Ana Sayfa

Sanatla iklim çağrısı: COP31 alanı Türkiye'nin en büyük açık hava sahnesi olacak

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~3 dk Editör: Aslı Han
Paylaş
Antalya’daki 1.100.000 m²'lik COP31 alanı COPArt kapsamında 1000'den fazla eser ve 50'den fazla açık hava enstalasyonuyla sanatla iklimi gündeme taşıyacak.

Sanatla iklim çağrısı: COP31 alanı Türkiye'nin en büyük açık hava sahnesi olacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya'daki COP31 alanını COPArt Projesi kapsamında hem açık hem kapalı sergi alanına dönüştürerek iklim diplomasisiyle eş zamanlı güçlü bir kültür-sanat programı hazırladı. 1 milyon 100 bin metrekare büyüklüğündeki alan, 9-20 Kasım tarihlerinde ziyaretçilere ve delegelere farklı deneyimler sunacak.

alan yapısı ve ziyaretçi erişimi:

COP31 alanı iki bölgeye ayrılıyor: Yeşil Bölge ve Mavi Bölge. Yeşil Bölge etkinlikleri halka açık ve ücretsiz olacak; Mavi Bölge ise yalnızca BM tarafından akredite edilen ülke ve devlet temsilcilerine açık tutulacak. Projenin direktör ve küratörlüğünü üstlenen Nagihan Özel yönetimindeki COPArt, Türkiye'nin dört bir yanından gelen eserleri Antalya'da bir araya getirirken, programın teması “COPArt: Hala Mümkün / Still Possible” olarak belirlendi.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum projeyi tanıtırken "Doğanın hikayesini, sanatın gücüyle dünyaya anlatacağız" ifadelerini kullandı. Bakanlık, bu etkinliklerle iklim eylemine yönelik farkındalığı artırmayı ve gelecek COP organizasyonlarına ilham verecek kültürel bir miras oluşturmayı amaçlıyor.

sergiler, enstalasyonlar ve program içerikleri:

Alan genelinde 1000'in üzerinde eser ve 50'den fazla açık hava enstalasyonu sergilenecek. Açık alandaki büyük ölçekli işler, kamusal mekânda sanatın iklim anlatısını güçlendirmeyi hedefleyecek; sergiler ve söyleşilerle ziyaretçilere hem görsel hem de düşünsel bir deneyim sunulacak.

Kapalı alanda ise 6 bin 600 metrekarelik sergi bölümünde 48 panel ve söyleşi düzenlenecek. Yerli seçkiler arasında yer alan "Altı Usta Altı İz" başlıklı sergide Fahrelnissa Zeid, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Haluk Akakçe gibi isimlerin eserleri bulunuyor. Ayrıca klasik dönemin temsilcileri Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı'nın eserlerinden modern ve çağdaş döneme uzanan bir seçki ilk kez kamuoyuyla buluşacak eserleri de içerecek.

Uluslararası seçkide ise Anselm Kiefer, Heinz Mack, Cecilia Vicuña, Koen Vanmechelen, Jol Andrianomearisoa, Luke Jerram, Pneuhaus, Alejandro Durn, Pascale Marthine Tayou, Gabriel Rico Jiménez, Anthony James ve Clarissa Tossin gibi sanatçıların çalışmaları yer alacak. Bu eserler arasında Eva Jospin’in mukavva ormanları, Todd Gray’in çevresel adaleti sorgulayan anlatıları, Erica Daborn’un ekolojik kırılmalarını konu edinen işleri, Xavier Cortada’nın iklim farkındalığına odaklanan üretimleri ve Zaria Forman’ın eriyen buzulları gösteren yapıtları dikkat çekecek. Ayrıca Nils-Udo’nun doğada ürettiği geçici çalışmaların fotoğrafları, doğanın zamanına ve yaşamın devamlılığına vurgu yapacak.

COPArt, sanat aracılığıyla iklim krizine dair konuşma zemini genişletmeyi ve hem kamuoyunu hem de karar vericileri harekete geçmeye teşvik etmeyi hedefliyor. 9-20 Kasım arasında eş zamanlı düzenlenecek etkinlikler, iklim diplomasisiyle kültür-sanatın buluştuğu kapsamlı bir platform sunacak.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI, ANTALYA'DAKİ COP31 ALANI'NIN TAMAMINI COPART PROJESİ KAPSAMINDA AYNI ZAMANDA AÇIK VE KAPALI SANAT GALERİSİ OLARAK KULLANACAK.

Aslı Han — Çevre & Ekoloji Editörü
Editör: Aslı Han