Ana Sayfa

Troya’nın katmanlarından ses ve sima: 2.800 yıllık flüt ile 4.500 yıllık heykel başı

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Geleceğe Miras kazılarında bulunan 2.800 yıllık kemik flüt Troya’daki ilk müzik aleti olurken, 4.500 yıllık heykel başı Erken Tunç Çağı’nı aydınlatıyor.

Arkeolojik kazılarda yeni iki buluntu

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamındaki 2026 kazılarında, Troya’da iki önemli eser gün ışığına çıkarıldı. Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un sosyal medya duyurusuna göre, arkeolojik alanda tespit edilen yaklaşık 2.800 yıllık kemik flüt ile yaklaşık 4.500 yıllık insan biçimli heykel başı kentin farklı dönemlerine dair doğrudan veriler sağlıyor.

Arkaik dönemden bir ses: Troya’nın ilk müzik aleti

Arkaik Dönem yerleşim dolgusunda ortaya çıkarılan kemik flüt, Troya kazıları tarihinde 160 yılı aşkın süre içinde bulunan ilk ve tek müzik aleti olarak kayda geçti. Eserin tarihlendirmesi Arkaik dönem aralığı olan MÖ 750-480 ile uyumlu bulunuyor.

Korunmuş kafa kısmı ve işlevsel izler:

Flütün gövdesine bağlanan kafa kısmının korunmuş olması, eserin yapısal değerlendirmesini mümkün kılıyor. Organik malzeme olması nedeniyle günümüze ulaşması nadir olan bu tür bir buluntu, Troya’daki müzik pratiğinin varlığına doğrudan arkeolojik kanıt sağlıyor. Ayrıca bulgu, dönemin üflemeli çalgıları arasında yer alan syrinx (panflüt) gibi aletlerin varlığına dair tartışmalara yeni veri sunuyor.

Troya II’den bir yüz: Erken Tunç Çağı heykel başı

Kent kapısı çevresinde bulunan insan biçimli heykel başı, yaklaşık MÖ 2500-2300 tarihlendirmesiyle Troya II dönemine ait. Bu küçük boyutlu heykel başı, Batı Anadolu’nun Erken Tunç Çağı sembolik üretimleriyle paralellik gösteriyor ve Troya’nın o dönemdeki kültürel etkileşimlerini incelemek için önemli bir kaynak oluşturuyor.

Bölgesel bağlam ve kültürel önemi:

Küçük insan biçimli heykeller, Batı Anadolu arkeolojisinin karakteristik buluntuları arasında yer alıyor. Troya’da ele geçirilen yeni baş, bölgedeki üretim teknikleri, kullanım bağlamları ve Anadolu ile Ege dünyası arasındaki karşılıklı ilişkilerin araştırılmasına katkı verecek nitelikte.

Kentin çok katmanlı tarihine eklenen veriler

Troya’nın yerleşim tarihi MÖ 3. binyıl başlarından MS 13. yüzyıla kadar uzanıyor ve kentte on ana yerleşim katmanı tespit edilmiş durumda. MÖ 12. yüzyıl sonlarındaki yıkımları takiben yazılı kaynakların azaldığı yaklaşık dört yüzyıllık bir boşluk görülüyor; Troya ise MÖ 8. yüzyıldan itibaren Homeros destanları bağlamında yeniden önem kazanıyor.

2026 kazılarında bulunan 2.800 yıllık kemik flüt ile 4.500 yıllık heykel başı, kentin farklı dönemlerine dair yeni belge ve yorum olanağı sunuyor. Bu buluntular, Troya’nın yalnızca Homeros ve savaş anlatılarıyla değil, aynı zamanda farklı toplumların inançları, sanatları ve kamusal yaşam pratikleriyle de anlaşılmasına katkı sağlayacak.

Bakan Ersoy, buluntuların bilimsel yöntemlerle araştırılarak korunacağını ve gelecek kuşaklara aktarılacağını belirterek, kazı ekibi ve ilgili kurumlara teşekkür etti. Çalışmaların sürdürüleceği ve buluntuların konservasyon ile analiz süreçlerinin takip edileceği vurgulandı.

TROYA’DA FARKLI DÖNEMLERE AİT İKİ BULUNTU, ANTİK KENTİN KÜLTÜR VE SANAT TARİHİNE İLİŞKİN YENİ VERİLER SUNDU. ERKEN TUNÇ ÇAĞI’NA AİT İDOL BAŞI İLE ARKAİK DÖNEM’E TARİHLENEN KEMİK FLÜT, BURADA YAŞAYAN TOPLUMLARIN SEMBOLİK DÜNYASI VE MÜZİK KÜLTÜRÜNE İLİŞKİN İZLERİ GÜNÜMÜZE TAŞIDI.

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç