Ana Sayfa

Sabah kalkınca topuk ağrısı ciddiye alınmalı: plantar fasiit ve ayırıcı tanı

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Prof. Dr. İrfan Koca, sabah artan topuk ağrısının plantar fasiit belirtisi olabileceğini; kapsamlı değerlendirme ve kişiye özel tedavi gerektiğini belirtti.

Sabah topuk ağrısı uyarısı

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, yataktan kalkılırken belirginleşen topuk ağrısının sıklıkla plantar fasiite işaret edebileceğini söyledi. Ayak tabanında topuk kemiğinden parmaklara kadar uzanan plantar fasya, ayağın yük taşıma ve basma işlevinde anahtar rol oynayan güçlü bir bağ dokusudur. Tekrarlayan mekanik zorlanmalar bu dokuda mikro hasar, inflamasyon ve ödem gelişimine neden olabilir.

Plantar fasiit ve nedenleri:

Plantar fasiitin temelinde genellikle uzun süreli mekanik yüklenme, ayak kemerinin yetersizliği, ani artan aktivite düzeyleri, kilo fazlalığı ve ayakkabı kaynaklı hatalı destek yer alır. Zamanla süregelen çekme kuvvetleri bazı hastalarda halk arasında topuk dikeni olarak adlandırılan kalkaneal spur oluşumuyla ilişkilendirilebilir. Ancak her topuk ağrısı plantar fasiit anlamına gelmez; doğru tanı ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Ayırıcı tanıda dikkat edilmesi gerekenler:

Prof. Dr. Koca, ayırıcı tanıda romatolojik, nörolojik ve metabolik nedenlerin göz önünde bulundurulmasının önemine dikkat çekti. Sabah tutukluğu, eklem şişlikleri veya artrit yakınmaları varsa romatolojik hastalıklar; yanma ve uyuşma şikayetlerinde sinir sıkışmaları ve bel kaynaklı sorunlar; ayrıca Aşil tendon sorunları, gut veya diğer ayak-topuk hastalıkları değerlendirilmelidir. Uzun süren ya da alışılmadık seyrettiği düşünülen vakalarda hormon ve mineral dengesi araştırılmalı, D vitamini, tiroid ve paratiroid hormonları, kalsiyum, fosfor ve gerekirse ürik asit düzeyleri kontrol edilmelidir.

Tedavi yaklaşımı ve seçenekleri:

Tedavide tek başına ağrılı bölgeye odaklanmanın yetersiz olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Koca, ayağın genel yapısı ve yük dağılımının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tedavi planı oluşturulurken ayak arkının durumu, taban basınç dağılımı, fasiyal gerginlikler, yürüme-basma özellikleri ve daha önce yapılmış ameliyatlar birlikte ele alınır. Konservatif yaklaşımlar arasında ev egzersizleri, uygun ayakkabı ve tabanlık kullanımı, manuel terapi ve fasiyal gevşetme uygulamaları ön plandadır.

Girişimsel olmayan ileri yöntemler arasında ESWT (şok dalga tedavisi), lazer ve fasiyal hidrodiseksiyon sayılabilir. Gerekli durumlarda nöral terapi, proloterapi ve PRP uygulamaları tedavi planına dahil edilebilir. Kök hücre ve eksozom uygulamaları uygun hastalarda değerlendirilirken, tedaviye dirençli seçilmiş vakalarda radyofrekans düşünülebilir. Steroid enjeksiyonları ise potansiyel yan etkiler göz önünde bulundurularak, her hasta için fayda-zarar dengesi değerlendirilerek uygulanmalıdır.

Sonuç olarak amaç sadece ağrıyı baskılamak değil; ağrıya yol açan mekanik, fasiyal ve gerektiğinde romatolojik, nörolojik veya metabolik nedenleri birlikte ele alarak kişiye özel bir tedavi planı oluşturmaktır. Prof. Dr. İrfan Koca, özellikle sabah ortaya çıkan topuk ağrılarında erken değerlendirme ve doğru yönlendirme yapılmasının tedavi başarısını artıracağını vurguladı.

FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON UZMANI PROF. DR. İRFAN KOCA, SABAHLARI YATAKTAN KALKTIKTAN SONRA BELİRGİNLEŞEN TOPUK AĞRISININ, PLANTAR FASİİTİN ÖNEMLİ BELİRTİLERİNDEN BİRİ OLABİLECEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ.

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol