Ana Sayfa

Şanlıurfa’da marangozluk el emeğiyle ayakta kalma savaşı veriyor

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Cemal Korkmaz
Paylaş
Şanlıurfa'da marangoz ustaları, seri üretim ve teknolojik gelişmelere rağmen ekmek tahtası, çeyiz sandığı ve işlemeli kapı gibi el yapımı ürün üretmeyi sürdürüyor.

geleneksel üretim ve ürün çeşitliliği:

Şanlıurfa çarşılarında yıllardır süregelen geleneksel marangozluk, hâlâ el emeğine dayalı ürünlerle hayat buluyor. Ustalar; ekmek tahtaları, doğrama tahtaları, oklava, süs eşyaları, tahta beşik, işlemeli kapılar, çeyiz sandıkları ve aynalar gibi geniş bir yelpazede el yapımı eserler üretiyor. Bu ürünler hem günlük kullanım hem de kültürel miras açısından değer taşıyor; müşteriler taleplerine göre özel işler de yaptırabiliyor.

Atölyelerde işin her aşaması ustaların elinden çıkıyor; tasarımdan işçiliğe kadar yoğun bir emek söz konusu. Ustalar, seri üretimin hakim olduğu pazarda özgünlük ve kaliteyle ayakta kalmaya çalıştıklarını belirtiyor.

teknoloji baskısı ve çırak eksikliği:

Ustalar, teknolojik gelişmeler ve fabrikalaşmanın yarattığı baskıyı sık sık dile getiriyor. Çarşı esnaflarından Bedih Karataş, «1976 yılında bu çarşıya girdim. 56 yıldan fazla olduğu bu çarşıda çalışıyorum. Burada eskiden beri hep el işi yapılıyor...» diyerek mesleğin köklü geçmişine vurgu yapıyor. Karataş, teknolojinin özellikle seri üretimde insan gücüne olan ihtiyacı azalttığını ve bunun işleri olumsuz etkilediğini söylüyor: «Çin, işi neredeyse insana ihtiyaç kalmayacak noktaya getirdi» ifadesiyle, küresel rekabetin yerel atölyelere yansımasını özetliyor.

usta sözleri ve geleceğe dair kaygılar:

Marangoz ustası Mehmet Aleş işi yapmaya devam ettiklerini, el yapımı ürünlere hâlâ ilgi olduğunu belirtiyor: «Ekmek tahtası, merdane, el yapımı çerezlik tabakları yapıyoruz. Şimdi eskisi gibi çırak yetişmiyor fakat el yapımı ürünler yine de rağbet görüyor, memnunuz, şükür ediyoruz.»

Benzer şekilde Ahmet Demir de mesleğin zorluklarına rağmen yaptığı işe bağlılığını vurguluyor: «Eskisi gibi çırak yetişmiyor. Bu mesleğimiz tozlu, dumanlı fakat bizim için eğlenceli geçiyor. Kıyma tahtası, kürsü, ekmek tahtaları, çocuk beşiklerini zevkle yapıyoruz. Müşteri ne isterse biz onu yapıyoruz.»

Ustaların ortak kaygısı, genç nesillerin çırak olarak mesleğe katılmaması ve teknolojinin el işçiliğini geri plana itmesi. Buna karşın, atölyelerde devam eden üretim, hem yerel ekonomiye hem de kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor. Ustalar, yeterli talep ve yeni çıraklarla mesleğin kuşaklar boyunca aktarılabileceğini, aksine kaybolma riskinin bulunduğunu ifade ediyorlar.

Şanlıurfa'da marangoz ustaları teknolojiye direniyor

Cemal Korkmaz — Haberde İnsan Editörü
Editör: Cemal Korkmaz