Ana Sayfa

Savunma modelini sağlık üretimine taşıyarak maliyeti düşürme hedefi

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Berk Doğan
Paylaş
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, DESU Medikal açılışında savunma sanayisindeki yerli üretim modelinin sağlık teknolojilerine aktarılacağını ve maliyetlerin düştüğünü açıkladı.

DESU Medikal tesisinde yerli üretim vurgusu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara Gölbaşı'ndaki DESU Medikal üretim tesisinin açılışında yaptığı konuşmada, savunma sanayisinde elde edilen kazanımların sağlık endüstrilerine aktarılacağını belirtti. Tesisin beyin cerrahisinde kullanılan şant ve drenaj sistemleri, kateterler ile kollajen bazlı implantlar gibi ileri teknoloji tıbbi ürünlerin üretimine odaklandığı bildirildi.

Yılmaz, son 24 yılda sağlık alanına yapılan yatırımların hizmet kalitesini yükselttiğini ve erişimi kolaylaştırdığını kaydederek, Türkiye'nin artık hem kendi vatandaşına hem de sağlık turizmi yoluyla dünyadan gelen hastalara hizmet veren bir sağlık sistemi kurduğunu söyledi. Bu sistemin ülkeye yıllık olarak milyarlarca dolar döviz kazandırdığına dikkat çekti.

savunma sanayi modelinin sivil alanlara uygulanması:

Yılmaz, savunma sanayisinde yaşanan dönüşümü "devrim" olarak nitelendirerek yerlilik oranının geçmişteki yüzde 20'lerden bugün yüzde 80'in üzerine çıktığını hatırlattı. Bu başarının arkasında güçlü siyasi irade, kurumsal yapılanma ve destek mekanizmalarının bulunduğunu belirtti ve aynı yaklaşımın sivil endüstrilere, özellikle sağlık endüstrilerine uygulanması gerektiğini vurguladı. Kamu düzenleyici gücü ve alım kapasitesinin akıllıca kullanılması halinde sağlık teknolojilerinde hızlı yerlileşme sağlanabileceğini ifade etti.

Konuşmasında kritik bir başka noktaya da temas eden Yılmaz, ekonomik ve stratejik açıdan hayati olan alanlarda tedarik güvenliğinin önemine işaret etti. "Kritik bir takım alanlarda kendi imkanlarınıza sahip olmanız gerekiyor" sözleriyle, dünyadan tedarik kanallarının çeşitlendirilmesi veya yerli imkânların geliştirilmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.

kamu-özel işbirliği, finansman ve risk paylaşımı:

Yılmaz, jeopolitik gerilimlerin ve teknolojik dönüşümlerin hızlandığı bir dönemde risklerin arttığını, bu nedenle eski serbest piyasa yaklaşımlarının her zaman yeterli olmayacağını belirtti. Risklerin yönetilmesi için devletin ekonomide daha aktif bir rol üstlenmesi, özel sektörle ilişkilerin yeniden düzenlenmesi ve risk paylaşım modellerinin ön plana çıkarılması gerektiğini savundu.

Bu bağlamda DESU Medikal örneğini önemli bir model olarak nitelendiren Yılmaz, kamu bankaları ve finans kuruluşlarının üretim ve yatırım odaklı yaklaşımının teknoloji hedeflerini desteklediğini söyledi. Ziraat Katılım Bankası ile 2024'te kurulan ortaklığın, teknoloji geliştiren bir girişimin üretim kapasitesini büyütmesinde finansal güç ile sanayi tecrübesinin bir araya geldiğini gösterdiğini belirtti. DESU Medikal'in Hacettepe Teknokent'te başlayan yolculuğunun yeni tesisle önemli bir aşamaya ulaştığını kaydetti.

mevcut veriler ve hedeflenen gelişmeler:

Yılmaz, sağlık teknolojilerindeki yerli üretim ve ihracat kapasitesine dair verileri de paylaştı. Ürün Takip Sistemi'ne kayıtlı 1850 tıbbi cihaz imalatçısının bulunduğunu, yerli imal tıbbi cihaz barkodu sayısının 2018'de yaklaşık 762 bin iken bugün 996 bin seviyesine ulaştığını söyledi. İlaç sektöründe ise kutu bazında yerlileşme oranının 2016'da yüzde 75 iken 2025'te yüzde 92'ye çıktığını, 2026 yılının ilk sekiz ayında bu seviyenin korunduğunu aktardı. Değer bazında yerli üretim payının ise yüzde 52,5 olduğunu belirtti.

Türkiye'nin tıbbi cihaz ihracatında 170'ten fazla ülkeye ulaşması ve son 12 aylık dönemde ilaç ihracatının 2,55 milyar dolar seviyesine çıkması, sağlık teknolojilerinde elde edilen kazanımların uluslararası pazarlara taşınabileceğini gösteriyor. Yılmaz, özellikle biyoteknolojik ilaçlar ve yenilikçi tedavi ürünleriyle ihracatı daha üst seviyelere taşımayı hedeflediklerini ifade etti.

Konuşmasının sonunda Yılmaz, daha önce ithal edilen bazı yüksek maliyetli ürünlerin artık ülke içinde daha düşük maliyetle üretilebildiğini vurgulayarak, "Daha önce 5 bin dolara ithal edilen ürün, bugün ülkemizde bin dolara temin edilir hale gelmiş durumda" dedi. Bu tür yerli üretimin hem döviz tasarrufu sağladığını hem de kamu harcamalarını düşürdüğünü belirtti.

Program, protokol üyelerinin kurdele kesimiyle yeni tesisin resmi açılışıyla son buldu. Yılmaz'ın değerlendirmeleri, sağlık endüstrilerinde yerlileşme ve kamu-özel işbirliği modellerinin önümüzdeki dönemde Türkiye'nin stratejik öncelikleri arasında kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ, SAVUNMA SANAYİSİNDE ELDE EDİLEN BAŞARININ SAĞLIK ENDÜSTRİLERİNE DE TAŞINACAĞINI BELİRTEREK, "DAHA ÖNCE 5 BİN DOLARA İTHAL EDİLEN ÜRÜN, BUGÜN ÜLKEMİZDE BİN DOLARA TEMİN EDİLİR HALE GELMİŞ DURUMDA" DEDİ.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Berk Doğan — Dijital Ekonomi Editörü
Editör: Berk Doğan