Suriye'nin İdlib üssüne saldırı: Şeybani İsrail'in meşru gerekçesi olmadığını savundu
Şeybani'nin açıklamaları:
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, ABD'li Axios sitesiyle yaptığı görüşmede, Salı günü gerçekleşen saldırı bağlamında İdlib'teki Ebu Zuhur Hava Üssü ile ilgili değerlendirmelerini paylaştı. Şeybani, İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırının meşru bir gerekçeye dayanmadığını savundu ve üssün sahadaki durumunu ayrıntılı şekilde anlattı.
Üssün durumu ve Türk varlığı iddiaları:
Şeybani, üssün büyük ölçüde boş olduğunu, henüz tamamen onarılmamış ve tam faaliyete geçmemiş tesislerin yeniden inşa halinde olduğunu belirtti. Bakan, özellikle Türk askeri varlığı iddialarını reddetti ve üste herhangi bir Türk askerinin bulunmadığını vurguladı. Üssü ziyaret eden Türk askeri yetkililerin amacının ise, Şeybani'ye göre eğitim ve uzmanlık paylaşımına yönelik yürütülen askeri iş birliği çerçevesinde gerçekleştiği ifade edildi.
Şeybani, sahadaki gerçek durumun saldırıyı Türk varlığıyla ilişkilendirmeyi haklı çıkarmadığını söyledi ve çalışmaların esasen iç savaş sırasında hasar gören altyapının onarımına yönelik olduğunu yineledi.
diplomasi, temaslar ve gerilimin azaltılması:
Bakan, saldırı öncesi Suriye ile İsrail arasında temasların sürdüğünü belirtti ve Suriyeli yetkililerin bölgede devam eden inşaat çalışmalarını İsrail muhataplarına anlattığını aktardı. Ayrıca Şeybani, saldırı öncesi ve sonrasında Trump yönetimi ile temaslarda bulunduklarını, pozisyonlarını iletmeye ve tırmanmayı önlemeye çalıştıklarını söyledi.
Şeybani, Suriye hükümetinin saldırıya tepki olarak Trump yönetimine ve diğer ülkelerle görüştüğünü ifade ederek, ana hedefin saldırının tekrarlanmasını engellemek ve bölgesel gerilimin azaltılmasını sağlamak olduğunu belirtti. Gerilimin azaltılmasının tek taraflı mümkün olamayacağını vurgulayan Şeybani, İsrail'in politikasını yeniden değerlendirmesi gerektiğini ve devam eden askeri operasyonların uzun vadeli güvenlik sağlamayacağını söyledi.
Şeybani, Suriye'nin müzakerelere kapalı olmadığını, siyasi ve güvenlik çözümlerinin bölgesel istikrara giden sürdürülebilir yol olduğuna inandıklarını ekledi.
geçmiş müzakereler ve güvenlik anlaşması iddiası:
Bakan, Trump yönetimi arabuluculuğunda yürütülen bir yıllık müzakereler sırasında İsrail ile bir güvenlik anlaşması formülü üzerinde önemli ilerleme kaydettiklerini ileri sürdü. Ancak Şeybani, İsrail'in daha sonra taahhütlerinden geri adım attığını ve kağıt üzerinde üzerinde anlaşmaya varılan formülün sahada uygulanmadığını dile getirdi.
Şeybani, müzakereler sırasında İsrail'in güvenlik endişelerinin dikkate alındığını, ancak güvenliğin tek taraflı olmayacağını belirterek, İsrail'in Suriye'nin güvenlik endişelerini de ciddiye alması gerektiğini söyledi. Gerçek bir siyasi irade olması halinde müzakerelerin yeniden başlayabileceğini ve her iki tarafın güvenliğini sağlayacak, Suriye egemenliğine saygı gösterecek anlaşmalara ulaşılabileceğini vurguladı.
Şeybani'nin açıklamaları, Suriye'nin dış ilişkilerdeki esnek yaklaşımını ve bölgedeki askeri hareketliliğe yönelik kaygılarını özetliyor. Bakan, Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkeyle iş birliği ve eğitim programlarının sürdüğünü, bu iş birliklerinin Suriye'nin kurumlarını yeniden inşa etmeye yönelik olduğunu belirtti.
Sonuç olarak Şeybani, Ebu Zuhur Hava Üssü'nün yeniden inşa sürecinin ve Suriye'nin egemenlik iddiasının altını çizerek, İsrail saldırısının haklı bir gerekçeye dayanmadığını tekrarladı ve tarafları tırmanmayı önleyecek adımlar atmaya çağırdı.
SURİYE DIŞİŞLERİ BAKANI ESAD HASAN ŞEYBANİ, TÜRKİYE İLE İDLİB'DEKİ EBU ZUHUR HAVA ÜSSÜ'NDE ASKERİ VARLIK OLUŞTURMA PLANI OLMADIĞINI İSRAİL'E AÇIKÇA SÖYLEDİKLERİNİ, İSRAİL'İN HAVA ÜSSÜNE SALDIRI İÇİN MEŞRU BİR GEREKÇESİNİN BULUNMADIĞINI İFADE ETTİ.