Ana Sayfa

Tarladan tezgaha: Mecitözü'nde 12 köyün aracısız üretim geleneği

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Cemal Korkmaz
Paylaş
Mecitözü'nün Öz Bölgesi'ndeki 12 köyde çiftçiler, tohumdan pazara kadar tüm süreci kendileri yürütüp ürünlerini aracısız olarak vatandaşa sunuyor.

Tarladan tezgaha: Mecitözü'nde 12 köyün aracısız üretim geleneği

Çorum'un Mecitözü ilçesinde yer alan Öz Bölgesi'nde yaşayan üreticiler, yetiştirdikleri sebze ve meyveleri aracı kullanmadan doğrudan pazara götürerek tüketiciyle buluşturuyor. Bölgedeki 12 köyde yürütülen üretim, tohumun toprağa ekilmesinden hasat, paketleme ve pazarlamaya kadar çiftçilerin kendi sorumluluğunda ilerliyor. Ürünlerin mevsimine göre yetiştirilmesi ve doğallığı, bölgede yoğun ilgi görüyor.

ürün çeşitliliği ve üretim biçimi:

Öz Bölgesi'ndeki tarlalarda domates, biber, patlıcan, bamya, fasulye, börülce, pırasa ve maydanoz başta olmak üzere çok sayıda sebze üretiliyor. Köylüler, yıl boyunca harcadıkları emeğin ardından ürünleri belirli günlerde Çorum genelindeki semt pazarlarına götürerek satıyor. Tüm süreci çiftçilerin üstlenmesi, ürünlerin taze ve doğal kalmasına katkı sağlıyor ve tüketiciler tarafından tercih edilmesinin temel nedenleri arasında gösteriliyor.

Söğütönü köyü üreticilerinden Fatma Kurt, üretim ve satış sürecini şöyle özetliyor: ’Bamya, fasulye, börülce, pırasa, maydanoz, domates, biber, patlıcan ekiyoruz, her şeyimiz var. Bunları kendimiz üretip pazara sunuyoruz. Kendimiz üretiyoruz, götürüyoruz, pazarlıyoruz, müşterilerimize sunuyoruz. Bamyayı pazara götürüyor, kilosuna 250-300 lira diyoruz. Müşteri gelip fiyatını soruyor, ’300 lira’ deyince ’Altın mı satıyorsun?’ diyor. Ben de ’300 liraya altın varsa hadi gel beraber alalım’ diyorum. Biz kendimiz üretiyoruz ve satıyoruz. Her şeyin üretimini mevsimine göre yapıyoruz’.

pazarda doğrudan satışın yansımaları:

Bölge halkı için üretim sadece gıda sağlamakla kalmıyor; köylülerin geçimini destekleyen temel bir gelir kaynağına da dönüşüyor. Aracıya teslim edilmeyen, doğrudan tarladan tezgaha gelen ürünler, tüketici nezdinde hem güven hem de talep yaratıyor. Ancak doğrudan satış yapan üreticiler her zaman bekledikleri fiyatı almakta zorlandıklarını söylüyor.

Çayköy'den çiftçi Mustafa Ceylan, uyguladıkları yöntemi ve karşılaştıkları güçlüğü şu sözlerle anlatıyor: ’Köyümüzün ürettiği meyve, sebze, bamya, fasulye ve biber gibi mahsullerimizi pazara götürüp aracıya vermeden satarak ihtiyacımızı gidermeye çalışıyoruz. Ancak tüm bu çabaya rağmen pazarda malımızı hak ettiği değerde satmakta ve karşılığını almakta bazen zorlanıyoruz’.

Uzun yıllardır süren bu gelenek, Öz Bölgesi üreticileri arasında hem ekonomik hem de kültürel bir alışkanlık haline gelmiş durumda. Çiftçiler, üretim ve satış süreçlerini kendilerinin yönetmesiyle tarladan tezgaha uzanan bir güven zinciri oluşturduklarını, bu yöntemin hem tüketiciye hem de üreticiye doğrudan fayda sağladığını vurguluyor.

Aracı yok, doğallık var: Çiftçi hem üretiyor hem satıyor

Cemal Korkmaz — Haberde İnsan Editörü
Editör: Cemal Korkmaz