Türkiye'nin çevreci jeotermal dönüşümü net sıfır hedefinde öncü rol oynuyor
jeotermal enerjiyle sürdürülebilirlik vurgusu:
17 Ekim Dünya Jeotermal Günü vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye'nin jeotermal santrallerinin dünyanın en yeni teknoloji düzeyine sahip ve en yüksek çevresel standartları karşılayacak biçimde tasarlandığını belirtti. Türkiye, jeotermal enerjide dünyanın 4’üncü, Avrupa’nın ise lider ülkesi konumunda olup, mevcut potansiyeliyle 2053 net sıfır hedeflerine katkı sağlayacak kritik bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Kındap, enerji üretimindeki birikimin korunması ve geliştirilmesinde kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekti. Anadolu'nun binlerce yıllık jeotermal geçmişine rağmen modern üretimin esas olarak son yirmi yılda şekillendiğini hatırlatan Kındap, bu nedenle Türkiye'deki tesislerin teknoloji ve çevresel denetim açısından üst düzeyde olduğunu vurguladı.
kurulu güç ve denetim mekanizmaları:
Türkiye'de şu an 68 jeotermal santral enerji üretimi yapıyor ve toplam kurulu güç 1.800 MW seviyesinde. Bu tesisler, Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Çevre ve Şehircilik Bakanlıkları başta olmak üzere ilgili otoriteler tarafından düzenli olarak denetleniyor; emisyonlar ve işletme verileri 7 gün 24 saat izleniyor. Kındap, yatırımcıların çevresel sorumluluğunun izinlerle sınırlı kalmadığını, düzenli ölçüm, etkin denetim, şeffaf bilgilendirme ve teknolojik iyileştirmenin işletme süresi boyunca sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
2035 Ulusal Enerji Hedefleri kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen program doğrultusunda, jeotermal kurulu gücün 2035 sonunda 4.500 MW'a çıkarılması planlanıyor. Kındap, on yıl içinde gerçekleşecek artışın yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırım anlamına geleceğini ve bu projelerin çevresel standartları en yüksek seviyede karşılayacağını ifade etti.
jeotermalin ekonomik ve sosyal katkıları:
Jeotermal enerji yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı kalmıyor; konut ısıtmasından seracılığa, termal turizmden madenciliğe kadar çeşitlenen uygulamalarıyla ekonomik katma değer sağlıyor. Bugün Türkiye'de yaklaşık 170 bin konut jeotermal ile ısıtılıyor. Bu kullanımda Afyonkarahisar 55.610 konutla ilk sırada, arkasından İzmir 41.295 konutla geliyor.
Seracılık alanında son yıllarda artan yatırımlar sonucu 7 bin dönüm jeotermal sera ile tarımsal üretime önemli katkı sağlanıyor; JED, jeotermalin daha yaygın kullanımıyla bu alanın 100 bin dönüme kadar genişleyebileceğini belirtiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı destekleriyle organize tarım bölgelerinde (OTB) ise tüzel kişilik kazanan 46 OTB'den 15'inin jeotermal kaynaklı bölge olarak planlandığı bildirildi.
termal turizm ve gelecek projeksiyonu:
Termal turizmde Türkiye'nin mevcut yatak kapasitesi 70 bin civarında. 2026'da devreye giren ya da girmeye hazırlanan 7 termal otel ile ek 2.942 yatak, 2027 ve sonrasında açılacak 19 yeni otel ile ise ek 8.454 yatak eklenecek. Bu iki dönemde hizmete alınacak tesislerle termal yatak sayısında toplam 11.396 artış öngörülüyor.
Kındap, jeotermalin yerli, yenilenebilir ve dışa bağımlılığı azaltan bir kaynak olduğuna dikkat çekerek, "Jeotermale karşıtlık, enerjide daha fazla ithalata yönelmek demektir" uyarısında bulundu. Ayrıca sektör hakkında kamuoyuna aktarılan iddiaların bilimsel analiz ve ölçümlere dayandırılması gerektiğini, somut verilerle tespit edilen hususların dikkate alınacağını ifade etti.
JED, jeotermal zenginliğinin doğa ve toplumsal faydayı gözeterek ekonomiye kazandırılması için yüksek teknoloji, bilimsel titizlik ve çevresel sorumluluk ilkeleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye'nin mevcut potansiyeli ve planlanan yatırımlar, jeotermalin hem iklim hedeflerine katkı sağlayan bir temiz enerji kaynağı hem de bölgesel kalkınma aracı olarak önemini pekiştiriyor.
Öne çıkan veriler: 68 santral, 1.800 MW kurulu güç; 2035 hedefi 4.500 MW; yaklaşık 170.000 konut jeotermal ısıtma; 7.000 dönüm sera, 46 OTB (15 jeotermal); termal turizmde 2026-2027 döneminde 11.396 ek yatak.
EKİM AYI İTİBARIYLA JEOTERMAL KAYNAKLI ELEKTRİK ENERJİSİ KURULU GÜCÜ BİN 800 MEGAVAT’A (MW) ULAŞAN TÜRKİYE, BUNA EK OLARAK BİNLERCE MEGAVAT KURULU GÜCE ULAŞABİLECEK DEV BİR POTANSİYEL TAŞIYOR.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.