Soner Yalçın savunmasında iddianamenin delil bağını hedef aldı
duruşma ve savunmalar
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasının ikinci duruşması, dördüncü gününde devam etti. Duruşmada aralarında danışman İbrahim Özkan'ın makam şoförü tutuksuz sanık Mustafa Bostancı, tutuksuz sanıklar Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca ile gazeteci Soner Yalçın'ın da savunmaları alındı.
mustafa bostancı'nın anlatımı:
Sanık Mustafa Bostancı savunmasında, Ertan Yıldız tarafından bir koli teslimi talimatı aldığını belirtti. Bostancı, kollinin teslimini Bakırköy Belediyesi girişinde, kameraların bulunduğu açık alanda ve kimseyle doğrudan temas kurmadan gerçekleştirdiğini anlattı: 'Ertan Yıldız, bir kolinin olduğunu, başkanıma teslim etmem gerektiği söylendi. Ben de, Bakırköy Belediyesine gittim. Tam belediye binasının giriş kısmında, herkesin giriş çıkış yaptığı alanda, kameraların gözü önünde, normal bir şekilde arabamı çektim. Arabanın bagajını açtım, hiçbir temasım olmadan Ertan Yıldız kendisi bagaja koliyi koydu. Bana, ‘‘bunu başkanıma iletirsin’’ dedi. Bende ‘‘tamam’’ dedim. İbrahim Bey’in yanına koliyi götürdüm ve anahtarla birlikte aracı teslim ettim. Ben kesinlikle kolinin içeriğini bilmiyorum.'
diğer sanıkların savunmaları:
Tutuksuz sanık Sabri Caner Kırca da ifade vererek, Florya'da adı geçen ofisin varlığını uzaktan gördüğünü, ancak görev icabı böyle yerlere yaklaşmasının yasak olduğunu ve makama ait yerin bile bilinmediğini söyledi. Kırca, Mustafa Bostancı'nın kendisinin ve diğer isimlerin adını vererek bir olay kurguladığını, gözaltı ve tutukluluk sürecinin aile üzerindeki etkilerini anlattı; iki çocuğunun olduğunu ve uzun süre görüşe gitmediğini aktardı.
soner yalçın'ın itirazı:
Gazeteci Soner Yalçın savunmasında, meslek hayatına dair gözlemlerinden hareketle iddianamedeki delil sunumunu eleştirdi. Yalçın, siyasetin 'pembe yalan' niteliğindeki söylemlerine sıkça tanık olduğunu, bunların etik tartışma konusu olabileceğini ancak bununla suç isnadının farklı bir mesele olduğunu belirtti. İddianamedeki unsurlar ile kendisi hakkında kurulan sonuç arasında hukuki bir bağ kurulamamasından yana olduğunu ifade etti.
'Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? İspatı iddianamede yok.'
Yalçın sözlerini şöyle sürdürdü: 'Ben buraya gerçekleştirdiğim somut bir suç eylemi nedeniyle mi yargılanıyorum, yoksa temaslarım, konuşmalarım, yazılarım, yani gazetecilik faaliyetlerim sonradan kurulmuş bir kurgunun içine yerleştirildiği için mi karşınızdayım? Ve benim itirazım tam da buradadır.'
Duruşma, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın savunması ile devam ediyor.
Gazeteci Soner Yalçın: "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?"