Son saraç dükkanının bekçisi: Metin Yavuz
Son saraç dükkanının bekçisi: Metin Yavuz
Eskişehir'de saraç zanaatının kıyısında kalan isimlerden biri olan 80 yaşındaki Metin Yavuz, şehrin son saraç ustası olarak atölyesini açık tutmaya devam ediyor. Deri ve meşe işçiliğiyle üretilen çanta, kemer ve hayvan koşumları gibi ürünlerin tamirini ve üretimini yapan Yavuz, mesleğini bırakmayı düşünmüyor.
Neslin tükenişi ve aile mirası:
Yavuz, mesleğin ailece sürdürüldüğünü ve kökeninin 1950 göçmeni olduğu döneme dayandığını anlatıyor. Babasının 1954'te dükkan açtığını, kendisinin 1954'te ilkokula başlayıp 1959'da mezun olduğunu, sonrasında dükkâna gel-git yaptıklarını aktarıyor. Ailede herkesin işin bir parçası olduğunu; çocukların dizme ve tutma, annenin kamçı başı yapma gibi görevler üstlendiğini belirtiyor. "Allah bize nasip etti, biz de bu işten emekli olduk, çocuklarımızı büyüttük, okuttuk" sözleriyle geçmişini özetliyor.
Günlük işleyiş ve müşteri ilişkileri:
Günümüzde dükkanın başında olmaya devam eden Yavuz, yaşına rağmen çalışmayı bir yaşam biçimi olarak tanımlıyor: "Nerede vakit geçireceğiz? Biz çalışmaya alışmışız." Şu an kemer alıp satıyor, insanlara ve hayvanlara yönelik deri işleri yapıyor; tamir taleplerini karşılıyor. Sıcak Suları Çarşısı'ndaki esnaftan gelen işleri de üstlendiklerini söyleyen Yavuz, bazı işlerin bilinçli olarak, bazılarınındaysa aciliyetten kendilerine yönlendirildiğini anlatıyor.
Yavuz, geçmişte bölgede 30-40 saraç dükkanı olduğunu, artık kendisinin kaldığını vurgulayarak mesleğin ve küçük atölyelerin nasıl azaldığını gözler önüne seriyor. "Eskişehir'de bir tek saraç ben kaldım" ifadesi, zanaatın kentteki dönüşümünü özetliyor.
Hayatını bu zanaata adayan ustanın sözleri, mesleki bağlılığın ve yaşayan bir geleneğin korunmasının simgesi niteliğinde. Yavuz, müşterilerine hizmet vermeye devam ederek hem ürün tamir ediyor hem de kaybolmaya yüz tutan bir zanaatın hafızasını yaşatıyor.
ESKİŞEHİR'DE 80 YAŞINDAKİ METİN YAVUZ SARAÇ ZANAATI İLE UĞRAŞAN TEK USTA DURUMUNDA