Taşkent, Terazi ve Tatlısu anıldı: kayıpların sesi olmaya devam edeceğiz
Taşkent, Terazi ve Tatlısu şehitleri anıldı
Taşkent Şehitler Anıtı'nda düzenlenen anma töreninde, Ağustos 1974'te Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinden alıkonularak öldürülen 83 Kıbrıslı Türk şehit anıldı. Törene Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 5'inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakanlar, milletvekilleri, kurum ve dernek temsilcileri ile şehit aileleri katıldı.
Törenin akışı ve katılım:
Tören, protokol çelenklerinin Taşkent Şehitler Anıtı'na sunulması, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle başladı. Anmada Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ve Taşkent Şehit Aileleri Derneği Başkanı Erdinç Erdağlı de konuştu; tören askerî erkan ve şehit ailelerinin katılımıyla sürdü.
Cumhurbaşkanı Erhürman, konuşmasında Avrupa Parlamentosu kararını eleştirerek, "Avrupa Parlamentosu’nda alınan skandal bir kararla adeta Kıbrıslı Türk kayıplar yok sayılmıştır" ifadesini kullandı. Erhürman, bu yaklaşımı "kabul edilemez bir çifte standart" olarak niteledi ve Kayıp Şahıslar Komitesi'nin çalışmalarına atıfla, "Kıbrıs Türk halkının haklarını her platformda anlatmaya ve savunmaya devam edeceğiz" dedi.
Acı, tanıklık ve adalet talebi:
Gürsel Benan, 15 Ağustos 1974'te yaşananların Kıbrıs Türk toplumunun hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, "Bu acı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ortak acısıdır" dedi. Benan, 83 kişinin evlerinden çıkarılıp otobüslere bindirildikten sonra kurşuna dizildiğini, toplu mezarlara gömüldüklerini anlattı ve olayları "insanlık vicdanını derinden yaralayan bir katliam" olarak tanımladı. Benan konuşmasında, şehitlere en büyük borcun "uğruna can verdikleri vatana, bayrağa, devlete ve bağımsızlığa sahip çıkmak" olduğunu vurguladı ve onurlu, adil ve kalıcı bir barış için eşitlik ve adalet çağrısını yineledi.
Taşkent Şehit Aileleri Derneği Başkanı Erdinç Erdağlı, olayın ayrıntılarını aktarırken 83 kişinin iki grup halinde köyden çıkarıldığını, ilk grubun 45, ikinci grubun 38 kişi olduğunu söyledi. Erdağlı, "Bu, onları son görüşümüz oldu" diyerek ailelerin çaresizliğini dile getirdi. Katliamdan kurtulan Suat Kafadar'ın tanıklığına atıf yapan Erdağlı, Birleşmiş Milletler heyetlerinin bölgeye alınmadığını ve Rum yönetiminin sorumluluk üstlenmediğini ifade etti. Ayrıca şehitlerin kalıntılarına 2007 yılında ulaşıldığını, kimlik tespitlerinin ardından definlerin 2014 ve 2016'da yapıldığını anımsattı ve halen iki şehidin kalıntısının bulunamadığını belirtti.
Anmaların anlamı konuşmacılar tarafından geçmişi canlı tutma, adalet arayışını sürdürme ve benzer acıların tekrarını engelleme sorumluluğu çerçevesinde değerlendirildi. Erhürman ve dernek temsilcileri, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların uluslararası platformlarda görünür kılınmasının önemine dikkat çekti ve hak arama çabalarının süreceğini vurguladılar.
Tören, şehitliğin ziyaret edilmesi ve dualarla sona erdi; anmada hayatını kaybedenler rahmet, şehit yakınlarına sabır, hayatta olan gazilere sağlık dilendi.
KIBRIS TÜRK HALKININ VAROLUŞ MÜCADELESİNİN EN ACI OLAYLARINDAN BİRİ OLARAK TARİHE GEÇEN VE AĞUSTOS 1974'TE TAŞKENT, TERAZİ, TATLISU KÖYLERİNDEN ALIKONULARAK KATLEDİLEN TAŞKENT ŞEHİTLERİ, DÜZENLENEN TÖRENLE ANILDI.