Ana Sayfa

Sipsinin son bekçisi: Halime Özke'nin miras kaygısı

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~3 dk Editör: Cemal Korkmaz
Paylaş
Denizli Beyağaçlı sipsi ustası Halime Özke, UNESCO tarafından 'Yaşayan İnsan Hazinesi' seçildi; geleneğin gençlere aktarılmamasından kaygılı.

Sipsiyi dağlarda öğrendi, bugün miras için uyarıyor

Halime Özke, 1948 doğumlu, Denizli'nin Beyağaç ilçesinde çocuk yaşta sipsi çalmayı öğrenen ustalardan biri. Henüz 7 yaşında dağlarda keçi güderken aile büyüklerinden ve çevresindeki ablaların çaldığı ezgilerden sipsiyi öğrendi; zamanla çalgının yapımını ve icrasını da benimsedi. Radyodan dinlediği türküleri de sipsiyle eşleştirerek repertuarını genişletti.

Günlük yaşam ve yöresel etkinliklerde sipsi:

Özke, sipsiyi yalnızca ev yaşamında değil, düğün, sünnet, kına gecesi ve yayla şenlikleri gibi yöresel etkinliklerde de icra etti. Beyağaç geçmişte çok sayıda sipsi icracısına ev sahipliği yaparken zamanla bu sayı azaldı; Özke, bu sürecin bir sonucu olarak hem çalmaya hem de çalgıyı yapmaya başladı.

Aktarım çabaları ve engeller:

Ustalığın aktarımı konusunda ciddi kaygıları var. Özke, köyünde genç kızların evlendikten sonra eşlerinin izin vermemesi sebebiyle çalmayı bıraktığını anlattı. Ailelerin çocuklarına izin vermemesi nedeniyle başlatılan kurs girişimleri sürdürülemedi; Özke, bu durumun bölgesel geleneğin devamını zedelediğini vurguluyor. Kendi ifadesiyle, ‘Eskiden burada yaşayan çok insan çalardı bunu. Herkes bazı sebeplerle zamanla bıraktı, ben tek kaldım.’

Geleneğin sürdürülebilirliği açısından aile ve toplum desteğinin kritik olduğunu belirten Özke, yerel girişimlerin erken aşamada sonuçsuz kalmasının kültürel aktarımı zayıflattığını söylüyor.

Gelecek endişesi: benden sonra sadece oğlum çalıyor

Halime Özke, sipsiyi kendisinden sonra öğrenen tek kişinin oğlu olduğunu ifade ediyor: 'Benden sonra çalan sadece oğlum var, ondan sonrası yok, kimse öğrenmiyor. O da düğünlerde yanımda dümbelek çalarken öğrendi.' Bu cümle, Teke yöresine ait sipsi geleneğinin bireysel bir miras haline gelme riskini özetliyor.

Sipsinin hem çalımı hem de yapımıyla ilgili bilgi birikimi, yöresel müziğin nadir kalan parçalarından biri olarak dikkat çekiyor. Ancak bu birikimin aktarılmaması, çalgının ve ona eşlik eden ezgilerin zaman içinde kaybolmasına yol açabilir.

Ulusal ve uluslararası tanınırlık da Özke'nin yalnızca yerel değil, daha geniş bir kültürel temsilci olarak görülmesini sağladı. 2017 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında UNESCO Bilim Kurulu tarafından 'Yaşayan İnsan Hazinesi' unvanına layık görülen Özke, bu ödülünü 11 Şubat 2020 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen törende aldı. Tören sırasında plaketini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdim ettiği bilgisini paylaşıyor ve bu tanınırlığın kültürel mirasa dikkat çektiğini belirtiyor.

Halime Özke'nin hikâyesi, yerel enstrümanların ve ezgilerin korunması için yalnızca bireysel çabaların yeterli olmadığını; kurumsal destek, aile-onay mekanizmaları ve genç kuşakların ilgisinin sağlanmasının gerekli olduğunu gösteriyor. Bugün Beyağaç'ta sipsinin sesi azalsa da Özke'nin birikimi, doğru koşullar sağlanırsa tekrar canlanabilecek mirasın taşıyıcısı olarak önemini koruyor.

DENİZLİ’NİN BEYAĞAÇ İLÇESİNDE 7 YAŞINDA ÖĞRENDİĞİ SİPSİYİ YILLARDIR YAŞATAN HALİME ÖZKE, TEKE YÖRESİNE AİT GELENEKSEL ÇALGISININ SON TEMSİLCİLERİNDEN BİRİ. UNESCO BİLİM KURULU TARAFINDAN 2017 YILINDA "YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ" İLAN EDİLEN ÖZKE, GELENEĞİN YENİ KUŞAKLARA AKTARILMAMASINDAN ENDİŞE EDİYOR.

Cemal Korkmaz — Haberde İnsan Editörü
Editör: Cemal Korkmaz