Okuma yolculuğunun sarı kahramanı: Cin Ali Müzesi çocuklukları canlandırıyor
Müzenin kuruluşu ve Cin Ali’nin yeniden keşfi:
Ankara’da birçok kuşağın ilk okuma arkadaşı olan Cin Ali, şehrin merkezinde kurulan müzede yeni ziyaretçilerini geçmişe götürüyor. 2022 yılından bu yana müzede görev yapan Çiğdem Çiçek Akay, kuruluş hikâyesini ve Cin Ali’nin kuşaklar arasındaki yerini anlatarak müzenin nasıl şekillendiğini aktarıyor. Akay’a göre 2005’te eğitim sistemindeki değişiklikler üzerine çıkan gazete tartışmaları, halkın Cin Ali’yi aramasına yol açtı ve bu arayış müzenin çıkış noktasını oluşturdu.
Eğitim yöntemi ve koleksiyonun çekirdeği:
Müze, kitap koleksiyonunun çekirdeğini oluşturan 1968 baskılarıyla birlikte dönemin eğitim materyallerini sergiliyor. Ziyaretçiler, yazarın ve ailesine ait eşyaların yer aldığı ilk odada metot kitaplarının ve orijinal baskıların izini sürebiliyor. Akay, fiş sistemi olarak da bilinen cümle yönteminin nasıl işlediğini anlatarak, bu yöntemin öğrencileri heceden sese ve sonra bütüne taşıyan bir yolculuk sunduğunu vurguluyor.
Müzede ayrıca yazarın geliştirdiği oyunlu okuma yönteminin üç boyutlu uygulamaları ve döneme ait sınıf düzenlemeleri bulunuyor. 1960’lar, 1970’ler ve 1980’lere ait eğitim araç-gereçleri dönem sınıfında sergileniyor; böylece hem nostalji arayan yetişkinler hem de keşfetmeye açık çocuklar için farklı deneyimler sunuluyor.
Görme engelli ziyaretçilere özel çalışmalar:
Müze, görme engelli çocuklar için özel bastırılmış Braille kitapları ve onlara yönelik oyun tasarımlarıyla öne çıkıyor. Akay, bu tasarımların müzeyi görme engelli öğrenenler tarafından sevilen bir yer haline getirdiğini, çocukların kendilerine ait oyunlar bulduklarında büyük sevinç yaşadıklarını ifade ediyor. Bu yaklaşım, müzenin erişilebilirlik odağını ve eğitim misyonunu somutlaştırıyor.
Ankaralı bir karakterin sokaklara yayılmış hikâyesi:
İlkokul öğretmeni ve yazar Rasim Kaygusuz tarafından kaleme alınan Cin Ali’nin maceralarının büyük bölümü Ankara Bahçelievler sokaklarında geçiyor; bu nedenle karakter sıkça Ankara ile özdeşleştiriliyor. Kitaplarda geçen 1. Cadde ve 5. Cadde gibi mekânlar, okuyucuların belleğinde somut bir şehir imgesi oluşturuyor. Müze ekibi, bu kent bağlantısını koruyarak ziyaretçilere hem yerel hem de kültürel bir bağlama dair izler sunuyor.
Akay, Cin Ali karakterinin hep yedi yaşında kaldığını ve bu kalıcılığın onun amacına hizmet ettiğini belirtiyor: Basit ve etkili bir şekilde okumayı öğretmek. Karakterin değişmeyen yaşının, onu her kuşağın hatırlayabileceği ortak bir figür haline getirdiğini söylüyor.
Renk, obje ve anılar:
Müzenin kurumsal rengi olarak belirlenen sarı, Cin Ali serisinin ilk ve son kitaplarının kapak renginden esinleniyor. Akay, sarı rengin uyaran ve sıcak bir ton olduğuna dikkat çekiyor; bu yüzden sergi tasarımında sarı öne çıkarılıyor. Ziyaretçiler, müzenin özel odasında 1968 baskılarını ve yazarın torunu Başağa’ya imzaladığı tek orijinal kitabı görme fırsatı buluyor. Müze kaydına göre yazar imzayı takiben kısa süre sonra, 62 yaşında hayatını kaybetmişti.
Müze, ziyaretçilere sadece nesneler göstermekle kalmıyor; aynı zamanda o nesnelerin çağrıştırdığı anıları canlandırıyor. Bu yüzden birçok yetişkin müzeyi gezerken duygulanıyor, çocuklar ise sergilenen oyunları deneyimleyerek karakterle bağ kuruyor.
Ziyaretçi deneyimleri ve yıllık etkinlikler:
Müze, her yaştan ziyaretçiye hitap ediyor; Akay, "7’den 77’ye" ifadesini kullanarak herkesin kendine ait bir hikâye bulabileceğini söylüyor. Küçük ziyaretçiler karakterin oynadığı oyunları yerinde deneyimliyor, dönem sınıfında siyah önlük giyerek o dönemin okul atmosferini tadıyorlar. Yetişkinler ise kendi çocukluk anılarına dönerek nostalji yaşıyor.
Her yıl Temmuz ayının ilk pazarında düzenlenen etkinliklerde müze ekipleri, dönemin çocuk oyunlarını parkta canlandırıyor. Bu uygulama ziyaretçileri sadece müze içindeki sergilerle sınırlamıyor; şehrin açık alanlarında kolektif bir anı paylaşımına dönüştürüyor.
Akay son olarak tüm yaş gruplarını müzeye davet ediyor: "Her nesil kendine ait hikâyeler bulacak" ve buradan kendi okuma yolculuğunun bir parçasını tekrar çıkarabilecek, diyor. Müze bu yönüyle hem eğitici hem de duygusal bir buluşma mekânı olmaya devam ediyor.
ANKARA’DA BİRÇOK KUŞAĞIN İLK OKUMA ARKADAŞI OLAN CİN ALİ, KENDİ MÜZESİNDE ZİYARETÇİLERİNİ ÇOCUKLUK YILLARINA GÖTÜRÜYOR. 2022 YILINDAN BU YANA CİN ALİ MÜZESİ’NDE GÖREV YAPAN ÇİĞDEM ÇİÇEK AKAY, MÜZENİN HİKÂYESİNİ VE CİN ALİ’NİN KUŞAKLAR ARASINDAKİ YERİNİ ANLATTI.