Ana Sayfa

Osteoporoz 500 milyondan fazla kişiyi etkiliyor: kırık riskini azaltmanın ve erken tanının önemi

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın, osteoporozun 500 milyondan fazla kişiyi etkilediğini ve erken tanı, egzersiz ile beslenmenin kırığı önlediğini söyledi.

Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın'ın değerlendirmesi

Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın, 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü kapsamında yaptığı açıklamada osteoporozun küresel boyutunu ve kırıkların yol açtığı sağlık yükünü hatırlattı. Aydın, hastalığın kemik yoğunluğu ve kalitesinin azalmasıyla ilerlediğini, genellikle belirti vermeden kırıkla kendini gösterdiğini vurguladı.

Osteoporozun büyüklüğü ve kırık riski:

Aydın, osteoporozun dünya genelinde 500 milyondan fazla kişiyi etkilediğini; 50 yaş üzerindeki her üç kadından biri ve her beş erkekten birinin yaşamının ilerleyen dönemlerinde osteoporoza bağlı kırık riski taşıdığını belirtti. Özellikle kalça kırıklarının yaşam kalitesi üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu ve ölüm riskini artırabildiğini söyledi.

Kalça kırığı geçiren hastaların önemli bir bölümünün bağımsız yaşamına dönmede güçlük çektiğini, bazılarının uzun süre yatağa bağımlı kalabildiğini belirten Aydın, kırık sonrasında artan mortalitenin osteoporozun yalnızca kemik sağlığını değil genel sağlık durumunu da etkilediğini gösterdiğini ifade etti.

Koruma ve erken tanı önlemleri:

Aydın, kemik sağlığının korunmasında üç temel aşamanın önem taşıdığını söyledi: çocukluk ve ergenlikte maksimum kemik kütlesinin oluşturulması, yetişkinlikte mevcut kütlenin korunması ve kırık sonrası yeni kırıkları önleme. Çocukluk döneminde yeterli kalsiyum, protein ve D vitamini alımı ile yük taşıyan fiziksel aktivitelerin gerekliliğine dikkat çekti.

Yetişkinlerde düzenli egzersiz, dengeli beslenme, sigara ve aşırı alkolden kaçınma ve sağlıklı vücut ağırlığının korunmasının kemik kaybını yavaşlattığını belirten Aydın, Türkiye'de de 50 yaş üzerindeki her dört kişiden birinde osteoporoz bulunduğuna dair verilerin halk sağlığı açısından önem taşıdığını kaydetti.

Kırık sonrası yaklaşım ve risk değerlendirmesi:

Aydın, osteoporoza bağlı kırığın sonraki kırıklar için güçlü bir uyarı olduğunu, özellikle ilk bir-iki yıl içinde yeni kırık riskinin arttığını söyledi. Bu nedenle kırık tedavisiyle yetinilmeyip altta yatan kemik hastalığının araştırılması gerektiğini vurguladı. Risk grubundaki kişilerin hekim değerlendirmesinden geçmesi ve gerektiğinde kemik mineral yoğunluğu ölçümü (DXA) yaptırmasının önemine dikkat çekti.

DXA ölçümünde T-skoru -2,5 veya daha düşük değerlerin osteoporoz tanısında temel ölçütlerden biri olduğunu hatırlatan Aydın, tedavi kararının yalnızca bu değere göre değil; yaş, önceki kırık öyküsü ve diğer risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesiyle verildiğini belirtti.

Kırık sonrası uygulanacak yaklaşımın; hekim tarafından planlanan tıbbi tedavi, düzenli fiziksel aktivite, yeterli beslenme ve düşmeleri önlemeye yönelik uygulamaların birlikte yürütülmesi gerektiğini söyleyen Aydın, evde kaygan zeminlerin düzenlenmesi, yeterli aydınlatma ve denge egzersizlerinin özellikle ileri yaştaki bireylerde kırık riskini azalttığını ifade etti.

Son olarak Aydın, kemik sağlığının yaşam boyu korunması gerektiğini, risk faktörlerini bilmenin, düzenli kontrollerin ve gerektiğinde kalsiyum ile D vitamini desteğinin hekim gözetiminde değerlendirilmelerinin kırık riskini azaltmada belirleyici rol oynadığını belirtti.

MEMORİAL ANTALYA HASTANESİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ BÖLÜMÜ'NDEN PROF. DR. AHMET TURAN AYDIN

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol