŞARAN