Su yönetiminde dönüşüm: tüm havzalarda su ayak izi çalışmaları 2030'a kadar tamamlanacak
Yumaklı: su güvenliğinde bütüncül planlama ve dijital dönüşüm
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Namık Kiper Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen Ulusal Su Kurulu 6’ncı Toplantısında, Türkiye'nin su güvenliğine dair politikaların yönünü ortaya koydu. Toplantıda afet, salgın ve savaş gibi acil durumlarda güvenli içme suyuna erişim, erken uyarı sistemleri ve su güvenliği planları değerlendirildi.
iklim değişikliği ve su rejimindeki dalgalanmalar:
Yumaklı, iklim değişikliğinin etkileriyle kuraklıkların uzadığını ve yağış düzeninin değiştiğini vurguladı. Bakan, Türkiye'nin 2025 su yılında son 52 yılın en kurak dönemlerinden birini yaşadığını, buna karşın 2026 su yılında yağışların uzun yıllar ortalamasının yaklaşık yüzde 30 üzerinde seyrettiğini ve aktif baraj doluluk oranının %72'ye yükseldiğini belirtti. Bu tabloya bağlı olarak bazı bölgelerde taşkın ve sellerin görüldüğünü, dolayısıyla artık sorunların yalnızca su kıtlığı değil; yağışın zamanlaması, yeri ve yoğunluğu ile ilgili olduğunu ifade etti.
su ayak izi hedefi ve dijitalleşme:
Bakan Yumaklı, su ayak izi ve sanal su konusunu öncelikli başlık olarak nitelendirdi. Üretim süreçlerinin su kullanımını görünür kılmanın gerekliliğine dikkat çeken Yumaklı, bugüne kadar Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarında su ayak izi çalışmalarının tamamlandığını açıkladı ve tüm havzalarda bu çalışmaların 2030'a kadar bitirileceğini duyurdu.
Bu yaklaşımın ekonomik kararların su tüketimi boyutunu da içerecek şekilde genişlemesine hizmet edeceğini söyleyen Yumaklı, su verimliliği çalışmalarının dijital ortama taşındığını bildirdi. Su Verimliliği Bilgi Sistemi hizmete alınmış; kullanıcı sayısı kısa sürede 6 bini aştı ve sisteme ilişkin olarak 120 binin üzerinde belgelendirme başvurusu beklendiği kaydedildi. Bu sistemle su kullanımının takip edileceği, verimlilik uygulamalarının izleneceği ve belgelerin dijital ortamda yönetileceği ifade edildi.
yasal ve kurumsal hazırlıklar:
Ulusal Su Kurulu'nun bugüne kadar aldığı kararların takip edildiğini belirten Yumaklı, toplam 37 karar'ın alındığını ve bunların 27'sinin hayata geçtiğini, kalan 10 karara ilişkin çalışmaların ise devam ettiğini aktardı. Ayrıca Su Kanunu Taslağı için yapılan teknik hazırlıkların tamamlandığını ve taslağın görüşe açıldığını; taslağa yönelik olarak 2 binin üzerinde görüş geldiğini bildirdi.
atıksu ve yeniden kullanım önceliği:
Yumaklı atıksuyun doğru arıtıldığında yeniden kullanılabilecek önemli bir kaynak olduğunu vurguladı. Bu nedenle mevcut arıtma tesislerinin iyileştirilmesi, ileri arıtma yatırımlarının yapılması ve arıtılmış suyun yaygın kullanımının teşvik edilmesi planlanıyor. Bu yatırımların hızlandırılması için yerel yönetimlerin finansman yükünün dikkate alınması ve alternatif, sürdürülebilir finansman modellerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.
taşkın yönetimi ve erken tedbirler:
Bakan, taşkın yönetiminde pasif müdahaleden proaktif risk yönetimine geçiş yapıldığını söyledi. Ülke genelinde, 25 nehir havzasında Avrupa Birliği Taşkın Direktifi'ne uyumlu taşkın yönetim planları tamamlandı. Bu kapsamda 30 binin üzerinde taşkın haritası ve tahliye planı hazırlandı. Antalya Havzası'nda yapılan güncellemede 2016'ya kıyasla tedbirlerin büyüdüğü; 2016'da 7 yerleşim alanı için belirlenen 44 tedbir'e karşılık, güncel çalışmada 196 yerleşim yerinde 482 tedbir tespit edildiği belirtildi.
bölgesel iş birliği ve teknolojinin rolü:
Yumaklı, COP31 hazırlıklarına değinerek barajların güvenli ve verimli işletilmesinin yanı sıra sınır aşan su kaynaklarında bölgesel iş birliğinin önemine işaret etti. Türkiye'nin 25 nehir havzasından 5'inin sınır aşan havzalar olduğunu anımsattı. Ayrıca kuraklık, taşkın, orman yangınları ve gıda güvenliği gibi risklerin yönetiminde yapay zeka, sensörler ve dijital sistemlerden daha fazla yararlanılmasının hedeflendiğini, kurumlar arası veri paylaşımıyla akıllı bir su yönetim sisteminin kurulmasının amaçlandığını açıkladı.
Toplantı, su yönetiminin tek bir kurumun işi olmayıp, tüm sektörlerin ve yerel aktörlerin ortak sorumluluğu olduğu mesajıyla sona erdi. Yumaklı, belirlenen hedefler ve dijital altyapı adımlarıyla suyun sadece tüketilen bir kaynak olarak değil, üretimden ticarete kadar bütün ekonomik süreçlerin bir parçası olarak değerlendirileceğini tekrarladı.
TARIM VE ORMAN BAKANI İBRAHİM YUMAKLI TOPLANTIDA AÇIKLAMALARDA BULUNDU