Trabzon dondurması dünya pazarına hazırlanıyor: coğrafi işaret tescili tamam
Coğrafi işaret tescili ve kent için önemi:
Trabzon’un nesilden nesile aktarılan geleneksel lezzetlerinden biri olan dondurma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 17 Eylül 2026 tarihinde coğrafi işaret ile tescillendi. Tescil başvurusunu yapan Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) ile birlikte kentte coğrafi işaretli ürün sayısı 16'ya ulaştı. Tescil, hem yerel üreticinin haklarını korumayı hem de Trabzon markasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımını amaçlıyor.
TTSO Başkanı Erkut Çelebi tescilin turizme ve kentin ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı; ayrıca kent genelinde 4 ürün için daha coğrafi işaret çalışmasının sürdüğünü ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ile yürütülen proje kapsamında her ilçeye ayrı coğrafi işaretli ürün kazandırma hedefinin bulunduğunu belirtti.
Reçete: Hamsiköy sütü ve doğal salep:
Trabzon dondurmasının reçetesinde öne çıkan iki ana unsur Hamsiköy yaylalarından elde edilen süt ile doğal salep. Bölgedeki ot florasının sütün lezzetini ve yağ oranını etkilediği, bu sayede ortaya özgün ve zengin bir süt profili çıktığına dikkat çekiliyor. Dondurmanın ana maddesi olarak inek veya keçi sütü kullanılıyor; geleneksel tarifte ise az şeker ve kaliteli salep ile yoğun, elastik bir doku hedefleniyor.
Lokma Tatlı Dünyası Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Aktürk üretim geleneğinin 1800'lü yıllara dayandığını, karla soğutma ve yayla pratiğinin zaman içinde modernleşerek bugünkü üretim biçimine dönüştüğünü aktarıyor. Aktürk, sadece hammadde kalitesinin değil, aynı zamanda işçilik ve reçetenin de ürünün karakterini belirleyen başlıca öğeler olduğunu vurguladı.
Atatürk Üniversitesi’nde yapılan tahliller ve akademik çalışmaların ardından TTSO’nun sürece sahip çıktığı, bilimsel değerlendirmelerin tescil sürecine destek verdiği belirtiliyor. Salebin kalitesi, kaynatma yöntemi ve bileşenlerin harmanlanma aşamaları dondurmanın tadını ve dokusunu doğrudan etkiliyor; bu nedenle her üretim aşaması titizlikle korunuyor.
Pazarlama, çeşit ve Avrupa hedefi:
Tescilin sade dondurma için alındığı açıklanırken, üreticiler sade reçetenin meyveli türlerin temelini oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bölgede yetişen ligarba ve aronya gibi meyvelerle yapılan yerel varyasyonlar, salep ve sütle buluşturularak farklı ürün seçenekleri oluşturuluyor. Bu çeşitlilik, hem yerel tüketimde hem de dış pazarlara açılmada avantaj sağlayacak şekilde konumlandırılıyor.
TTSO ve üreticiler, Trabzon dondurmasının İstanbul ve Ankara başta olmak üzere ülke genelinde yaygınlaştırılmasını hedefliyor; sonraki hedef ise Avrupa pazarı. Aktürk, altyapı çalışmalarının sürdüğünü ve Avrupa ile görüşmelerin devam ettiğini söyleyerek; kentte üretilen ürünün yalnızca şehir içinde tüketilmesinin kente sınırlı fayda sağlayacağını, dış pazarlara açıldığında hem şehir ekonomisinin hem de üretici ve köylülerin kazanacağını ifade etti.
Çelebi, Trabzon dondurmasının kent için önemli bir marka olacağını ve Trabzon ismini dünyada duyuracağına inandıklarını belirtti. Coğrafi işaret, ürünün özgün kimliğini korurken ticarileşme ve markalaşma süreçlerine de zemin hazırlayacak. Yerel lezzetin korunması, üretici hakkının güvence altına alınması ve turizme katkı sağlanması; tescilin kısa vadeli hedefleri arasında yer alıyor.
Sonuç olarak, 1800'lü yıllardan günümüze taşınan üretim geleneği ve Hamsiköy sütü ile doğal salebin birleşimi; Trabzon dondurmasını hem ulusal sahnede hem de uluslararası pazarda öne çıkabilecek bir lezzet haline getiriyor. Tescille birlikte yürütülecek tanıtım, altyapı ve pazarlama çalışmaları bu geleneğin ekonomik değere dönüşmesinin anahtarını oluşturuyor.
TRABZON’DA 1800’LÜ YILLARDAN BU YANA YAPILDIĞI BELİRTİLEN VE KENDİNE ÖZGÜ ÜRETİM YÖNTEMİYLE NESİLDEN NESİLE AKTARILAN TRABZON DONDURMASI, COĞRAFİ İŞARET ALARAK TESCİLLENDİ.