Okulda güvenlik kadar davranışı anlamak da öncelik olmalı
Manisa Turgutlu saldırısının ardından psikososyal öncelikler
Elazığ Medilines Hastanesi Uzman Klinik Psikologu Esma Yıldız, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul yakınında meydana gelen silahlı saldırıda 2’si ağır 11 öğrencinin yaralanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, olayın yalnızca güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Yıldız, benzer olayların ardından hem kısa dönem müdahalelerin hem de nedenleri anlamaya yönelik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
okul iklimi ve müdahale öncelikleri:
Yıldız, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitime ara verilip öğrenci, öğretmen ve velilere psikososyal destek sağlanmasının doğru bir ilk adım olduğunu söyledi. Ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını vurgulayarak, okullarda çocukların kendilerini güvende hissedebilecekleri, duygularını ifade edebilecekleri ve yardım istemekten çekinmeyecekleri bir iklim oluşturmanın önleyici rolünü öne çıkardı.
davranışların arkasındaki psikolojik ve sosyal etkenler:
Uzman Klinik Psikolog Yıldız, şiddet davranışlarının tek bir nedene indirgenemeyeceğini; öfke, dışlanmışlık, değersizlik, çaresizlik, akran ilişkilerindeki sorunlar, aile içi yaşantılar, çevresel etkenler ve duyguları düzenleme güçlüklerinin etkili olabileceğini söyledi. Çocuklar yoğun duyguları tanımlamakta zorlandıklarında bu durumun içe kapanma, sosyal geri çekilme, öfke patlamaları, kurallara karşı gelme veya saldırgan davranışlar şeklinde ortaya çıkabileceğini belirtti.
Yıldız, belirgin ve süreklilik gösteren davranış değişikliklerinin yetişkinler tarafından göz ardı edilmemesi gerektiğini; ani davranış değişiklikleri, sosyal çevreden uzaklaşma, öfke kontrolünde güçlük ve akranlarla sürekli çatışma gibi işaretlerin önemli ipuçları sunduğunu kaydetti.
anlama ile sorumluluğu dengelemek:
Uzman, yaklaşımın çocukları etiketlemek değil, davranışın arkasındaki ihtiyacı fark etmek üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Yıldız, iletişim kurarken doğrudan suçlayıcı sorular yerine “Son zamanlarda seni zorlayan bir şey var mı?”, “Bunu yaşarken ne hissettin?”, “Bunun hakkında konuşmak ister misin?” gibi açık uçlu soruların güvenli bir alan oluşturduğunu söyledi.
“Bir çocuğun davranışını değiştirmeye çalışmadan önce, o davranışın bize ne anlatmaya çalıştığını anlamamız gerekir” diyen Yıldız, ancak anlamanın şiddeti onaylamak anlamına gelmediğini de netleştirdi. Çocuğun duygusal veya sosyal güçlüklerini anlamaya çalışmanın, sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını; güvenli sınırlar koymanın, uygun müdahaleyi yapmanın ve gerektiğinde profesyonel destek sağlamanın aynı sürecin parçaları olduğunu ifade etti.
Sonuç olarak Yıldız, okullarda şiddetin önlenmesinin sadece olay sonrası müdahalelerle sınırlı kalmaması gerektiğini; hem fiziki güvenlik önlemlerinin hem de çocukların duygularını ifade edebilecekleri, yardım istemekten çekinmeyecekleri bir okul ikliminin oluşturulmasının uzun vadeli koruyucu adımlar olduğunu belirtti.
ELAZIĞ MEDİLİNES HASTANESİ UZMAN KLİNİK PSİKOLOGU ESMA YILDIZ