Ana Sayfa

Tekrarlayan karın ağrısı gençlerde böbrekleri tehdit eden FMF sinyali

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Tekrarlayan karın ağrısı ve ateş atakları Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) belirtisi olabilir; düzenli kolşisin tedavisi ve aile taraması böbrek hasarını engeller.

Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) belirtileri çocuklukta başlayabiliyor

Tekrarlayan karın ağrısı ve ateş atakları, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde sık görülürken her zaman basit bir enfeksiyonla açıklanamayabiliyor. Türkiye ve Orta Doğu’da daha sık rastlanan genetik geçişli Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF), belirtileri uzun süre fark edilmeden sürebiliyor ve takip edilmediğinde organlar üzerinde kalıcı zararlar bırakabiliyor.

Belirtiler ve tanıda dikkat edilmesi gerekenler:

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Meryem Can hastaların çoğunlukla tekrarlayan tarzda karın ağrısı ve ateş ataklarıyla başvurduğunu, klinik tablonun sıklıkla enfeksiyonları çağrıştırdığını söylüyor. Türkiye’de hastalığın yaygınlığı nedeniyle aynı yakınmaları tekrarlayan çocuk ve yetişkinlerde FMF olasılığının mutlaka sorgulanması gerektiği vurgulanıyor. Hastalık her yaşta tanı alabilse de vakaların büyük bölümünde belirtiler genç yaşlarda başlıyor; bu nedenle zamanında değerlendirme tanı gecikmesini azaltıyor.

Tedavi, takip ve böbrek riski:

FMF’nin genetik olması nedeniyle tedavinin ömür boyu devam etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Can, tedavinin kesilmemesinin önemini vurguluyor. Tedavide başlıca kullanılan ilaç kolşisin olup, düzenli kullanım hastalığın kontrol altına alınmasında ve atakların azaltılmasında kilit rol oynuyor. Tedavi düzensiz veya eksik olduğunda vücutta amiloid adı verilen proteinin birikimi gelişebiliyor; bu birikim özellikle böbreklerde hasara yol açarak zamanla böbrek yetmezliğine, diyaliz ve böbrek nakli gereksinimine neden olabiliyor.

Bu nedenle hastaların ilaçlarını aksatmamaları, düzenli kontrollerini sürdürmeleri ve özellikle böbrek fonksiyon testleriyle idrarla protein atılımının izlenmesi hayati önem taşıyor. Hastanın yakınma hissetmemesi, hastalığın sessiz seyrettiği dönemlerde de amiloid birikimi açısından risk oluşturabildiği için takipler önemini koruyor.

Aile taraması ve toplum sağlığı açısından öneriler:

FMF genetik geçişli olduğundan aile bireylerinin değerlendirilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Can, toplumda hastalığın daha sık görüldüğü bölgelerde aile taramalarının ve hasta yakınlarının bilinçlendirilmesinin önemini vurguluyor. Aile taramaları, erken tanı ve düzenli tedavi ile uzun dönemde böbrek hasarının ve ağır komplikasyonların önlenmesine katkı sağlıyor.

Sonuç olarak, tekrarlayan karın ağrısı ve ateş atakları olan çocuk ve gençlerde FMF olasılığı göz ardı edilmemeli; düzenli kolşisin tedavisi, yakın takip ve aile taramaları ile böbrek hasarı riski önemli ölçüde azaltılabilir.

MEDİPOL MEGA ÜNİVERSİTE HASTANESİ ROMATOLOJİ UZMANI PROF. DR. MERYEM CAN

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol