Ana Sayfa

Trump medyaya kısıtlama sinyali verirken Çin'e karşı casusluğu kabul etti

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Oğuzhan Kılıç
Paylaş
Trump, Beyaz Saray'da ABD'nin de Çin'e casusluk yaptığını söyledi; bazı medya kuruluşlarını yasaklayabileceğini belirtti, İran ve Rusya'ya değindi.

Trump medyaya kısıtlama sinyali verirken Çin'e karşı casusluğu kabul etti

Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, Çin ile ilişkiler ve basına yönelik sert açıklamalar yaptı. Trump, Çin'in ABD'ye yönelik casusluk yaptığı yönündeki iddialara karşılık, ülkesinin de benzer faaliyetlerde bulunduğunu kabul ederek, dış politika, medya erişimi ve güvenlik konularında net bir çizgi çizdi.

Beyaz Saray ve medya yasakları:

Trump, CNN, Politico ve MS NOW gibi kuruluşlara yönelik daha önceki eleştirilerini yineleyerek, bu kuruluşlara Beyaz Saray’a giriş yasağı getirebileceğinin sinyalini verdi. Basına yönelik tutumunu şu sözlerle özetledi: Yazdıkları haberler yalan. Trump ayrıca New York Times ve Washington Post isimlerini de anarak, «muhtemelen bu gazeteleri artık Beyaz Saray’da bulundurmayacağız» ifadesini kullandı; henüz nihai bir karar alınmadığını da belirtti.

Başkan, medya eleştirisini ülkesinin «dürüst haberciliğe» ihtiyacı olduğu argümanıyla gerekçelendirdi ve bazı yayın organlarının «kendi kendilerine çeki düzen vermeleri» halinde yeniden içeri alınabileceklerini söyledi. Bu yaklaşım, basın özgürlüğü ile Beyaz Saray erişimi arasındaki gerilimde yeni bir döneme işaret ediyor.

Çin, gümrükler ve casusluk itirafı:

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ilişkilerinin iyi olduğunu vurgulayan Trump, iki ülke arasında «çok farklı anlaşmalar» yapılacağını söyledi ve Çin'in ABD'ye gümrük vergileri ödediğini hatırlattı. Trump, bir noktada oranın yüzde 145'e kadar çıktığını ancak bunun «fazla» olduğunu düşündüğünü belirtti.

Trump, Çin'e yönelik casusluk iddialarına dair, «Belki yapıyorlardır ama biz de Çin’e karşı casusluk faaliyeti yürütüyoruz» diyerek doğrudan itirafta bulundu. Konuşmasında herhangi bir gizli bilgi paylaşmaktan kaçındığını söylese de, bu satır içi itiraf hem diplomatik hem de güvenlik alanında dikkat çeken bir ifade oldu.

Bu beyan, ABD yönetiminin istihbarat ve karşı-istihbarat pratiklerinin açıklanması açısından sıra dışı kabul edilebilir; Trump'ın ifadeleri, iki ülke arasındaki rekabetin istihbarat boyutunu kamuoyuna taşıdı.

İran ve Rusya konusundaki değerlendirmeler:

Toplantıda İran’ın nükleer silah sahibi olamayacağını söyleyen Trump, bunun için gurur duyduğunu belirtti ve bunun akaryakıt fiyatlarına etkisine değindi: insanların «biraz daha fazla para ödemek zorunda kalacaklarını» söyledi ve düşük benzin fiyatı ile İran’ın nükleer silaha sahip olması arasında tercih yapılsaydı halkın tercihini biliriz dedi.

Trump, ayrıca B-2 bombardıman uçaklarının kullanıldığı bir saldırının İran’ın nükleer programını engellediği iddiasını yineledi; «B-2 bombardıman uçaklarıyla vurmasaydık, şu anda nükleer silaha sahip olacaklardı» ifadelerini kullandı ve savaşın yakında sona ereceğini öngördü.

Rusya ve Polonya bağlamında gelen sorulara Trump, Rusya’nın Ukrayna'nın müttefiklerine yönelik saldırılarının beş yıldır devam ettiğini ve Polonya liderlerinin durumu değerlendirmesinin ardından «Polonya Cumhurbaşkanı, durumu kontrol altında tutuyor» diyerek tarafsız bir yorum yaptı.

Genel olarak Trump’ın açıklamaları, basınla ilişkilerde sert bir duruş, Çin ile hem işbirliği hem rekabet mesajı ve İran-Rusya politikasında sert güvenlik duruşunu bir arada sundu. Beyaz Saray erişimlerinin sınırlandırılması tehdidi ile piyasa ve dış politika konularındaki iddialar, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası arenada yankı bulacak nitelikte.

Öne çıkan ifadeler: Trump’ın «biz de Çin’e karşı casusluk faaliyeti yürütüyoruz» sözü ve medya kuruluşlarına yönelik olası yasaklar, bu basın toplantısının en dikkat çekici unsurları oldu.

ABD Başkanı Donald Trump, Çin ile ilişkilere ilişkin olarak, "Çin, ABD’ye karşı casusluk faaliyeti yürütüyor diyorlar. Belki yapıyorlardır ama biz de Çin’e karşı casusluk faaliyeti yürütüyoruz" dedi.

Oğuzhan Kılıç — Karadeniz & Doğa Editörü
Editör: Oğuzhan Kılıç