Torna tezgahında geçen nesiller: bir ustanın 60 yıllık hikâyesi
yarım asırlık torna ustası:
Erzincan’da 1967 yılında Aydın Sanat Enstitüsünden mezun olarak atölyesini kuran Bekir Yıldız, yaklaşık 60 yılı aşkın süredir torna tezgâhının başında üretmeye devam ediyor. Bugün 78 yaşında olan Yıldız, yapay zeka ve CNC makinelerinin yaygınlaştığı bir dönemde eski usul operatör marifeti ile çalışan bir zanaatkâr olarak dikkat çekiyor.
eğitim ve ustalığın sürekliliği:
Yıldız, okul yıllarından kalan ders defterlerini titizlikle saklıyor ve meslek hayatı boyunca bu defterlerdeki bilgilerden yararlandığını belirtiyor. Sanat Enstitüsü’nde öğrendiklerini yıllar içinde piyasa koşullarına uyarlayıp kendi geliştirdiği yöntemlerle harmanlayan usta, kurduğu atölyede hem üretim hem de bilgi birikimini sürdürüyor. Tecrübesini, geleneksel yöntemlerle korurken genç kuşaklara aktarmayı öncelik haline getiriyor.
atölyeden çıkan yerel icatlar:
Yıldız, Erzincan’ın yerel ihtiyaçlarına yönelik makineler geliştirdiğini; özellikle tarıma ve gıda üretimine dönük çözümler ürettiğini söylüyor. Usta, çalışmalarını şöyle özetliyor: "Erzincan’da çalışmalarımız içerisinde tulum peynirini basma makinesini biz icat ettik. Bal süzme makinesini biz icat ettik. Biz yaptık, başkaları da bizden sonra devam etti." Bu cümle, atölyenin sadece tamir ve parça üretimi değil, aynı zamanda pratik, bölgesel çözümler üreten bir merkez olduğunu ortaya koyuyor.
Aynı atölyede sanayi, tarım ve otomotiv sektörlerinin talep ettiği çeşitli malzemelerin imalatı da yapıldı; bu çeşitlilik mesleğin sadece bir iş değil, yaşam biçimi haline gelmesini sağladı. Yıldız, yıllar içinde ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap verirken, el emeği ve ustalığın günümüzde hâlâ önemli olduğunu vurguluyor.
siyaset ve geri dönüş:
Torna ustalığının yanı sıra siyasette de görev alan Yıldız, 1982 yılından itibaren aktif siyasette yer aldı. İki dönem ilçe başkanlığı, bir dönem il başkanlığı yaptı ve 1995 yılında milletvekili adaylığı sürecinde siyasi çalışmalar yürüttü. Daha yakın dönemde ise 2019-2024 yılları arasında Erzincan İl Genel Meclis Başkanlığı görevini sürdürdü. Yeni dönemde aday olmayarak tekrar torna tezgâhına döndüğünü belirtti.
Yıldız, sanayide nitelikli eleman sıkıntısına değinerek esprili bir dille kendisini "Sanayinin en genç elemanlarından birisi benim herhalde" diye tanımlıyor; bu söz, ustanın üretime ve yeni kuşaklarla çalışmaya olan inancını yansıtıyor.
Gençlere yönelik mesajında ise üretmenin ve meslek sahibi olmanın altını çiziyor: "Gençler bir sanat sahibi olsunlar, ülkenin geleceği için yeni buluşlar icat etsinler, yeni atölyeler kursunlar, ülkemize faydalı olsunlar." Bu çağrı, hem zanaatkârlığın devamı hem de yerel üretimin güçlenmesi açısından dikkat çekici.
Sonuç olarak Bekir Yıldızın hikâyesi, teknolojinin ilerlediği bir çağda dahi el emeği, ustalık ve deneyimin önemini hatırlatıyor; aynı zamanda yerel ihtiyaçlara hızlı, pratik çözümler üretebilen atölye kültürünün değerini ortaya koyuyor.
ERZİNCAN’DA 1967 YILINDA BAŞLADIĞI TORNA USTALIĞINI 78 YAŞINDA DA SÜRDÜREN BEKİR YILDIZ, GELENEKSEL YÖNTEMLERLE YAPTIĞI ÇALIŞMALARLA GENÇLERE ADETA MEYDAN OKUYOR