Sakarya zaferiyle savunma sona erdi, taarruz dönemi başladı
Sakarya'nın dönüm noktası:
Sakarya Meydan Muharebesi, Türk İstiklal Harbi'nin seyrini değiştiren en kritik kırılma noktası olarak kayda geçti. Asırlardır süren geri çekilme süreci bu muharebe ile son buldu; ordu artık savunma safhasını geride bırakıp taarruz kademesine geçti. Zafer, Ankara Hükümeti'nin uluslararası alanda görünürlüğünü ve meşruiyetini pekiştirdi.
savaşın psikolojik etkisi:
Gordion Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Koç, muharebenin en önemli sonuçlarının psikolojik olduğunu vurguladı. Koç'a göre, ‘‘Sakarya Meydan Muharebesi inancını daha da kuvvetli olarak pekiştirmiştir’’; bu kazanım, Türk milleti, subay ve komutanlar dahil herkesin moralini yeniden yükseltti.
Koç, önceki cephelerde yaşanan zorluklara da dikkat çekti. 1. İnönü, 2. İnönü ve Kütahya-Eskişehir muharebelerinde ordunun büyük sıkıntı çektiğini, bu tabloyu aşmak için Meclis Başkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün cepheye giderek Karacahisar Karargâhı'nda görüşmeler yaptığını aktardı. Bu görüşmeler sonunda ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilme kararı verildi; karar ağır bedeller anlamına geliyordu fakat stratejik zorunluluktu.
harekat ve diplomasi:
Kadim Koç, savaşın devamında 13 Eylül'de Yunan ordusunun Sakarya Nehri'nin batısına geçtiğini, takip sırasında nehrin geçişinin ordunun önünü kestiğini söyledi. Bazı birliklerle Yunan kuvvetleri takip edilebilmiş, esirler ve muharebe malzemesi ele geçirilmiş; ancak Yunan ordusunun 'binlerce ölüsünü bu topraklarda bırakarak' çekildiği ifade edildi.
Diplomatik alanda da kırılma gözlendi. Koç'un belirttiğine göre, 23 Ekim'de İngilizlerle yapılan esir mübadelesi anlaşması, İngilizleri istemese de Ankara Hükümeti'ni fiilen tanımaya zorladı. Doğu sınırındaki Kars Antlaşması ile başlayan tanınma süreçleri, Sakarya'dan sonra Ankara'nın merkezi bir aktör olarak ortaya çıkmasını hızlandırdı; Koç bunu, 'Ankara güçlü bir sesle ben de varım demeye başladı' sözleriyle özetliyor.
Koç, Sakarya'nın ardından Türk milletinin ve ordusunun artık taarruza geçtiğini vurgulayarak bu zaferin hem askeri hem de siyasi olarak zafere giden yolu açtığını belirtti. Zafer, milli mücadelenin inancını pekiştirirken Ankara Hükümeti'ni uluslararası arenada daha görünür kıldı ve sonraki aşamaların zemini hazırlandı.
Türk tarihinin gidişatını değiştiren zafer: Sakarya Meydan Muharebesi ile savunma bitti, taarruz başladı