Ana Sayfa

Sıcaklığın gölgesinde kalp: Eylül sıcağı damarları ve sıvı dengesini zorluyor

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Eylül sıcakları damarları genişletip tansiyon düşüklüğüne yol açarken, sıvı kaybı kalbi daha fazla çalıştırıyor; kalp ve tansiyon hastaları önlem almalı.

sıcak eylül günlerinde kalp sağlığı uyarısı:

Yaz sıcaklıklarının eylül ayında da devam etmesi, özellikle kalp ve damar hastaları için yeni bir risk dönemi başlatıyor. Acıbadem Bodrum Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Buğra Karaaslan sıcak havanın damarları genişleterek tansiyonun düşmesine, artan sıvı kaybının ise kalbin daha fazla çalışmasına yol açtığını vurguluyor. Bu durum, kalp-damar hastaları ve tansiyon ilacı kullanan kişiler için dikkat gerektiriyor.

sıcak hava ve tansiyon ilişkisi:

Karaaslan, yaz koşullarında damar genişlemesinin kan basıncında düşmeye neden olabileceğini ve bunun özellikle alevlenen sıcaklıklarda belirginleştiğini söylüyor. Bu nedenle günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 17.00 arasında dışarıda uzun süre kalınmaması, aşırı efordan ve gereksiz stresten kaçınılması öneriliyor. Bu önlemler, tansiyon düşmesiyle ortaya çıkabilecek bayılma veya halsizlik gibi tabloları önlemeye yardımcı olabilir.

sıvı tüketimi ve ilaç uyarısı:

Sıcaklıkla birlikte artan terleme ve sıvı kaybı kalbin yükünü artırıyor; bu nedenle uygun sıvı alımı önem taşıyor. Ancak Karaaslan, koroner arter hastalığı, hipertansiyon veya özellikle kalp yetersizliği gibi durumlarda sıvı kısıtlaması gereken hastaların miktarı mutlaka hekim önerisine göre belirlemeleri gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca ilaçların düzenli kullanımı ve yaz dönemi öncesi veya sonrasında yapılan kardiyoloji kontrollerinin aksatılmaması gerektiği üzerinde duruyor.

Hastaların dikkat etmesi gereken başlıca noktalar: ilaçların düzenli alınması, sıvı dengesinin doktor gözetiminde ayarlanması ve sıcak saatlerde dışarı çıkmaktan kaçınılmasıdır.

güneş, uyku ve beslenme önerileri:

Güneşten tamamen kaçınmanın doğru olmadığını belirten Karaaslan, D vitamini için yaklaşık 20 dakika güneşlenmenin yeterli olduğunu aktarıyor; ancak güneşin en dik olduğu saatlerde uzun süre dışarıda kalınmamalı. Denize girdikten sonra kısa bir güneşlenme süresinden sonra gölgede dinlenmek daha güvenli bir yaklaşım olarak öneriliyor.

Tatil dönüşünde başlayan yoğun iş temposunun yol açtığı stres ve uykusuzluk ise kortizol düzeylerini yükselterek kalp-damar riskini artırabilir. Karaaslan haftalık hedef olarak en az 150 dakika tempolu yürüyüş, haftada iki gün kas güçlendirici egzersiz, günde en az 7 saat uyku ve stres kontrolünü öneriyor. Beslenme açısından da fast food ağırlıklı seçimlerden kaçınmak; evde hazırlanmış, daha düşük karbonhidrat ve dengeli protein içeren öğünleri tercih etmek kalp sağlığına olumlu katkı sağlayacaktır.

Sonuç olarak, eylül ayındaki sıcaklık dalgaları kalp-damar hastalarının hem sıvı dengesini hem de tansiyon kontrolünü yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor. Buğra Karaaslan ve ekiplerinin uyarıları, risk altındaki kişilerin basit yaşam tarzı düzenlemeleri ve doktor kontrolleriyle bu dönemi daha güvenli geçirebileceklerini gösteriyor.

HASTA MUAYENESİ

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol