Taşkent itirafı: 1974 olaylarına dair rum söyleşisinde çarpıcı iddialar
Taşkent anlatısı ve söyleşinin satır araları:
Kıbrıslı Rumlar arasında kaydedilen bir söyleşide yer alan ifadeler, 1974'te Taşkent köyünde yaşandığı ileri sürülen uygulamalara ilişkin yeni ayrıntılar sundu. Söyleşide konuşanlardan biri olarak belirtilen Dr. Nikandros Ioannidis’in anlatımı, olayların nasıl organize edildiğine ve sonuçlarına dair iddiaları doğrudan aktarıyor. Bu anlatı, köylerden özellikle genç erkeklerin toplanması, Taşkent'teki bir okulda tutulmaları ve daha sonra bölgeden götürülmelerine kadar uzanan bir zinciri tasvir ediyor.
Gençlerin toplanması ve okulda tutulmaları:
Söyleşide, çevre köylerden 13 yaşından itibaren ileride eli silah tutacak Kıbrıslı Türk erkeklerin toplandığı ve Taşkent'teki bir okulda tutulduğu iddiası öne çıkarılıyor. Ioannidis, bu süreci anlatırken şu ifadeyi kullanıyor: 'Çeşitli vatanseverler, gençler, çevre köylerdeki Kıbrıslı Türkleri toplayıp Taşkent’e, Taşkent’teki okula götürmüşlerdi.' Söyleşide bu kişilerin kimlerden duyulduğuna dair kaynak belirtilememesi, anlatının doğrulanmasını gerektiren bir unsur olarak öne çıkıyor.
Anlatımlarda Troodos yöresinden inen ve EOKA B ile ilişkilendirilen düzensiz silahlı kişilerin de sürece dâhil olduğu belirtiliyor; ancak Ioannidis, bu bilgilerin kaynağına ilişkin ayrıntıları paylaşmıyor ve 'Söyleyemem. Bunun arkasında bazı ayrıntılar var' diyerek sınırlı açıklama yapıyor.
Taşkent'ten Limasol'e nakil ve iddia edilen infaz:
Söyleşide aktarılanlara göre okulda tutulan Kıbrıslı Türkler daha sonra iki otobüse bindirilip Limasol bölgesine götürüldü. Anlatım, otobüslerdeki kişilerin Limasol'da ayrıldığını, bir grubun ise bölge dışında, Spitali yakınlarında veya Yerasa'nın güneyinde bırakıldığını iddia ediyor. Ioannidis’in sözlerine göre 'Onları orada öldürdüler.'
Söyleşide yer alan en çarpıcı iddialardan biri, kurşuna dizilenler arasında bir kişinin diğer cesetlerin altında kalarak hayatta kalması ve daha sonra gece saatlerinde Ağrotur'daki İngiliz üslerine ulaşarak yaşananları anlatmasıdır. Bu hayatta kalan kişinin İngilizlere ulaşmasının ardından olayın bilindiği, anlatılanlar sayesinde bazı gerçeklerin ortaya çıktığı ifade ediliyor.
Ioannidis, hayatta kalan kişinin bildirilmesinin ardından, 'biz' derken Kıbrıslı Rumları kastederek, cesetlerin yerlerinin değiştirildiğini ve Yerasa yakınlarında gömüldüğünü söylüyor. Bu iddia, olaya dair delillerin daha sonra taşındığı ve bunun bilginin yayılmasını takiben gerçekleştirildiği şeklinde aktarılıyor.
İddiaya göre emir ve sorumluluk hattı:
Söyleşide yer alan bir diğer vurgu, cinayetleri gerçekleştirdiği iddia edilen silahlı grupların münferit hareket etmediği, bunun yerine Milli Muhafız Ordusu talimatları doğrultusunda hareket ettikleri yönünde. Ioannidis, 'Görünüşe göre bunlar kendi başlarına hareket etmiyorlardı... Milli Muhafız Ordusunun talimatları doğrultusunda hareket ediyorlardı' ifadelerini aktarıyor. Bu iddia, olayın organize bir yapının parçası olabileceğine işaret ediyor.
Söyleşide ayrıca Atlılar ve Sandallar örnekleriyle kıyaslama yapılarak Taşkent'teki uygulamanın farklı bir seçilimle, yalnızca genç erkeklerin hedef alınması şeklinde yürütüldüğü vurgulanıyor. Katliamların gerekçesi olarak ise 'yaptıklarının ortaya çıkmaması için öldürdüler' gibi ifadeler dile getiriliyor; ikinci bir konuşmacının 'Evet, evet. Aynen öyle' demesi de bu anlatıyı teyit eden bir unsur olarak sunuluyor.
Anlatının taşımadığı kesinlikler ve soru işaretleri:
Söyleşideki iddialar doğrudan kaydedilmiş olsa da anlatının bazı önemli noktaları açıklık bırakıyor. Ioannidis’in bilgi kaynağını belirtmemesi, gün yüzüne çıkan iddiaların bağımsız kaynaklarla doğrulanması gereğini ortaya koyuyor. Söyleşi, Taşkent sürecine dair çarpıcı ayrıntılar sağlasa da bu anlatının hukuki ve tarihî netlik kazanması için belge, tanık beyanı ve arşiv araştırmalarına ihtiyaç bulunduğu açık.
Sonuç olarak söyleşi kayıtları, 13-14 Ağustos 1974 olarak işaret edilen tarihlerde Taşkent'te meydana geldiği öne sürülen olaylara ilişkin önemli iddialar getiriyor: genç erkeklerin toplanması, okulda tutulmaları, Limasol'e nakledilmeleri, kurşuna dizilme iddiası, hayatta kalan bir kişinin İngiliz üslerine ulaşması ve cesetlerin sonradan taşınması. Bu iddialar, soruşturulmayı ve açıklığa kavuşturulmayı bekleyen unsurlar olarak kayıtlara geçiyor.
Kıbrıslı Rumların 1974'te Taşkent köyünde yaşananlara ilişkin kendi aralarında gerçekleştirdikleri bir söyleşide yer alan ifadeler, katliam öncesinde Kıbrıslı Türklere yapılanları çarpıcı ayrıntılarla ortaya koydu. Kıbrıs Rum Teknoloji Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Nikandros Ioannidis'in anlatımına göre köylerden 13 yaşından itibaren ileride eli silah tutacak Kıbrıslı Türk erkekler toplandı, Taşkent'teki bir okulda tutuldu ve ardından iki otobüsle Limasol bölgesine götürüldü. Söyleşide bir grubun kurşuna dizildiği, cesetlerin altında kalan 1 kişinin hayatta kaldığı ve olayın İngilizlerin bilgisine ulaşmasının ardından cesetlerin yerlerinin değiştirilerek başka bir bölgeye gömüldüğü ifade edildi.