Ana Sayfa

Türk dizileri hikâyemizi dünyaya taşırken sürdürülebilir üretim tartışılıyor

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
RTÜK Başkanı Daniş: Türk dizileri 170+ ülkede 1 milyar izleyiciye ulaşıyor; sürdürülebilirlik için süreler ve yeni finansman modelleri gerekiyor.

RTÜK başkanı: diziler ülkenin kültürünü, ekonomisini ve diplomasi gücünü yükseltiyor

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Mehmet Daniş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen panelde Türk dizilerinin uluslararası etkisini değerlendirirken sektörün hem kazandırdıklarını hem de sürdürülebilirlik açısından karşılaştığı zorlukları açıkladı. Daniş, yapımların bugün 170'ten fazla ülkede yaklaşık 1 milyar izleyiciye ulaştığını ve sektörün yıllık ihracat gelirinin 1 milyar doları aştığını hatırlattı.

RTÜK başkanı, bu başarıda emeği geçen yapımcı, senarist, yönetmen ve set ekiplerini tebrik ederken, içeriklerin yalnızca bir yayın ürünü olmadığını; dil, davranış biçimi, yaşam tarzı ve değerlerin de ihraç edildiğini vurguladı. Daniş, dizilerin şehirleri, mutfakları, dil ve gündelik yaşamı ekran aracılığıyla temsil ederek Türkiye markasının uluslararası görünürlüğüne katkı sağladığını belirtti.

Türk dizilerinin küresel başarısının dört unsuru:

Daniş, başarının arkasında dört temel unsur olduğunu sıraladı: güçlü hikaye anlatıcılığı, Türkiye'nin görsel ve kültürel cazibesi, sektörün üretim kabiliyeti ve dijital platformların sağladığı yeni dağıtım imkânları. Yerel hikayelerden aldığı güçle evrensel duygulara ulaşabilen Türk yapımları, uzun soluklu ve yüksek prodüksiyon standartlarıyla dikkat çekiyor.

RTÜK tarafından aktarılan Medyametre 2025 araştırması verileri de televizyonun önemini destekliyor: çalışma 26 ilde 20 bin 202 kişi ile yapıldı ve sonuçlara göre televizyon, Türkiye'de kullanım oranı olarak %82,5 ile başı çekmeye devam ediyor. Vatandaşlar günlük ortalama 3 saat 40 dakika televizyon izliyor; bu da ekranın ev yaşamındaki merkezi rolünü gösteriyor.

Sürdürülebilirlik, üretim modelleri ve bölüm süreleri:

Daniş, sektörün küresel başarısını sürdürülebilir kılmak için üretim modellerinde değişiklik gerektiğini vurguladı. Türkiye'de ortalama bölüm süresi 130 dakika bandında seyrediyor; uzun format ihracatta avantaj sağlarken yerli üretimde daha yüksek maliyet, uzun set günleri, yorgunluk ve daha fazla finansman ihtiyacı anlamına geliyor. Bu nedenle, geleneksel televizyonun uzun sezon ve uzun bölüm modelinin, küresel dijital platformların tercih ettiği 8 bölümlük ve 40–60 dakikalık yapım modelinden ayrıştırılması gerektiği ifade edildi.

Daniş, bundan sonra iki ayrı üretim modelinin birlikte yönetilmesinin önemli olduğunu belirterek; konvansiyonel televizyon dizileri ile küresel dijital dizilerinin gereksinimlerine göre plan yapılmasını önerdi. Ayrıca sektörün geleceğinde ana anahtarın "nitelik" olduğunu belirleyip bunu beş başlıkta özetledi: daha verimli üretim, riski paylaştıran finansman modelleri, hikaye çeşitliliği, Türk içerik ekosistemine geçiş ve bölüm sürelerinin kademeli olarak makul seviyelere çekilmesi.

Daniş, sektörün bugünkü güçlü yanları olarak hikaye anlatma kabiliyeti, sağlam bir üretim altyapısı ve Türkiye'nin artan kültürel görünürlüğünü işaret etti. Bu güçlerin doğru düzenleme, nitelikli insan kaynağı, teknolojik dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri ile desteklenmesi halinde Türk dizilerinin ulaştığı coğrafyaların çok daha ötesine geçebileceğini söyledi.

İçerik özgürlüğü, koruma sorumluluğu ve teşvikler:

RTÜK başkanı, kurumun içerik üreticilerine doğrudan hikâye dayatmadığını; yayın özgürlüğünü demokratik toplumun temeli olarak gördüklerini vurguladı. Bununla birlikte RTÜK'ün çocukların ve gençlerin haklarını koruma sorumluluğu bulunduğunu, bu görevin mecralar değişse bile sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Bu anlayışla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizi Teşvik Ödülleri programı ve 2026 yılında verilecek destekler de panelde aktarılan başlıklar arasındaydı. Daniş, 2026'da 10 ayrı kategoride toplam 25 milyon lira teşvik verileceğini açıkladı.

Panelde ayrıca haziran ayında düzenlenen Dijital Anafor-Ekran Bağımsızlığı Zirvesi kapsamında yapılan incelemeler hatırlatıldı. 2024-2025 yayın sezonunun en çok izlenen beş dizisinde toplam 148 bölüm ve yaklaşık 400 saatlik içeriğin incelendiği, bunun sonucunda aile temsillerinde çatışma, iletişimsizlik ve gerilim unsurlarının öne çıktığı tespiti paylaşıldı.

Sonuç olarak Daniş, amacın yalnızca daha çok dizi ihraç etmek değil; "kendi kültürel kimliğimizi koruyarak dünyaya daha nitelikli, daha güçlü Anadolu hikâyeleri anlatabilmek" olduğunu belirterek sektöre güvenini ifade etti ve panelin yeni ufuklar açmasını diledi.

RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU (RTÜK) BAŞKANI MEHMET DANİŞ, CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞI TARAFINDAN İSTANBUL'DA DÜZENLENEN ‘TÜRKİYE MARKASININ KÜRESEL ANLATISI: TÜRK DİZİLERİ’ PANELİNE KATILDI.

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç